Menü

1971 Tarık Akan’ın Yılı

16.OCAK.1971 tarihli SES Mecmuası Türkiye’nin dört bir köşesinde bomba gibi patladı… Okurlarımız, «Böyle bir genci Türk. sinemasına kazandırdığımızdan dolayı bizi tebrik eder, Tarık’ın ev adresini isterlerken» Yeşilçam’da da Tarık büyük ilgi topluyor, yarışmaya katılan şirketler Tarık için yıllık programlarını bile değiştirip ondan filimlerinde yararlanmayı düşünüyorlardı.



Bütün bunlar olurken Tarık Akan da kendini gelecek güç günlere hazırlıyor, bir «artist» in kamera karşısına geçmeden elde etmesi gereken teorik ve pratik bilgileri edinmeğe çalışıyordu. İsterseniz geliniz, hep beraber Yüksek Mühendislik Okulu ikinci sınıf öğrencisi Tarık Akan’ın bir gününü nasıl geçirdiğine bakalım.

O gün Tarık sabahleyin biraz geç kalktı. Okulun «gece» kısmında okuduğu için eve geç geliyor, dolayısıyla geç uyanıyordu. Kahvaltısını yaptıktan sonra Bakırköy’den yola çıktı. Elektrikli trende cep defterini çıkarıp günlük notlarına baktı. Sirkeci’den bir arabaya binip önce Tagar jimnastik salonuna gitti. Bir yerli sinema jönprömiyesinin akrobatik hareketler yapabilmesi de şarttı. Bu yüzden Tarık haftada 3 gün antrenman yapıyor, jimnastik salonundaki çeşit çeşit aletlerle çalışıyordu. O gün jimnastik salonundaki işi bitince ılık bir duş yapıp bir süre dinlendi. Sonra Galatasaray’dan Taksim’e doğru yürümeye başladı.



Ağacamiini geçtikten sonra pulcuların bulunduğu pasaja saptı. Burada Zeki Müren, Cüneyt Arkın, Engin Çağlar gibi şöhretlerin elbiselerini diken terzi Yalçın Say’ın dükkanı vardı. Bir sinema artistinin mükemmel bir gardıroba ihtiyacı olduğunu bilen Tarık terzide 4 elbisenin provasını yaptırdıktan sonra, bu defa geldiği yoldan geriye döndü ve Erman Han’a girip asansörle en üst kata çıktı. Tam vaktinde gelmişti. Kapıda karşıladılar, «Hürrem bey sizi bekliyor Tarık bey,» diyerek Erman Film’in sahibi Hürrem Erman’ın odasına götürdüler. Tarık’ın mukavelesi hazırlanmış, bir dosyanın içine konup masanın üstüne bırakılmıştı. Tarık Akan burada, «Hayırlı olsun,» sesleri arasında meslek hayatının ilk «filim mukavelesini» imzaladı, avansını aldı ve dışarı çıktı. Beyoğlu caddesi kalabalıktı. Yakında bu caddede böyle rahat rahat yürüyemiyeceği geldi aklına, «Şöyle bir gezeyim,» diye içinden geçirdi, ama olmadı. Okul vakti yaklaşmıştı. Yoldan geçen bir taksiyi çevirdi. O taksiye binerken onu gören iki kızdan biri, diğerine Tarık’ı gösterdi:



– «A, Tarık Akana bak…» dedi.

Filim çevirmeden şöhret olmak çok az sinema artistine nasip olmuştu. O bir yana, son 5 yıl içinde hiçbir yıldız adayı tek bir resmiyle bu derece ilgi toplamamıştı…

(Alıntıdır. Bkz. https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/ses-dergisinin-1971-tarihli-15-sayisi)

21.01.2021 07:58

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar