Menü

Aman Yaklaşmayın, Kokuyor!

Özel olarak Ankara’dan İstanbul’a gelen sınıkçı İzzet Altınmeşe’nin beline balıkları dizdikten sonra bir bezle bağladı ve balıklar orada tam üç gün kaldı. Bu arada koktu ama ünlü türkücü tedavi bittikten sonra derin bir “oh” çekip Allaha şükür etti…

Şöyle ızgara üstünde çıtır çıtır kızaran, bir balık düşünün… Hele bir de yanında, akşamcıların deyimiyle “aslan sütü” oldu mu, deymeyin artık o masadakilerin keyfine… Herhalde İstanbul’lu olarak balığı sevmeyen pek yoktur ama aynı şey Anadolu’lu olanlar için pek söylenemez.. Daha doğrusu Diyarbakır’lı türkücü İzzet Altınmeşe için…



Buram buram Anadolu kokan türküleriyle müzikseverlerin gönlüne taht kuran İzzet Altınmeşe’de bir zamanlar balığı severmiş… Severmiş diyoruz, çünkü ünlü türkücü artık balığın yanından kafasını çevirerek geçiyor. Balık yüzünden neler gelmemiş ki Altınmeşe’nin başına. Üç gününü evde mi geçirmemiş, arkadaşlarına dostlarına rezil mi olmamış ve daha neler neler…

İzzet Altınmeşe senelerden beri, bir bel ağrısı çekerki sormayın. Bu derdi yüzünden de gitmediği doktor kalmamış . Ama ne yazık ki bir türlü derdine çare bulamamış. En sonunda, çalışmak için gittiği Ankara’da bir tesadüf eseri Kasım Gülpınar adında bir sınıkçının (bel çekici) kireçlenmelere karşı uyguladığı bir tedavinin methini duymuş. Ve hemen de bu sınıkçının yolunu tutmuş…



İstanbul için randevu almış kendisinden yıllardır rahat vermeyen bel ağrılarından kurtulmak için… Kireçlenmeler için bire bir tedavi uygulayan Kasım Gülpınar’da sevgisi uğruna İstanbul’a İzzet Altınmeşe’ye gelmiş. Ve hemen başlamış tedaviye. Ama bu tedavi sizin bildiğiniz cinsten bir tedavi değil. Bir kere tam üç gün sürüyor. Üstelik ışın asıl ilginç tarafı bu tedavi balıkla yapılıyor. Hem de alabalıkla. İşte İzzet Altınmeşe o gün bugündür balıktan nefret ediyor ve “20 gün üstüste balık yesem herhalde daha iyi olurdu” diyor… Çünkü alabalıklar ortadan ikiye kesilip ünlü türkücünün beline sarıldı ve tam üç gün orada kaldı… İzzet Altınmeşe belindeki balıkların kendisini rahatsız etmesine mi yansın, yoksa üzerinden yükselen kokmuş balık kokusuna mı yansındı… Üç gün üç gece evinden dışarı adımını atmadı ünlü türkücü. Ama bu şekilde de kurtulamadı ele güne rezil olmaktan… Dışarı çıkmıyorsa eve gelen misafirleri de mi almayacaktı evine?



İşte herhalde şimdi anladınız İzzet Altınmeşe’nin balığa olan nefretinin nedenini. Ama öyle ya da böyle, ünlü türkücü ancak bu şekilde kurtulabildi, hayatını cehenneme çeviren bel ağrılarından ve bin kez şükretti Allah’a ve balıkların hikmetine…

(Alıntıdır.Bkz:https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/sey-dergisinin-1984-tarihli-21-sayisi/)

13.01.2021 03:24

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar