Menü

Anılardan Bir Demet

ANILARDAN BİR DEMET

BÜLENT ERSOY

(SEMBOL PLAK)

Bülent Ersoy’u arabeskin pençesinden kurtaran plak nihayet geçtigimiz günlerde piyasaya çıktı. Yusuf Nalkesen’in eserlerınden oluşan uzunçaların basındaki duyuru röportajları yüzünden plak yapımcısı bol bol yasal kasetlerini depolayarak prodüksiyonu piyasa çıkarması lüzumsuz bir gecikmeye sebep verdi ama, Ersoy’a gösterilen ilgi Sembol Plak’ın ortaklarını haklı çıkardı… Öncelikle uzunçaların satış etkeni olan pırıl pırıl hazırlanmış lakeli, gofreli kapağından söz etmek istiyorum. Bülent Ersoy’un son birkaç yıldır plaklarında diğer sanatçılar gibi fotoğraflarını boy boy yayınlamak yerine yalnız orta kapakta güzel bir fotoğrafla yer alma politikası tepkilerin olumlu yönde artmasını, beğenilerin daha çoğalmasını sağladı bugün. Halbuki geçmiş yıllarda güzel kapaklı plaklarda güzel arabesk şarkıları Türk Sanat Müziği’nin yeni fantezilerini seslendiren Bülent Ersoy birçok hayranını şaşkına uğratmıştı. Ama bugün aynı olumsuz yaklaşımı yapmak çok zor. Çünkü Türk Sanat Müziği’ne birbirinden duygulu özgün besteler veren ünlü şair besteci Yusuf Nalkesen’e teslim etti kendini Ersoy. Tıpkı yıllar önce büyüklerinin yaptığı gibi ilk biyografik çalışmasını yapan Bülent Ersoy müzik çevrelerinde az da olsa yine eleştirildi. Arabesk müzikten, özüne dönerken neden tek bestecinin eserlerini seslendirdiğini soranların bu sorularının cevapsız kalması haklı eleştiriliri doğurdu. Oysa yerin kulağından duyulanlar, yani Bülent Ersoy’un bu plakla sahneye çıkabilmek için yeni umutlar beslemesinin açığa çıkması gizli yatırımları açısından sakıncalar yarattı. Ve birbirinden güzel yorumlanmış Yusuf Nalkesen eserlerinin mükemmeliğinden çok Bülent Ersoy – Yusuf Nalkesen zirvesinde kimin kimi kullandığı konuşulmaya başlandı.



Bülent Ersoy’dan “Güneşi Bulutlu” sanatçı olarak söz ederken sanat işlevlerinin tam olmamasını, sahne yasağı yüzünden tam olarak ışıldamayan bir yıldız olduğunu vurgulayan Yusuf Nalkesan’in söylediği tek gerçek milyonların dilindeki, gönlündeki anıların tazelenmesi. Hem de Bülent Ersoy gibi genç ve de güçlü bir sesten, günün gelişmiş tekniğiyle, orkestrasyonuyla hazırlanarak. Bu olayın gerçekleşmesindeki en önemli rol de yapıma prodüktör olarak imzasını atan Osman Bayşu. Klasik sazların icrasını taşarak, günün modern anlayışını Türk Sanat Müziği’ne uygulayarak kuralları yıkan Osman Bayşu’nun özenli çalışmasını, müzik yönetmeni Cengiz Coşkuner de dört dörtlük uygulamış. Ve Bülent Ersoy’un temiz diksiyonu, duygusal yorumu dinleyeni yıllar öncesine sanatçının plak dünyasında parladığı günlere götürüyor. Sanki Türk Sanat Müziği’ni yeniden sevdiren Bülent Ersoy var son uzunçalarında… Eserlere gelince uzun uzun anlatmaya gerek yok. Türk Sanat Müziği’nde her zaman dinlenebilecek ve her dinlenişinde ayrı bir zevk yaşatacak çok farklı duyguları hissettirecek eserler Yusuf Nalkesen’in eserleri. ”Veda”, “Avuçlarımda Hala Sıcaklığın Var”, “O Ağacın Altı”, “Çatılmış Kaşlarınla”, “Bülbülün Çilesi”, “Seninle Bir Sonbahar”, “Yalan”, “Gitmek Mi Zor Kalmak Mı Zor”, “Madem Küstün Dargındın”, “Sen Böyle İstedin” ve “Dargın Ayrılmayalım”. Bülent Ersoy’u seven, sevmeyen her müzikseverin arşivinde, koleksiyonunda bulundurması gereken bir yapım Yusuf Nalkesen’in biyografik uzunçaları…

(Alıntıdır.Bkz:https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/sey-dergisinin-1985-tarihli-12-sayisi/)

16.02.2021 21:37

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar