Menü

Ahmet Özhan’a Yazık Oldu

Geçtiğimiz Cumartesi günü ekran başında üç saatlik bir show seyrettik. Ne ilginçtir Eurovision Şarkı Yarışması’na karşı Asya – Pasifik ülkelerinin düzenlediği Asiavision Şarkı Yarışması’na devlet televizyonu kanalıyla ciddi ciddi hazırlandık ve zirvedeki solistimiz Ahmet Özhan’ı günderdik. Diğer ülkelerin yanında ne kadar ciddi kaldığımızı hep birlikte gürdük ve dilimizden sadece ”yazık oldu Ahmet Özhan” kelimeleri döküldü…



Tıpkı Eurovision Şarkı Yarışması’nın Türkiye elemelerinde olduğu gibi birinci Asiavision Yarışması’nın ön elemelerinde de kavga gürültü çıkardık. TRT’nin huyundan mı yoksa suyundan mı olsa gerek zaten hangi dalda bir yarışma düzenlese mutlak bir yandan fiyasko veriyordu. Ama neyse ki birinci Asiavision Yarışması’nda tek solistin oluşu ve sadece finalde dört ünlü bestecinin yarışması olayları pek büyültmedi. Sonuçlara Yıldırım Gürses’in itirazı dışında kimse itiraz etmedi. Ve 12 Ekim, yani geçtiğimiz Cumartesi günü Singapur’da yapılan büyük yarışmaya başta Ahmet Özhan olmak üzere Erol Sayan, Esin Engin, Kenan Yomralı, Aydoğan Ergezer ve Başak Doğru’dan oluşan ekibimiz hayli ciddi hazırlandı. Çünkü Asiavision Şarkı Yarışması’nın ilk düzenlendiği gibi ekibimizde de ilk kez böylesine büyük yarışmaya katılanlar çoktu.

Sonunda hepimiz ekran başında üç saate yakın esir olduk. Niye mi? Ahmet Özhan’ın son derece başarılı yorumunu, Esin Engin’in kemençe, ud, kanun gibi milli çalgılarımızı da ilave ederek hazırladığı çok sesli orkestrasyonu ve Erol Sayan’ın o güzelim bestesini yürekten alkışladığımız için. Şanssızlık mı yoksa bizim için şans mı olsa gerek baştan üçüncü olarak sahneye çıkmamız sonuçları merakla beklememize yetip arttı bile. Ama sonra yarışmayı sık sık reklamlarla bölen Singapur Devlet Televizyonu yöneticileri festivali tam bir ticari olaya dönüştürdüler. Ve Avrupa ülkelerine karşı düzenlenen Asiavision Popüler Şarkı Festivali tam bir batı özentisi içinde gerçekleşti. Ama yarışmanın kurgulanmasındaki özenti sempatik sunucuların şarkılar şarkıcılar hakkında yorum yapmasıyla, 14 ülkenin katılmasına rağmen beş kişilik bir jürinin büyük ödüllere layık eserleri seçmesiyle maskaralığa dönüştü.



Ve sonuçta Mısırlı müzik yazarı İngiliz plak prodoktoru, yine İngiliz asıllı bir başka müzik yazarı, Singapur Devlet Televizyonu temsilcisinden oluşan jüri seçe seçe batı pazarında satış şansı olacak şarkı ve şarkıcıyı seçti. Bizde doğu ülkelerinin yarışı diye öz müziğimizi çağdaş orkestrasyonla yorumlayarak hazırladık gönderdik. İyi mi ettik. Elbette iyi ettik. Ama Fiji, Avustralya, Tayland, Endonezya, Hong Kong, Pakistan, Filipinler, Yeni Zelanda, Hindistan, Malezya, Singapur, Brunei, Kore Cumhuriyeti ve biz olmak üzere 14 ülkenin katıldığı festivali sadece dört ülke naklen yayınladığı için (Biri de bizdik) pek reklam yapmak, müziğimizi tanıtmak fırsatını yakaladığımıza inanmayalım. Şüphesiz Japonlar Asiavision Popüler Şarkı Yarışması’na konuk sanatçı olarak uluslararası şöhreti olan şarkıcıları Hiromi Savasaki’yi göndererek daha büyük reklam yaptılar. Evet, Pakistanlı, Hindistan’lı Tayland’lı, Yeni Zelanda’lı bestecilerin şarkıcıların maskaralığa dönüştürdüğü birinci Asiavision Yarışması’nda Ahmet Özhan’a, Erol Sayan’a, Esin Engin’in emeklerine, yorgunluklarına yazık oldu. Ama teselliyi bulacakları tek bir şey var. O da eserlerinin yani ”Ömrümüzün Baharı”nın plak ve kaset olarak en kısa sürede yayınlandığı takdirde ”Yılın Şarkısı” olabileceğini unutmamaları…

(Alıntıdır.Bkz:https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/sey-dergisinin-1985-tarihli-5-sayisi/)

11.11.2020 16:52

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar