Menü

Barış Manço “Lahburger”e İlham Oldu

Bilmem hiç sokaklarda “Lahburger” diye bağıranları gördünüz mü? Ama İstanbul’un en işlek caddelerini süsleyen şık büfelerde sık sık rastlanıyor “Lahburger”e… Düne kadar kimsenin bilmediği bu yiyeceği ne ilginçtir ki Barış Manço farkında olmadan yarattı. Doğu ve batı kültürünün birbiriyle nasıl kaynaştığını hicv ederken akıllı tüccarlar Manço’nun sırtından para kazanmaya başladılar…



Gençlik dans ediyor Barış Manço ile. Hem de fena dans ediyor. Yolda, okulda, diskotekte zaman mekan dinlemeden dans ediyor. Bir elinde lahmacun ağzında Barış’ın yeni şarkısı. Hamburgercinin önünden geçenin dilinde yine Barış’ın şarkısı ve Rock And Roll yapıyor… Sokaktaki lahmacun satan seyyar satıcı artık “Lahburger” diye bağırıyor. İşlek caddelerdeki uyanık büfeciler Barış Manço’nun sırtından para kazanıyor. Nasıl mı? Bir tarafta lahmacun bir tarafta da hamburger satarken Barış’ın yeni şarkısından sonra lahburgeri icat edip peynir ekmek gibi dağıtarak… “Lahburger” de nasıl olur demeyin. Hamuru lahmacun gibi yuvarlak açıp içine bir marul yaprağı ve üzerine hamburger köftesini koyun biraz turp biraz ketçap işte size oldu Lahburger… Yeni konserleri için Belçika’ya gitmeden önce Manço’nun kapısını çalıp soruyoruz; “Lahburger yedin mi Barış Hoca?” Gülüyor. Hadi canım sen de gibilerinden. Oysa farkında olmadan yeni bir kazanç yolu yarattığını gerçekten bilmiyor Manço. Tutup götürüyoruz Bağdat Caddesi’ndeki büfelere önce şaşırıyor. Anlamlı anlamlı gülüyor, Barış’ı gören büfeciler.



“Barış abi buyur sana bir lahburger ikram edelim” diyor. Merakından alıp baktığı zaman şaşkınlığı daha da artıyor. Lahmacunun ortasına kıyma yerine bir hamburger köftesi koymuşlar Lahmacunun yeşilliği de var, hamburgerin acılı ketçapı da… İstersen yanında kola iç istersen şalgam suyu. İkisiyle de yenecek bir şey. “Bizim millet kadar uyanık toplum yoktur dünyada” diyerek elindeki “Lahburger”e bakıp başlıyor konuşmaya.

“Ben şu şarkıyla gençlerimizin doğu ve batı kültürlerinin arasında nasıl yozlaştığını anlatmak istedim. Hamburgeri anlatırken Rock And Roll ritmlerini, lahmacunu anlatırken de bizim oyun havalarını kullandım. Ve sonunda ikisinin sürekli bir arada dinlenmesinden yepyeni bir kültürün doğduğunu anlatarak kara mizah yaptım. Ama ben bazı gerçekleri gençlere anlatmak isterken müziğin evrensel niteliği daha ağır bastı ve sözler benim espri anlayışıma bağlanarak sadece müziğini tuttu gençler. Sözlerini de büfeciler tutmuş olmalı ki baksanıza Lahburger’i yapmışlar bile…”

Manço’ya hazırlanan lahburgerle fotoğraflarını çekerken “Ben böyle karmaşık şey yiyemem. Zaten gençlerimize de böyle karışık müzik dinlememeleri için kültürel uyarı amacıyla söylemiştim Lahburger’i. Bunu en iyisi şu fakire vereyim” diye söyleniyordu. Haklıydı galiba söylenmekte de…

(Alıntıdır.Bkz:https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/sey-dergisinin-1985-tarihli-2-sayisi/)

15.10.2020 17:58

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar