Menü

Artık Ölebilirim

Anıtkabir… Milletinin en karanlık günlerinde bir umut güneşi gibi, 19 Mayıs 1919 tarihinde Samsun’da doğan yüce Ata’nın, Mustafa Kemal’in son istirahatgahı… Ve takvimlerin 19 Mayıs 1984 tarihini gösterdiği günün saat 16.30’u… Ata’sını ziyaret edenler, bu yüce makamı çelik görüntüsü ile bekleyen Mehmetçikler, bugüne kadar yüzlerce devlet adamı, binlerce Atatürk kuşağının insanını görmüş siyah mozolenin önünde saygıyla duran simayı gördüklerinde, bir başka duygulandılar. Evet, Ata’sının manevi huzurunda saygıyla eğilen bu insan Zeki Müren’di. “Çocukluğumun ilk yılları, Ulu önder Atatürk’ü kaybettiğimizde duyduğum o derin üzüntü ile biçimlendi. İçim Atatürk sevgisiyle dopdoluydu. O sıralarda Bursa’da oturuyorduk. Babam rahmetli Kaya Müren’den yüce Ata’nın cenazesini görmek için İstanbul’a götürmesini ağlayarak isteyişimi bugün bile hatırlarım. İşte o zamandan beri bu duygu içinde ukde kalmıştı. Aradan yıllar geçti. Ankara’ya çok geldim… Ancak Ata’ma layık olmadan bu ulvi görevi yerine getirememiştim.” Ve işte Ata’sının huzurundaydı Zeki Müren. Ayrılırken de son yıllarda kötü sinyaller veren kalbinin heyecan değil gönül rahatlığı, iç huzura duyduğunu belirtiyor, etrafındakilere de titreyen sesiyle “Artık rahat ölebilirim” diyordu…



34 YILLIK KOYASI GERÇEK OLDU…

Zeki Müren… Tam tamına 34 yıldır Türk halkının kalbine taht kurmuş, ”sanat güneşi” Unvanını sesinin gücü, engin sanatçı kişiliğiyle kazanmış bir isim….

Zeki Müren… Yine Türk halkının kendisine verdiği sevgilerin en büyüğüne layık olabilmek için çalışan, mücadele veren kişi… Unutulmaz ”Hoş Sada” programında kendisine yöneltilen bir soru üzerine, bu sevginin karşılığında ”kalbini, sıhhatini” verdiğini söyleyen Zeki Müren, bugün artık tam 34 yıldır gerçekleşmesini istediği bir rüyanın tatlı sarhoşluğunu yaşıyor… “Bir Türk sanatçısı olarak Ata’nın huzuruna alın aklığı ve Türk milletine layık olmanın verdiği rahatlıkla çıkmanın zorunluğunu taaa 34 yıl öncesinden biliyordum. Ve ancak bugün, onun karşısına çıkma cesaretini gösterebildim. Şimdi Ata’mın karşısına vazifesini yapmış bir Türk olarak çıktığıma inanıyorum efendim…” Evet, Zeki Müren’in sözleri bunlar… Ekleyecek başka bir şey var mı?



Anıtkabir’de bir sanat abidesi

Anıtkabir’in girişindeki hepimizin çok iyi bildiği ünlü “Aslanlı Yol” o gün bambaşka bir olaya sahne oldu… Ata’sına giden bu yolun başında bir süre durup soluklanan Zeki Müren, bir sanat abidesi gibi, hayranlarının sevgi dolu bakışlarıyla karşılandı. Bugüne kadar yüzlerce devlet adamının saygıyla Atatürk’e yürüdüğü bu yoldan, o gün Zeki Müren’de geçti ve daha sonra da Anıtkabir’in merdivenlerinde durarak resim çektirdi.

ATA’NIN ÇOCUKLARIYLA….

Zeki Müren, Anıtkabir’deki kendi açısından ”tarihi görev”ini tamamlayıp çıkarken, kendini uzaktan izleyen hayran topluluğunun sevgi çemberinde buldu. Ata’larına saygı duruşunda bulunmak için 19 Mayıs dolayısıyla Ankara ve civar illerden gelenler, Zeki Müren’i aralarında görmekten duydukları memnunluğu ilettiler sanatçıya. Atatürk’ün ”genç” Türkiye Cumhuriyeti’ni, Türk gençliğine emanet ettiği sıralarda çocuk yaşlarında olanlar, şimdi orta yaş grubundaydılar ve çocuklarıyla geldikleri Anıtkabir’de sanatıyla devleşen Zeki Müren’i yanıbaşlarında görünce bir kez daha bağırlarına bastılar sanatçıyı…



“Büyük göreve hazırım”

19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı günü Ankara’da idi Zeki Müren… Zaten yıllardır bu anlamlı günde Türk gençliğinin onuruyla göğsü kabarırdı. Biran gençlik yıllarına döndü…

Ve böylesine anlamlı bir günde, sanat vazifesini tamamlamış, milletine ve Ata’sına layık olmuş bir sanatçının rahatlığı içinde Ulu önder’in karşısına çıkmak istemişti ve onun için 19 Mayıs’ta gitti Anıtkabir’e… Saygı duruşundan sonra Zeki Müren’in hayatında yeni bir sayfa açılıyor, bu sayfanın başında da “Büyük görev” diye yazıyordu… ”Hazırım” diyordu Zeki Müren yine o gün… ”Sanat dünyasından bazı kişilerin dediği gibi unumu eleyip, eleğimi duvara asmadım daha… Şimdi asıl amacım ve belki de beni hayata bağlayacak en önemli çalışmam, Atatürk Cumhuriyetinin bir sanatçısı olarak benden sonra gelecek genç arkadaşlarıma bilgi ve tecrübemle destek olmak, bilhassa konservatuarda çalışmalar yapmaktır… Yüce Ata’mızın sevdiği şarkıları bir defa daha plağa okuyarak, televizyon programlarımda bu eserlere ağırlık vererek, bilhassa genç kuşağın hemen her fırsatta Ata’sını anmasına vasıta olmaya çalışacağım…”

(Alıntıdır.Bkz:https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/sey-dergisinin-1984-tarihli-36-sayisi/)

13.08.2020 00:15

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar

  • Yayınlandı: 17 Eylül 2019 22:33

    Doğu Gürkan

    Zeki Müren dinle diğim Türk Sanat Müziği sanatçılarının en iyisi ve sanat güneşimizdir.
  • Yayınlandı: 17 Eylül 2019 22:39

    Gürkan Ulus

    Zeki Müren nereli arkadaşlar?
    • Yayınlandı: 17 Eylül 2019 22:51

      Tozlu Magazin

      Zeki Müren, 6 Aralık 1931 yılında Bursa'da dünyaya gelmiş. İlk ve ortaöğrenimini Bursa’da okumuştur.
  • Yayınlandı: 17 Eylül 2019 22:44

    Doğru Suna

    Zeki Müren Anıtkabir de Ulu Önder Atatürk'ü saygıyla anmış. Ne mutlu ona.