Menü

Bahar Öztan’ın Düşleri Gerçekleşiyor

Bahar Öztan’ın yıllardır düşlerinde yaşattığı sevdası gerçekleşiyor artık.

Üç yıl önce Bahar Öztan’ın düşlerinde sahne vardı. O zamanlar evli olduğu Kasım Gündüz ile birlikte her akşamüstü soluğu udi Zeynettin Maraş’ın evinde saatlerce usulünü, makamını tutturmaya çalıştığı Türk Sanat Müziği dersleri alarak geçirdi. Amacı Türk Sanat Müziğinde bir yenilikle kocasıyla birlikte sahneye çıkmaktı. Hem de futbolcuların ve sinema yıldızlarının sahneye daha bir hızla transfer olduğu zamanlarda…



Ancak çalışmalarındaki aksamalar değil de, evliliklerinin tek celsede boşanmayla son bulması bu hayalleri boşa çıkardı. Kasım Gündüz önceleri değişik kadınlarla gönül eğlendirirken, sonra da evlendiği Hüner Coşkuner’in ablası Sema ile sahnelere ancak seyirci kaldı, Bahar Öztan’da gerek rejisörlerle, gerek aktörlerle girdiği sıkı fıkı ilişkiler sayesinde sinemadaki yıldızını peş – peşe filmler çevirip parlattı ve sahne çalışmalarından ister istemez uzaklaştı…

Ama hevesini kursağında bırakacak bir yapıya sahip değildi. Madem ki kocasından ayrılmış ve el ele sahneye çıkma hayalleri yıkılmıştı, başka bir yol bulmalıydı. Ardı ardına çevirdiği filmlerin seyrekleştiği şu sıralarda da bu fırsatı buldu. Yine eski hocası Zeynettin Maraş’ın kanatları altına girerek yarım bıraktığı derslere yeniden başladı. Ama artık amacı farklıydı. Sesinin güzelliği ve masa toplayabileceği düşüncelerinden de baskın “Seda, Harika oluyor da Bahar niye olmaz” diyerek assolist olarak çıkmak istiyordu. “Onların sesi bile yok. Arkalarında dayıları alt kadrolarında beylik ve masa çeken isimler olmasa assolist olabilirler mi?



Ne özellikleri var ne de yetenekleri… Ama dikişlerini tutturmuşlar işte… Ben onlardan daha yetenekli ve daha hazırlıklıyım. Sahnelere bir çıkacağım pir çıkacağım. Sarışınları yeterince yaşattık, onlara nal toplatacağım” diyor, sonra da “Hocam Zeynettin Maraş beni çok kaabiliyetli buluyor. Ufak tefeğim ama sahnede devleşeceğime en iyi kanıt sinemada büyüyen ismimdir” diyerek iki apayrı sanat dalını birbirine karıştırıveriyordu… Eee, herkes karıştırdığına göre onun da karıştırması doğal… Doğal ya bu arada Emel Sayın ve Muazzez Abacı gibi isimleri hatırlattığımızda “Yok canım” diyor “Onlarla boy ölçüşebilir miyim? Ama ben assolist çıkacağım milyar verseler onların alt kadrosuna girip ismimi harcatmam” diye iddiasını koruyor…



Ne demeli bekleyip görmeli… Belki bir bildiği haklı olduğu bir nokta vardır belki de Harika Avcı ve Seda Sayan’a assolistlik ünvanı kazandıran Maksim müesseselerinden bir dayanağı… Öyle değil mi?..

(Alıntıdır.Bkz:https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/sey-dergisinin-1985-tarihli-5-sayisi/)

20.11.2020 17:06

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar