Menü

Ateşli Güzel Marisa Mell

Telefondaki ses, «Marisa Mell ile konuşmak ister misiniz?» diyordu. Yani ister misiniz de söz müydü? Roma’ya sırf Marisa Mell ile konuşabilmek için gelmiştim. Sinema dünyasında çılgın gençliğin en hızlı temsilcilerinden biri olarak isim yapan Marisa Mell ile konuşulacak o kadar çok konu vardı ki, onunla bir kere değil, üç, dört kere konuşsam gene de aradaki düşündüğüm soruların hepsinin cevabını veremezdim.

Ateşli Güzel Marisa MellYıldızın menecerine Marisa Mell’i kaldığım oteldeki daireme belirli bir saatte yollamasını rica ettim. Menecer, önce benim bu şekilde konuşmamı yadırgadı, ama kendisine, «Marisa Mell’i eskiden tanırım. Viyana’da modellik yaptığı günlerde kendisiyle dost olmuştuk,» deyince menecer itirazdan vazgeçti.

O gün Avusturya’nın yeşil gözlü, kestane saçlı, asi gençlik temsilcisini otelimde boş yere bekledim. Randevu saati gelip geçtiği halde, Marisa Mell ortalıkta görünmemiş ve bir haber de göndermemişti.

Ertesi gün menecerini aradım ve Marisa Mell’in bir gazetecinin oteldeki dairesine yalnız başına gitmek istemediğini, bu sebeple randevuyu iptal ettirdiğini öğrendim.

Bu olaydan bir hafta kadar sonra da Marisa Mell ile bir toplantıda karşılaştık. Yeşil gözlü yıldız, birkaç erkek arkadaşıyle beraber gelmişti. Elinden içki kadehi düşmüyor, sigaranın birini söndürüp diğerini yakıyordu. Yıldızın beni görünce neşesi kaçtı, yanındakilere birşeyler fısıldadı. Ben bunları görmemezlikten gelip Marisa Mell’in yanına yaklaştım ve bir hafta önceki davranışı hakkında bilgi almak istedim. «Belki eski devirlerde yıldızlar, isimlerinden bahsettirmek için gazetecilerle samimi dostluk kurarlardı, ama bugün artık böyle bir şeye lüzum yok.» dedi.

Marisa Mell, yerden göğe kadar haklıydı. Genç şöhretler, gerçekten sinema dünyasında bir devrim yapmışlardı. Bir kere halk içinde sık sık göründükleri için gazetece dergilerin onları reklam etmelerine lüzum kalmıyordu. Hele filimlerinde inanılmayacak derecede cömertçe soyunmaları, gazete fotoğrafçılarına fazla iş bırakmıyordu. Seyirci, filimde yarı çıplak gördüğü yıldızın, soyunuk çekilmiş fotoğraflarını görmeye hiç de heveslenmiyordu.

Ateşli Güzel Marisa MellBu bakımlardan Marisa Mell haklıydı. Gerçekten, şöhrete ulaşması için gazetecilerin yardımına ihtiyacı kalmamıştı. Fakat eski bir dosta karşı takındığı tavır da kolay kolay affedilecek cinsten değildi. Bunu da kendisine açıkladığımız zaman omuzlarını silkti, «N’apayım yani,» dedi. «Biz gençler artık ne dostluk, ne hatıra, ne de gönül dinliyoruz. Aklımıza estiği gibi yaşamak, sadece kendi menfaatlerimizi düşünmek ve bu arada hayatın tadını çıkarmaya bakmaktan başka bir dileğimiz yok. İnsan, gönlünce yaşamadıktan, hayatı zorlaştırmak, dünyayı sevimsizleştirmek için gene kendilerinin ortaya attıkları kaidelere uymak için sıkıntıya girdikten sonra yaşamanın ne manası var?

«Doğrusunu isterseniz şu Hippie’Iere bayılıyorum. Bir kere kıyafetleri çok hoş. Sonra hayat görüşleri çerçetken pek doğru. Filimcilerle yaptığım anlaşmalar bana ağır mali külfetler yüklememiş olsaydı, her halde ben de bir Hippie kraliçesi olmak için teşebbüse geçerdim.»

Avusturyalı yıldız, kendisine teklif edilen roller arasında daima kamera karşısında soyunmasını gerektiren rolleri tercih ediyor. Ateşli aşk sahnelerinin, gözleri kamaştırıcı soyunma sahnelerinin, seyircinin hoşuna gideceği fikrini savunuyor.

Yıldızın aşk ve izdivaç konusundaki düşünceleri de hayli ilgi çekici, «Ben, sevmediğim erkekle evlenmem,» diyor, «ama sevdiğim erkekle evlenmem de elbet de şart değil. Sevdiğim, beğendiğim erkekle bir çatı altında yaşamaktan da beni hiç kimse menedemez. Onun benden bıktığını hissettiğim an da onu terketmekten çekinmem. Bence günümüzün gençlerini evlilik konusunda serbest bırakmalı. Bu günün evliliklerinin kısa zamanda boşanmayla sonuçlanması, bence ailelerin baskı yapmalarından ileri geliyor. Gençleri serbest bıraksalar, belki evlenme az olur, ama hiç değilse kurulan yuvalar sağlam temeller üzerine oturur.»

Marisa Mell, bir çırpıda bana içini döküvermişti. Yıldızın fikirlerini öğrendikten sonra bu konuda ona başka bir soru sormak cesaretini bulamadım.

(Alıntıdır. Bkz. https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/ses-dergisinin-1968-tarihli-39-sayisi)

10.08.2019 22:19

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar

  • Yayınlandı: 25 Ağustos 2015 15:28

    Alper Keskin

    dünya güzeli maşAllah
  • Yayınlandı: 8 Eylül 2015 14:22

    MEMDUH HAYAT

    marisa mell isminş okuyunca heyecanlanıyorum şuanda bile :D
  • Yayınlandı: 8 Eylül 2015 14:24

    AYDIN AK

    güzellik kelimesinin karşıtı :D