Menü

Erol Taş Av Peşinde

Ava çıkmadan önce üçü de keskin nişancılıktan dem vuruyor ve av hatıraları anlatıyordu. Oysa bütün bilanço Erol Taş’ın bir kuş sürüsüne nişan alırken kazara vurduğu iki kargadan ibaret kaldı. Vurulanı getirme vazifesi Erol Solak’a verildi. Erol Tezeren ise sadece gezdi ve temiz hava aldı.

erol solak erol tezeren erol taş

AV PEŞİNDE — Erol’lar silahı omuzlamış, tetikte bekliyorlar.

-«Erol!…» dedim.

Üç baş birden geriye döndü. Üç çift göz üzerime dikildi. Gerçekten de üçünün adı Erol’du. Türk sinemasının üç Erol’u… Erol Taş, Erol Tezeren ve Erol Solak… Bilindiği gibi birincisi yerli sinemanın eskisi ve karakter oyuncularının en önde gelenlerinden biriydi. İkinci Erol da baş rol oynadığı «Cinayet Saati» ve «Dişi Şeytan» adlı filmleriyle şöhretin yolunu tutmak üzereydi. Üçüncü Erol ise daha yeni sayılırdı. «Sevgili Öğretmenim» ve «Dalgacı Mahmut» gibi filmleriyle, ismini yeni yeni duyurmaya çalışıyordu.

İşte o gün üç Erol buluşmuşlardı. Ava çıkacaklardı. Bir gün öncesinden avla ilgili bütün malzemeyi Fatih Avcılık Kulübünden temin edip hazırlamışlardı. Erol Taş:

-«Çocuklar !…» dedi «hedefimiz Kemerburgaz… Rahat avlanabilmemiz için en uygun yer… Sonra kuşların da üreme mevsimi olduğundan dikkat etmemiz gerekir. Yani, adaşlarım, sizin anlayacağınız bu aylarda avlanmak yasaklanmıştır.»

erol solak erol tezeren erol taşYarım saat sonra Kemerburgaz yolu üzerindeydik. Mağaralara giden toprak yola saptık. Birkaç gün önce yağan yağmurla yol çamurlaşmış, güneş açınca da çamur birikintileri kaskatı olmuştu. Silahlar elde ağır ağır ilerliyorduk. Bataklığa doğru yaklaşınca önce belli belirsiz, sonra da gittikçe netleşen sesler yükseldi.

Vırak… Vırak… Vırak…

Erol Taş:

-«Kurbağalar…» dedi. «Keşke yanıma teypi de alsaydım. Bu seslere bayılırım.»

Yolun sol yanındaki bataklıktan gelen kurbağa sesleri büyük uğultularla devam ediyordu. Başımızın üzerinden bir kuş sürüsü geçerken Erol Tezeren’le Erol Solak silahlarına davranıp, nişan aldılar.

erol solak erol tezeren erol taşErol Taş gülerek:

-«Aman çocuklar, kuşlar yerine birbirinizi vurmayın» dedi.

Birbiri peşine iki silah patladı…

Erol Tezeren yüzünü buruşturarak mırıldandı:

-«Tüh be!… İkimiz de karavana attık.»

Bu defa Erol Taş silahını omuzladı.

-«Şimdi sıra bende, bakın!…» dedi.

Tetiğe dokundu. Sürüdeki kuşlardan biri değil ama, önlerinden geçen bir karga vuruldu. Havada döne döne mağaranın üstündeki tepelere düştü.

-«Varan biri…» dedi Taş sevinçle. «Gördünüz ya kuş sürüsüne nişanlıyorum, başka yönde uçan bir karga vuruluyor. İster kör olsun, ister açık göz, nişancılık dedikleri şey budur. Haydi Solak Erol, tepelerin üstündeki kargayı bulmak da sana düşüyor. Fırla bakalım… Aport…»

Bu ara kaşla göz arasında bir silah patladı. Erol Taş bir karga daha vurmuştu.

-«İşte bu da varan iki…» dedi. «Sizin ağırlığınızca silah kullandım ben, ne sanıyorsunuz.»

erol solak erol tezeren erol taşAv peşinde koşmaktan üçü de yorulmuştu. Tepelerdeki mağaraya girip gezildi. Rüzgar püfür püfür esiyordu yukarılarda. Mağara ağzında oturup dinlendiler. O günkü av ganimetleri iki kargaydı sadece. Temiz hava, yol kenarında kana kana içtikleri menba suyu da kısa günün Erollara sağladığı en büyük kar oldu.

KAYNAK BAŞINDA — Sağa sola koşmaktan yorulan üç Erol’lar bir ara serinlemek için bir kaynak önünde durup su içiyorlar.

Av dönüşü kocaman ağızlı bir mağaranın önünda üç kafadar durdular. Vurulan ikinci kargayı bulmak için Erol Solak dağa tırmanıyor, Erol Taş’la, Erol Tezeren, gülerek Solak’a bakıyorlar. Taş: «Haydi tabana kuvvet, aman dikkatli ol, yuvarlanıp imamın kayığına binmeyesin,» diyor. Sonra da gene bağırıyor: «Aport Solak, aport…»

Bu defa da Tezeren sesleniyor arkasından: «Yahu, hammal mısın sen, silahını bir kenara bırak da öyle çık.»

(Alıntıdır. Bkz. https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/ses-dergisinin-1965-tarihli-20-sayisi)

31.08.2015 16:32

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar

  • Yayınlandı: 26 Ağustos 2015 12:52

    Ayşe İnan Kamber

    erol taş iyi nişancıdır iyi :D