Menü

Aşk Çeşmesi

Yıllar önce memleketimizde «Aşk Çeşmesi» adı ile oynatılan «Three Coins in the Fountain» isimli film o devirde romantik yaradılışta olanlarda tatlı izler bırakmış ve melodisi dillerden düşmemişti. Şimdi aynı rejisör Jean Negulesco, yeni bir kadro ile 1954’te çevirdiği bu filmin hemen hemen aynını yapıyor.

üç genç kız

FİLMİN çekilmesine ara verilmişti. Teknisyenler, bir köşede tatlı bir sohbete dalmışlardı. Biraz önce kameranın karşısında birbirlerini çok sevdiklerini göstermek için adeta yarış eden üç genç kız ise somurtarak setten uzaklaşmışlardı. Genç kızlar sanki birbirlerini hiç tanımıyormuş gibi davranıyorlardı. Üçünün de yüzünden düşen bin parçaydı.

Madrid yakınlarında çevrilmekte olan «The Pleasure Seekers» (Eğlence Arayanlar) isimli filmin üç genç yıldızı: Ann Margret, Carol Lynley ve Pamela Tiffin’den hiçbiri bu beraberlikten memnun değil. Genç artistlerden her biri, kendini filmin baş yıldızı olarak görüyor ve diğerinin başarısını kıskanmaktan kendini alamıyor. Bu yüzden, üçüne de Madrid zehir oluyor.

Yıldızlardan Ann Margret Madrid’e geldiğinin ikinci günü, üşenmemiş, senaryoda kendisine ait olan diyalogları birbir saymıştı. Öbür rol arkadaşlarına nazaran kendi rolünün az mı, çok mu olduğunu öğrenmek istiyordu.

Carol Lynley, set çalışmalarını takibeden gazetecileri aşırı iltifat yağmuruna tutmuş, istedikleri pozlarda fotoğraf çektirmişti. Böylelikle, gazetelerde kendisinin diğer rol arkadaşlarından fazla yer alacağını düşünüyordu.

Pamela Tiffin ise, gece gündüz rol ezberliyerek filmin en başarılı artisti olmak amacındaydı…

eğlence arayanlar«The Pleasure Seekers» (Eğlence Arayanlar) tatillerini İspanyada geçirmek isteyen Amerikalı üç genç kızın hikayesini anlatıyor. Jean Negulesco’nun 1954 yılında Roma’da çevirdiği «Three Coins In The Fountain» (memleketimizde «Aşk Çeşmesi» adıyle gösterilmişti) isimli filmi hatırlatan kordelanın, ilk filmin adeta ikinci kopyası olacağı ileri sürülmüştü. Rejisör Negulesco, «Bu filmin senaryosundan tiplerine kadar her şey değişiktir. Belki fikir olarak Three Coins In The Fountain’i hatırlatıyor. Ona da bir şey diyemem.» şeklinde bir beyanat vererek söylentileri yalanladı. Fakat her şeye rağmen «The Pleasure Seekers» ile «Three Coins In The Fountain» filmleri arasında birçok benzerlik bulmak kabil. 1954 te çevrilen «Three Coins In The Fountain», 3 Amerikalı genç kızın Roma’da başlarından geçen aşk maceralarını hikaye eden tatlı bir komediydi. Genç kızları Jean Peters, Dorothy McGuire, ve Maggie McNamara canlandırmıştı. Sevgilileri rollerinde ise Clifton Webb, Rossanno Brazzi ve Louis Jourdan oynuyordu. Bu defa değişik bir kadroyla fakat aynı rejisörle çevrilen filmin, 1954’teki benzerini aratıp aratmıyacağı şimdilik meçhul.

ann margretFilmin yıldızları, set çalışmalarının dışında kalan zamanlarını mümkün olduğu kadar iyi geçirmeye bakıyorlar. Filmde onlarla beraber rol alan aktörler Gardner McKay, Tony Franciosa ve Andre Lawrence de zaman zaman onları eğlendirmeyi kendilerine iş edinmekten geri kalmıyorlar… Bu arada sarışın yıldız Ann Margret, Madrid’in gece klüplerinde Gardner McKay ile beraber görüldü. Elvis Presley’e aşık olduğunu, onunla evlenmek istediğini defalarca tekrarlamış olan artist, Elvis’ten ümidini kesince yakışıklı Gardner McKay ile ahbaplık kurmuştu.

pamela tiffinEsmer yıldız Pamela Tiffin, üçlü kadronun en ağır başlısıydı. Eşi Clay Felker’i çok seven Pamela, boş vakitlerini de eşini düşünmekle geçiriyordu.

Grubun üçüncü üyesi Carol Lynley’in durumu ise bambaşkaydı. Genç kadın eşi Mike Selsman’dan yeni ayrılmıştı. Çeşitli problemleri halletmesi gerekiyordu. Küçük kızı Jill’i de beraber İspanyaya getirmişti. Fakat bütün bunlara rağmen Carol da kendisine telefon yağdıran birkaç İspanyol hayranını sıraya koyup gece klüplerini dolaşmaktan geri kalmadı…

(Alıntıdır. Bkz. https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/ses-dergisinin-1964-tarihli-31-sayisi/)

11.08.2019 12:42

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar

  • Yayınlandı: 26 Ağustos 2015 14:15

    Nuran Namlı

    aşk çeşmesi yaa hatırlamaz mıyım
  • Yayınlandı: 1 Eylül 2015 18:01

    SALİHA CAN

    ilk daha güzeldi ilkler unutulmazmış :)