Menü

Antalya Festivali’nde 5 Kraliçe

ÖNCE miktarı münasip edebiyat yapalım!.. Antalya‘nın ünlü plajı Konyaaltı’nın çakıl taşlarını Akdenizin beyaz köpüklü dalgaları dövüyor, podyumun etrafına sıralanmış seyircilerin yüzlerini hafif bir meltem —sanki güneşin, sıcağın yüzlerine hediye ettiği ter damlacıklarını silmek ister gibi — okşuyordu. İşte tam o sırada ütülü bir pantolon giymiş, renkli bir kravatın üstüne yatay çizgili zebrasal üst – giysi geçirmiş «defile sunugacı» Halit Kıvanç alkışlar arasında podyuma çıktı, orkestra elemanlarından birinin uzattığı «ses çoğaltaç makinesel aygıtı» eline aldı ve «sunugacına» başladı!



Evet, böyle başladı işte Akdeniz sahillerinde yapılan ilk defile… Asuman Tuğberk, Şermin Ayşın, Dilek Aksu, Azra Balkan ve Aydan Adan günümüzün «star takdimcisi» Halit Kıvarıç’ın dört dörtlük esprileri eşliğinde AntalyalIlara 1971 yaz modellerini teşhir ettiler. İşin en enteresan tarafı 5 mankenin sadece estetik ölçüler, ya da «insaf-iz’an» boyutları içinde değil; «resmen» de güzel oluşlarıydı. «Resmi daire, resmi belge, resmi bildiriyi anladık ama ‘resmi güzel’ de ne oluyor?» demeyin. Bu 5 genç ve güzel mankenin güzelliklerinde bile bir resmiyet vardı. Azra Balkan Günaydın’ın 1969, Şermin Ayşın Milliyet’in 1969, Asuman Tuğberk Hürriyet’in 1970 yılında seçtiği güzellik kraliçeleriydi… Dilek Aksu geçen yılın ikinci güzeli. Aydan Adan da 1970’in mankenler kraliçesiydi…



Şimdi ola ki içinizden, «Bak güzel güzel anlaşıyoruz. Yazının başındaki o laflar ne oluyordu?» dersiniz. Efendim, meselenin aslı şu; Halit Kıvanç deniz kıyısında, Akdeniz sahillerinde düzenlenen ilk defilenin takdimine başlamadan önce bir açıklama yapmış, «Türk Dil Kurumu «defileye» giyim gösteridi diyor,» diye söze başlamış ve sonra işin devamını getirmiş, mankenlerden ve «giysi» lerden önce kendi türettiği kelimeleri, açıklamalarıyla takdim etmişti… Şimdi, ağabeyimiz Haşan Pulur’un ikinci baskısını yapalım (Çünkü o bizden önce yazdıydı bunu). Halit-Kıvanç’ın «mini sözlüğü» şöyle:

Defile takdimcisi: Giyim gösterisi sunugacı.

Manken: Tez giyimsel dişi yörüngeç (Mankenin önce çabuk giyinmesi gerek, sonra da iyi yürümesi…)

Maksi etek: Uzunsal altlık.

Midi etek: Dizsel altlık.

Mini etek: Üst görünsel, hani altlık.

Mini şort: Görünüyor sandırsal, erkek gözü kandırsal alt örteç. Halit Kıvanç mini şort için ayrca «Politik bir giysidir» diyor ve nedenini şöyle açıklıyor: «Mini etek çıkınca erkeklerin nezaketi arttı. Mini şortta da öyle, ama o politik bir araç. Merdivenin İlk basamağında ne gösteriyorsa, son basamağında da aynı şeyi gösteriyor.»



Gelelim 8. Antalya Festivali’ne renk katan, 5 Türkiye güzelinin Antalya’ya gelmesini sağlayan defileye. Defile —ya da buna güzeller, güzellikler resmigeçidi . deyin — Konyaaltı plajında tam üç saate yakın devam etti. Antalyalı erkeklerin gözleri güzelliğe, hanımların gözleri güzelliğe doydu ve geride Halit Kıvanç’ın «festivalle ilgili» şu esprisi kaldı.

– «Efendim, bu elbise bir Türk filminden daha uzun zamanda hazırlandı. Malum, bir filim iki günde çekilir, jenerik için üç gün kalem aranır, bir günde seslendirilir, zaten 7 ay önce de satılmş olur.»

Kıvanç’ın unuttuğu birşey var… O filim var ya, 7 ay önce satılan o filim, 10 yıl önce de seyredilmiş olur…

(Alıntıdır. Bkz. https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/ses-dergisinin-1971-tarihli-25-sayisi)

09.10.2020 13:39

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar