Menü

1974 Dünya Kupası’nda Sona Gelindi

WELTMEISTERSCHAFT 1974 sona erdi. Ancak Kupa’nın bıraktığı izler halen hatıralardan silinmiş değil. Kupa’nın süper takımı olarak gösterilen Hollanda, sürpriz sayılabilecek bir durum yaratarak bütün tahminleri alt üst etmiş ve tam 40 sene sonra Dünya Kupası finalini oynamıştı. Kupalarda fazla bir geçmişi olmayan Hollanda Milli Takımı’nın bu başarısı ülkesinde de küçümsenmedi ve Münih dönüşünde krallar gibi karşılandı. Kraliçe tarafından kabul edilerek şeref madalyasına layık görüldü Milli Takım.



Hollanda tümüyle sevinçliydi, ancak futbolcuların durumu aynı derecede değildi. Çünkü oltayı sonuna dek iyi çekmişler ve son anda balığı ellerinden kaçırmışlardı. Tabii ki kaçan balık çok büyük olmuştu. Hollanda Milli Takımı’nın Teknik Direktörü Michels yaptığı toplantıda, yenilginin nedenlerini tüm açıklığıyla anlatmış, bütün futbolcularım öven bir açıklamada bulunmuştu.

Michels’e göre yıllar sonra ilk kez finali oynayan Hollanda’nın futbolcuları görevlerini tam anlamıyla yerine getirmişlerdi. Böylelikle umulmadık bir düzeye erişmişler, Dünya İkincisi olmayı başarmışlardı.



ÇOK İLGİNÇ BİR AÇIKLAMA

1970 senesinden bugüne dek, iki kez yılın futbolcusu seçilen ve en son WM-1974 Dünya Kupası’nda şampiyonanın en büyük yıldızı gösterilen Johann Cruyff’ta, antrenörü Michels’in söylediklerine biraz ters düşen bir açıklamada bulunurken sözlerinin çok ciddi olduğunu belirtmişti. Johann Cruyff’un ilginç açıklaması şöyleydi. «Barcelona takımını da çalıştıran antrenörüm Michels ile daha Dünya Kupası finalleri başlamadan çok evvel, İspanya’daki boş vakitlerimizde Federal Almanya’da ne yapacağımızı konuşur, türlü formüller arardık. Michels her şeyi yoluna koymuştu, ancak kafasında soru yaratan bir yer vardı. Sol kanatta kimi oynatacaktı. Onu futbol anlayışında her futbolcu her yerde oynamalıydı. Fakat eldeki 10 elemandan başkası yeterli değildi. İlk mücadelesi Keizer- Rensenbrink’ten birisini tercih için oldu. Sonra genç olan Rensenbrink seçildi. Bu durumda haklıydı Michels, fakat takımın en büyük boşluğu buradaydı.



Bütün maçlar boyunca belki gözlerden kaçtı. Fakat her maçtan sonra sevinçli olmamıza rağmen bu sol kanattan endişe duyuyorduk. Ben devamlı olarak yer değiştiriyor, fakat özellikle sol tarafa daha çok kaçmak zorunda kalıyordum. Bence Federal Alman Milli Takımı ile yaptığımız final karşılaşmasını iyi bir solaçığımız olmadığı için kaybettik. Eğer İtalyanların Riva’sı bizde olsaydı şampiyon olurduk, çünkü böyle direk golcü bir futbolcumuz yoktu. İtalya Riva’yı ilk maçtan sonra oynatmamakla çok büyük bir hata yaptı. Bu kıymetli gol adamı Hollanda Milli Takımı’nda olsaydı kendisi de en az 10 gol atarak gol kralı da olurdu. Çünkü bu oyuncunun tanımı kolaylıkla yapılmayacak olağanüstü bir yeteneği vardı. Kafası ile ayağı arasında kurduğu bağlantı, rakip takımın geri dörtlüsünün her an çözülmesini sağlayacak yöndeydi. Kurnaz, kıvrak, zeki ve çok iyi şut atan bir oyuncudur Riva. Tekrar ediyorum Riva aramızda olsaydı Kupayı Hollanda’ya taşırdık.»



Cruyff’un bu açıklaması İtalyan basınında büyük yer almış ve antrenör Ferruccio Valcareggi yine bütün şimşekleri üzerine çekmiştir.

(Alıntıdır. Bkz. https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/hayat-spor-dergisinin-1974-tarihli-21-sayisi)

01.03.2021 02:21

Kategoriler:   Spor

Yorumlar