Menü

Ağrıspor’un Yalnızlığı Politiktir!

AĞRl’lılar, tüm olanaksızlıklara karşın, 30 yaşındaki bölge müdürü Elfaasya Alptekin’in önderliğinde spor yapma uğraşındaydılar. Doğu Ligi’ne katılan öteki illerin sorunlarını, maddi olanakların yetersizliğini eksiksiz yaşadıkları ve Spor – Toto dışında hiç bir kaynaktan yararlanamadıkları ap açık bir gerçekti. Ağrılı bir taraftar, bu gerçeği şöyle dile getiriyordu: «Araç gereç masraflarımızı bile karşılayamıyoruz. Sporun kahrını bölge müdürüyle birlikte türlü engellere göğüs gererek çekiyoruz.

Doğu Ligi aslında bir avuntu, daha doğrusu bir uyutmaca – kandırmacadır. Tabanında politik nedenler yatan Türkiye Liglerine çeşitli oyunlarla alınmayan Doğu illerindeki sporcu ve sporseverlerin avutulmasıdır. Ağlayan çocuğa verilen şeker örneği bir uygulama karşısındayız.» Bu düşünce, yeni bir görüşe ışık tutuyordu. Ağrılılar, çeşitli takımların karşılaşmalarından değil de bu takımların güç birliğinden doğacak olan bir Ağrı takımının başka illerle yapacağı karşılaşmalardan zevk almayı istiyorlardı.



TÜRKİYE LİGİ’NE KATILMA HAKKI

Geçtiğimiz yıl Ağrı’da yapılan final karşılaşmalarında, Doğu Ligi şampiyonu olan Ağrıspor’un Genel Kaptanı Kadir Koç, sorunlarına, «Doğu Ligi şampiyonuna Türkiye Ligine, o da olmazsa Türkiye Kupası’na katılma hakkı tanınsa olmaz mı?» diyerek başlıyordu. Ağrıspor geçen yılın şampiyonu olarak Erdemirspor’la yaptığı karşılaşmayı kaybedince Türkiye Kupasına katılma hakkını yitirmişti. Kadir Koç bu konuda şöyle diyordu: «Federasyonun, 7 güçlü ekibi yenerek şampiyon olan Ağrıspor’a Türkiye Kupasına giden yolu tek bir maçla kapaması haksızlıktır.» Koç, lige katılan takımlar arasında maçların deplasmanlı oynanması görüşünü de savunuyordu. Bu görüşe göre, halkın maçlara olan ilgisi daha da artacak, kulüpler de gelir yönünden olumlu bir şekilde etkileneceklerdi. Ağrıspor’un bir başka önerisi de şu doğrultudaydı: «Federasyon tarafından gönderilecek bir çalıştırıcının takımları hiç olmazsa birkaç ay eğitmesi büyük yararlar sağlar. Böylesine bir uygulama Türk Futboluna çok şeyler kazandırır.»



«HALİNİZ NİCEDİR?» DİYE SORAN YOK

Ağrı Liginin öteki takımlarından Muratspor’un başkanı Halis Alkılıç ise Federasyonun ilgisizliğinden yakınıyor, «Bu durumda Türk Sporu Doğu Ligi’nden bir yarar sağlayamaz,» diyerek, «Valla gazeteci bey kardeşim, Doğu Ligi’nin dertler içinde yüzdüğünü Federasyon sorumluları da biliyorlar, ama bir günden bir güne, haliniz nicedir, diye sormuyorlar,» şeklinde konuşuyordu. Alkılıç daha sonra şunları söylüyordu: «Artık anladık ki dertlerimize ancak kendimiz çare bulabiliriz. Paslı kulakları açmaya çalışmak, akıntıya kürek çekmekten başka bir işe yaramıyor…»



Futbolcuların çoğunun esnaf olduğu Ağrı’da, oyuncuların büyük bir kısmının maçlara gidebilmek için, «dükkanı beklesinler» diye işçi tuttuklarını da söylüyordu Alkılıç.

Ağrı stadının zemini toprak olmasına karşın düzgündü. İlgililerin verdiği bilgiye göre, yağmurlu havalarda bile çamur deryası haline gelmeyen bu sahada futbol oynanabiliniyordu. Tribünler ise oldukça yetersizdi. Ağrılılar 800 kişilik tribünlerin bir an önce büyütülmesini istiyorlardı. Bu arada bir de kapalı spor salonu sorunu vardı. Ağrılılar istiyorlardı ki. Doğu, öteki tüm sorunlarda olduğu gibi sporda da unutulmasın.

(Alıntıdır. Bkz. https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/hayat-spor-dergisinin-1974-tarihli-21-sayisi)

02.03.2021 00:11

Kategoriler:   Spor

Yorumlar