Menü

Ali Mac Graw ve Ryan O’Neal Romantizmin Simgesi

ZENGİN delikanlı, fakir kıza aşık olur. Olur a!… Delikanlı fakir sevgilisiyle evlenmek istedi diye zengin baba, oğluna kızar. Kızar a!… Ama sevgililer her şeye rağmen evlenirler ve çektikleri maddi sıkıntı onların mutluluğunu artırır. Artırır a!… Derken günün birinde felaket bu masum gençlerin de kapısını çalar. Çalar a!… Ve günün birinde genç kadın, kan kanserine yakalanıp hayata veda eder…

Ryan O'Neal Romantizmin SimgesiBenzerlerini her devirde, her çevrede sık sık dinlediğimiz acıklı ve alabildiğine romantik bir hikayedir bu. En akla, hayale gelmedik bir zamanda ölümün soğukluğunu yüreklerinde hisseden genç aşıkların hikayesi yufka yürekleri büsbütün yumuşatan, ağlamaya hazır gözleri daha da kolay sulandıran basit bir hikayedir. Dünya filimcileri yıllarca önce bu tür hikayeleri filme çekmeyi denemişler, fakat bir süre sonra seyircinin bu tür hikayelere kanıksadığını fark ederek başka konulara yönelmişlerdi. Hele Amerikalı filimciler böyle romantik hikayelerle uğraşmayı hiç, ama hiç istemiyorlardı. Fakat günün birinde her şey değişiverdi. Hiç bir değişik tarafı, şaşılacak hiç bir yönü bulunmayan basit, ama çok basit bir aşk hikayesi filme çekildi. Bu filmin çekimi başladığı zaman pek çok kimse sarf edilen paranın havaya gittiğini belirtmekten geri kalmadı. Ama bir de filim tamamlanınca durum değişti. Evet, «Aşk Hikayesi» gerçekten pek basit bir hikayeydi ve benzerleri belki her gün her çevrede yaşanıyordu, ama filimde rol alan sanatçılar rollerini öyle benimsemişlerdi ki, ortaya düşünülenden çok daha değişik bir eser çıkmıştı. Özellikle filmin başkadın artisti Ali Mc Graw, 1971 sinemasında romantik genç kız tipinin yeniden değer kazanmasını sağladı. Seks filimlerinin, macera filimlerinin cirit attığı günümüzün sinemasında, 1920’lerin, 30’ların romantizmi Ali’ye doğmuş ve bir anda bütün dünya gençliği, bugünün o çılgın müziğine aşık gençliği, Ali’nin canlandırdığı genç kız için göz yaşı dökmeye başlamıştı.

Dünya sinemasına romantik genç kız tipini kazandıran, Ali Mc Graw otuz yaşında, evli, bir erkek çocuk sahibi genç bir kadındır. New York yakınlarındaki küçük bir kasabada dünyaya gelmiştir. «Sinema yıldızı olmak, hele bir anda dünya sinemasının adından en çok söz edilen şöhreti olmak sizi heyecanlandırıyor mu?» diye sorulduğu zaman, genç yıldız şöyle konuşmaktadır:

Eyfel– «Asla… Zira annemle, babam da tiyatro sanatçılarıydı. Bu bakımdan çocukluğumun büyük bir kısmı kulislerde, perde arkalarında geçti. Pek çok aktör ve aktris tanıdım. Bunların birçoğu perdede oynadıkları oyunu, aynen günlük hayatlarında da devam ettiriyorlardı. Hiç biri de benzeri bulunmaz, üstün insanlar değildi. Kendimi hiç mi hiç güzel bulmuyordum. Ama bütün artstilerin hepsi de güzel insanlar değillerdi ya… Belki de bu mesleğe girmek için cesaretimi de bundan aldım. Onların güzelliği, rolleri gereğince büründükleri kişiliklerinden geliyordu. Ön dişlerim dışarıya doğru fırlak, üstelik bacaklarım da cokeylerinki gibi çarpıktı. Buna rağmen şansımı denemeye karar verdim.»

ilk olarak bir fotoğrafçının sekreteri olarak çalışma hayatına atılmış Ali Mc Graw. Bir gün, eline bir parfüm şişesi tutuşturmuşlar. «Gel senin filanca firma için bir reklam fotoğrafını çekelim.» demişler. İşte bu fotoğraf Ali’nin hayatında dönüm noktası olmuş.

– «Fotoğrafımı gören bir prodüktör, beni çok beğenmiş,» diyor Ali. «Haber göndererek beni Hollywood’a, deneme filmi çevirmem için davet etti. Daha stüdyodan içeriye adımımı atar atmaz ilk olarak stüdyonun dişçisine göndererek dişlerimi düzelttirdiler. Sonra berbere yollayıp saçlarıma yeni bir biçim verdiler.»

Hiç kamera tecrübesi olmayan Ali Mac Graw’ı ilk olarak «Goodbye Columbus» (Hoşçakal Columbus) adlı filimde oynatmışlar. Bu filimden hemen sonra da Ali Mac Graw, Paramount şirketinin ikinci patronu Robert Evans’la bir aşk izdivacı yapmış. Bundan sonra mutluluk dolu olaylar birbirini izlemiş: «Love Story» (Aşk Hikayesi) ndeki başarısı ve oğlu Joshua’nın doğumu.

Ali Mac Graw, «Aşk Hikayesi» nde beraber oynadığımız Ryan O’Neal en beğendiğim aktör.» diyor. «Onunla yeniden beraberce oynamayı çok isterim. Aşk Hikayesi’nin erkek kahramanı için 136 aday vardı. Ryan O’Neal de onların arasındaydı. Bu 136 kişinin arasından on kişi ayrıldı, on kişinin içinden de Ryan. Ne var ki. Aşk Hikayesindeki başarısı onun başını döndürdü. Barbara Streisland’la ilişkileri ve karısı Leigh Taylor-Young’dan ayrılmak istemesi, Hollywood gibi bir muhitte bile çok yadırgandı.»

Peki ya Ali Mac Graw? Genç kadın, yine eskisi gibi sade ve basit bir hayat sürüyor. İyi bir senaryo bulduğu zaman elbette ki yeniden bir filim daha çevirecek. Şimdilik kocasını memnun edebilmek için evinde, ev işleriyle uğraşmak, küçük Josyua’nını büyütmeye çalışmak onu mutlu etmeye yetiyor. Yetiyor ne kelime, artıyor bile…

(Alıntıdır. Bkz. http://www.tozlumagazin.net/shop/urun/ses-dergisinin-1971-tarihli-21-sayisi)

04.08.2019 02:48

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar