Menü

Ata Sporumuz Güreş

GÜREŞ, Türk’ün ecdat yadigarı milli sporudur. Tarihi ise, Türklüğün tarihi ile yaşıttır. Türkoğlu daha Ortaasya’da göçebe bir hayat sürerken güreşi bilir, yapar ve severdi. Bunu bugün gün ışığına çıkmış bulunan bir çok tarihî belgeden anlıyoruz. Öte yandan Etrüsk Türklerinin, bugünkü şekline pek benzeyen güreşler yaptıkları da yine tarihi belgelerle kanıtlanmıştır.



«Güreş» sözcüğü de Özbek ve Başkırt Türklerinin kullandıkları «Küreş» sözcüğünden gelmedir ki, bu da güreşin Türklükle olan ilişkisi bakımından ilginç bir başka örnektir. Türk boylarının Ortaasya steplerinde geçen yaşantılarında «Küreş» en büyük eğlence ve Türk’ün savaş hazırlıklarında da «Güreş» en vazgeçilmez idmanları olmuştu.

Türkoğlu, Ortaasya’dan büyük göç ve yayılmasında güreşi de beraberinde götürerek onu dünyaya tanıtmış ve yaymıştır.

Türk’ün esas güreşi bugün «Karakucak» dediğimiz şekilde yapılanıdır. Zamanla bu güreş Akdeniz kıyılarında, zeytinin bol yetiştiği bölgelerde «Yağlı güreş» şeklini almıştır. Yağlı güreş, Anadolu’dan, Türk akıncıları tarafından Rumeli’ye geçmiş, oradan Balkanlar’a yayılmıştır.



OSMANLILARDA GÜREŞ

Osmanlı devrinde güreş uzun bir süre yalnız köylerde yapılan bir eğlence olmuş, ancak geçtiğimiz yüzyılın ortalarına doğru birden canlanmış ve tekrar ön plana geçmiştir. Sultan Abdülaziz gibi güreş meraklısı bir padişahın Osmanlı tahtına geçmesinden sonra güreşte büyük bir ilerleme olmuştur.

Yirmiyedi yıl Kırkpınar’da Başpehlivanlığı elinden bırakmayan Kel Aliço, «Türk gibi kuvvetli» sözünü dünyaya tanıtan ve kabul ettiren Koca Yusuf, Adalı Halil, Kurtdereli Mehmet, Filiz Nurullah, Türk güreşinin başına ilk «Cihan Şampiyonu» tacını giydiren Kara Ahmet ve er meydanlarının öteki ünlü pehlivanları Çolak Mümin Mollat Şamdancıbaşı İbo, Arnavutoğlu Ali, Durcalı Ömer, Kazıkçı Bekir, Makarnacı Hüseyin, Kayasoğlu, Katrancı Mehmet, Hergeleci İbrahim, Yörük Ali, Pomak Haşan, Tophaneli Yusuf, Kızılcıklı Mahmut bu devrin klasik birer değer kazanmış pehlivanlarıdır.



CUMHURİYETTE GÜREŞ

Mayası güreş ile yoğurulmuş Türkoğlu, Avrupa’da çıkan minder güreşine uymakta ve bunda da büyük değerini dünyaya kabul ettirmekte gecikmemiştir. Minder güreşinin iki büyük ustası olan Macar Paul Peter ile Finli Omni Pellinen, minder güreşini Türkiye’de kökleştiren kişiler olmuşlardır. Onların attıkları temel üzerinde sistemli bir çalışma sonucu bir «Türk güreşi» anıtı yükselmiştir.

1930’ların sonunda başlayan kıpırdanış, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra semeresini vermiş ve Türk güreşi büyük varlığını ve üstünlüğünü bütün güreş alemine kabul ettirmiştir. 1948 ile 1960 yılları arasında en parlak devrini yaşayan Türk güreşi bütün güreş alemine hükmeden bir güç ve düzeye ulaşmıştır. Bu güçlü ve parlak devrede dünya çapında şampiyonlar ortaya çıkmıştır.



1960’dan sonra yerinde saymaya başlayan Türk güreşi 1970’den sonra büsbütün kötü bir duruma girmiş ve Olimpiyat Oyunları, Dünya ve Avrupa Şampiyonaları gibi dünya güreşinin en büyük şenliklerinde varlık gösteremez duruma gelmiştir.

Türk güreşi bugün, güreş alemindeki eski yerine kavuşma heyecan ve gayreti içinde bulunmaktadır.

EN GÜÇLÜ TAKIM

Güreşteki Türk üstünlüğü uzun süre dünyaya egemen oldu, elli yıllık Cumhuriyet tarihimizde. Dört bucakta mindere çıkan üstün adamlarımız alışkanlık haline getirdiler Türkiye’nin şampiyonluğunu. Ancak, değişen koşullar yakın bir geçmiş öncesi gerileme devrinin başlamasına yol açtı. Şampiyonlukların yerini seri yenilgiler almaya başladı.



İnönü Stadı’ndaki şampiyonaya eski günlerdeki amaçlardan uzak, ama eski günlere dönüşün başlangıcını yaratma umudu ile gidiyoruz. Sorumlularımızın, yöneticilerimizin görüşleri İnönü’deki şampiyonadan sonra güreşimize olumlu bir yön verilerek güçlü bir takım yaratmada birleşiyor. Özlenen takımın planları arifesindeki sorumlulara ellerinde geçmişteki elemanlar bulunsa en iyi takımı nasıl kuracaklarını sorduk. Aralarında Bakan Muslihittin Yılmaz Mete, Bilge Tüte, Muharrem Atik, Ali Gümüş, Tahsin Öztin, Nazif Oturgan, Kemal Deniz, Bahattin Elgiz, Ahmet Bengisu, Orhan Menemencioğlu gibi güreş uzmanlarının bulunduğu Türk Güreşi’nin otuz ünlü kişisinin oylarıyla şöyle bir takım meydana getirildi:



Sefer Baygın (48), Ali Yücel (52), Hüseyin Akbaş (57), Gazanfer Bilge (63), Mustafa Dağıstanlı (67), Celal Atik (70), Yaşar Doğu (79), İsmet Atlı (87), Ahmet Ayık (90) ve Hamit Kaplan (ağır).

Bilgilerini aldığımız güreş adamlarının bir çoğu kadrolarında, Hasan Güngör, Mahmut Atalay, İsmail Ogan, Ahmet Mersinli gibi şampiyonlara da yer verdiler.

(Alıntıdır. Bkz. https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/hayat-spor-dergisinin-1974-tarihli-26-sayisi)

20.01.2021 01:02

Kategoriler:   Spor

Yorumlar

  • Yayınlandı: 21 Kasım 2016 18:45

    Tatar mehmet

    Güreş tarihiyle igili bilgilerde yanlışlıklar var