Menü

Adanaspor’un Umutları Tükeniyor

HANİ «Bir dokun, bin ah dinle» sözü vardır ya, işte bu söz, şimdilerde Adanaspor’da şöyle söyleniyor: Bir dokun, bin futbol dinle…

Kişiyi alabildiğine hareketsizliğe ve tembelliğe iten bunaltıcı sıcaklara rağmen, «futbol» sözü edilince canlanıveren Adanasporlular, yeni mevsimin eşiğinde «bir eli yağda, öteki balda» rahatlığına ulaşmış görünüyorlar. «Amacımız uzun vadeli bir Adanaspor kurmaktır. Bunun için de köklü ve bilinçli girişimler yaptık.» diyen Adanaspor Başkanı Erdem Gençeren, konuşmasını şöyle sürdürüyor: «Anadolu futbolu adına, bir zamanlar Eskişehirspor’un yaptığı bayraktarlığı bu kez biz yükleneceğiz.»



GENÇ BİR TAKIM…

Yalnız Başkan Gençeren’i değil, tüm Adanasporluları böyle düşündüren ilk neden, Turuncu- beyazlıların, giderek geçerlilik kazanan bir tutumla, takımı gençleştirmeleri, özellikle bu transferde güdülen politika ile, yaş ortalamasını 22,4’e indirmeleriydi. Antrenör Gündüz Tekin Onay, bu konuda şunları dedi: «Transferde iki genel amaç vardır. Birisi, şampiyon olmak, öteki kümede kalmaktır. Transfer, seçilen bu iki amaçtan birine göre yapılır. Biz, hedefimizi saptadık, durumumuzu, genel verilerin ışığında ayrıntılarıyla inceledik, transferimizi ona göre yaptık. Kuşkusuz, 1974- 1975 mevsiminde şampiyon olmak gibi bir saplantımız yok. Ama küme düşmek diye bir tasamız da bulunmuyor. Kurduğumuz takım, gelecek yıllarda daha güçlü, daha iyi futbol oynayan bir Adanaspor’un ortaya çıkmasını sağlayacaktır.»



Tekin Onay, kağıt üzerinde, gerçekten iyi bir takım kurduklarını belirttiği konuşmasını şöyle bitirdi: «Şimdi bize düşen iş, hazırlık döneminde, elbirliğiyle çalışarak, bu takımı uyumlu, iyi işleyen bir hale getirmektir. Yani önce disiplini kuracağız. Bunun paralelinde oyuncularımızın kondüsyon kazanmalarını, takımca oynama alışkanlığını edinmelerini sağlayacağız.»

Adanasporluları böylesine iyimser konuşturan transfer, gerçekten tutarlı yöntemlerle yürütülmüştü. Tekin Onay’ın, Adanasporla yaşıt Erdinç, Sami, Yalçın ve Şahin gibi futbolcuları birer ikişer kızağa çekmesiyle başlattığı yenileştirme, geçen mevsim Miliç ve Ali Osman gibi «asılara yol vermesiyle sürdürülmüştü. Bu kez ise Güngör ve Faruk başka kulüplere uğurlanmış, Ertuğrul, kaptan Behçet ve Tufan ise satış listesine konulmuşlardı. Şimdilik alıcı bulamayan bu oyunculara artık forma giydirmemekte kararlı olan Tekin Onay’ın önerileriyle Cihat, Selahattin, Rıdvan, Kamuran ve Şahin de kendilerine başka kulüp bulmak zorunda kalmışlardı. Bunlara karşılık iç transferde Yener, Reşit ve İsa ile kolayca anlaşmaya varılmış; kadro Şevket, Kemal, Mehmet 4, Ömer, Önder, Timuçin ve Evrens’le güçlendirilmişti.



Tüm bunlar değerlendirilince «Un var, şeker ve yağ da var. Gelsin helva» sözü kolayca söylenebiliyordu. Ne var ki, sorun, salt ve varsayımla çözümlenmiş sayılamazdı. Tekin Onay’ın da belirttiği gibi tüm oyuncuları disiplinli kılarak geçmişteki acı deneylerden ders almak gerekiyordu.

