Menü

Alkatraz Kuşçusu

KONU: 1909 yılında sevgilisini, dövmek isteyen bir adamı öldüren, Robert Stroud adlı genci, 12 yıla mahkum ederler. Stroud, devlet hapishanesine nakledilirken, soba dumanından havasız kalan tren vagonunun penceresini kırar. Hapishane müdürü Harvey insafsız bir adamdır. Stroud’u daha gelir gelmez, otuz gün hücre cezasına mahkum eder. Fakat, çok geçmeden, bu gencin içinde yıkılması güç bir duvar bulunduğunu anlar. Stroud’un tek tutkusu annesine olan bağlılığıdır. Onun ismini kim ağzına alsa, hadise çıkarır. Bu yüzden, hapishanenin baş gardiyanı, annesiyle görüşmesine engel olur. Stroud rica eder, dinletemeyince, üzerine jopla saldıran gardiyanı öldürür. Bu defa asılmasına karar verilir ama, annesi Cumhurbaşkanı Wilson’a baş vurarak, bu cezanın müebbet hapse çevrilmesini başarır. Stroud çok sevinçlidir. Bir gün, hapishanenin avlusunda dolaşmasına izin verildiğinde, Stroud, yerde bulduğu küçük bir serçe yavrusunu hücresine getirerek büyütür. Serçe kendisine o kadar alışır ki uçmaya başladığı bir anda Stroud’u terk etmez. Bu bir başlangıçtır. Daha sonra hücresinde kuş beslemeyi bir adet haline getiren mahkum, bir meyva sandığından 7 ay uğraşıp bir kuş kafesi yapar. Diğer mahkumlar aynı işi deneyip başaramayınca kuşlarını Stroud’a verirler. Zamanla onun hücresi kanaryaların ötüştüğü bir bahçe şenliğine kavuşur. Ona engel olmak isterler. Ama, Stroud, kuşlarını yok eden hastalıklara tek başına ilaçlar bulacak, hatta bir kuş meraklısı kadınla hapiste iken evlenip, ticarete bile başlayacaktır. Ancak, bu birleşme Stroud’ la annesi arasındaki bağı kopartır. En sevdiği insan da artık aleyhine dönmüştür. Stroud, kuş anatomisi ve hastalıklarına dair bir de kitap yazacak olur. Ama, eserine ilgi göstermezler. Stroud, San Fransiscodaki bir adada bulunan Alkatraz hapishanesine nakledildiği zaman kuşlarından ayrılmış ve biraz daha yaşlanmıştır. Bu defa da Federal hapishaneler hakkında bir kitap yazması yeni olaylara yol açacak, bütün af taleplerine rağmen Stroud 43 yıl hapiste kalacaktır.

TENKİT: «Alkatraz Kuşçusu» Robert Stroud isimli bir mahkumun ilgi çekici dünyasını aksettirmekle beraber, rejisör John Frankenheimer’in gayretiyle, suçlulara sert ve haksız davranmanın kötü sonuçlar yaratabileceğini gösteriyor. Böylece monoton bir biyografi filmi değil de, merakla izlenen bir kordele seyrediyor ve insan hayatının taş duvarlar arkasındaki değerini anlamış oluyoruz. Bunların dışında, sinemaya pek uygun olmasa da rejisör, Robert Stroud’un ezilmeyen gururunu, mücadelesini ve kuşlar hakkında yaptığı incelemeleri duygulu bir dille ve dokümanterci bir açıdan vermek istemiş. Eğer Stroud’un hapse girmeden geçirdiği hayat, katil oluşundaki özellikler de filme dahil edilseydi, Stroud’un kişiliği çok daha kesin çizgilerle çizilmiş olabilirdi. Filmin, ilk iki saati ilgiyle takip edildiği halde, son bir saatinde Robert Stroud’un kuşlarıyla uğraşmadığı bölümlerde, senaryo monoton bir akışa kapılmış.

«Alkatraz Kuşçusu» bir müddet hapis mahkumunun hayatını, insan ve hayvan sevgisinin önemini olduğu kadar, suçluları cezalandırma tekniğini de yakından inceleyen başarılı bir filmdir. Bunda da en büyük hisse şüphesiz Stroud rolündeki oyunuyla Burt Lancaster’indir.

(Alıntıdır. Bkz. http://www.tozlumagazin.net/shop/urun/ses-dergisinin-1965-tarihli-19-sayisi)

31.08.2015 15:52

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar

  • Yayınlandı: 1 Eylül 2015 16:28

    ŞENER BAYSAL

    efsane kadro efsane filmdi gerçekten