YARIN çok geç olacak!.. Adana’da, Adana Demirspor’u yürekten sevenler, şimdilerde, giderek yoğunlaşan kaygularını bu sözlerle dile getiriyorlar: Yarın çok geç olacak!..

Çünkü, kara bulutlar durmadan büyüyor. Çünkü «Çok bilirim»cilik, bir dolu «bilinmezdi gün ışığına çıkarıyor. Ve çünkü, taraflar «Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu» kızgınlığıyla, günden güne takımdan soğuyor.



İşte bu nedenle ve de «Dost acı söyler» inancıyla, Adana Demirsporlulara alarmı şimdiden bildiriyoruz.

Bir zamanlar Gıcık Burhan’ların, Foto Muharremlerin, Deli Puto’ların, Sarı Yaşar’ların, Kunduz ismet’lerin, Kaptan Bedri’lerin, Kartal Yaşarların ve de Deve Selami’lerin oyunlarıyla anıtlaştırıp «Güney’in sevgilisi» haline getirdikleri Adana Demirspor, 1974-1975 mevsimine, kelimenin tam deyimiyle «Bizim oğlan bina okur, döner döner yine okur.» tutarsızlığıyla hazırlanıyor.



NEREDEN, NEREYE?

Geçen yılki olumlu ve ciddi hazırlık, takımın başına Gegiç’in gelmesiyle, bol bol umutlar besletmişti. Ne var ki, sonradan bir dolu kabus görülmüştü. Yöneticiler buna «Tecrübesizdik.» reçetesini yazmışlardı.

Ne var ki, bu «tecrübesizlik» şimdi şimdi «baştan kara»cılığa dönüştü. Orta sahada ikisi de «atraksiyona» meraklı Raşit-Fatih işbirliğini döngelden kurtarmak amacıyla verilen Fatih’in satışı kararının yanlışlığı, ilerde iyice anlaşılacaktır. Çünkü, Fatih’in satılması bir yana, tutarlı transferler de yapılmadı. Yeni antrenör Yüksel Doğanay «Benden önceki deneylere dayanarak verilmiş raporların ışığı altında davranıyorum.» diye dursun, Eser, İsmail ve K. İsmail’in transferleri, yaraya panzehir olacağa benzemiyor. İç transferde Hasan, Gültekin, K. Necati, Ahmet ve Sakıp’la anlaşılması ise, bir dereceye kadar durumu kurtarıyor.



Gel gelelim, transfer öncesinde bir ortahaf, bir sol kanat, bir de gol adamına büyük gerek duyulan Adana Demirspor’da, şimdi bir de orta saha oyuncusu boşluğu doğdu.

Özetle, transfer hiç de transfere benzemiyor.

O halde ne olacak? Bazı taraftarlar, bu soruyu, biraz da bıyık altından gülerek «Her yiğidin yoğurt yemesi başkadır. Bizim yeni antrenörün de, takımı düşürmemek için kendisine göre yöntemleri olduğu söylenir. Bakalım, göreceğiz.» diye cevaplıyorlar. Daha büyük bir taraftar topluluğu ve Demirspor’a emeği geçmiş eski sporcular ise yalnızca «Tanrı yardımcımız olsun.» demekle yetiniyorlar.



Mevsimi 24 Temmuz çarşamba günü açarak Kızılcahamam’da kampa giren Adana Demirspor’un mevsim öncesindeki görünüşü İçin «Karamsar olmaya henüz erken.» diyenler de var. Ama, hiç yoktan yaratılan bir Erden sorununun bile çözümlenemediği Adana Demirspor’da umutlu olabilmek gerçekten çok güç Bu nedenle, bir kez daha belirtmek zorundayız: Tez günde, bu hastaya seçkin ilaçlar verilmezse… Yarın, çok geç olacaktır.

(Alıntıdır. Bkz. https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/hayat-spor-dergisinin-1974-tarihli-22-sayisi)

01.03.2021 02:13

Kategoriler:   Spor

Yorumlar