Menü

Barış Manço ve Moğollar Ayrıldı

Moğollar Ayrıldı1971’İn ilk aylarında, Paris’ten İstanbul’a, müzik dünyamızı karıştıran bir haber gelmişti, Paris’te şans arayan Moğollar’la, yıllardan beri yurt dışında Türk pop müziğini temsil eden Barış Manço, ansızın kararlarını vermişler, birleşmişlerdi. Olay, müzik dünyamız için, önemlinin de ötesinde bir şeydi, bir «bomba haberdi.» Bu «bomba haberi» 17 şubat 1971 tarihini taşıyan mecmuamızda en iyi şekilde değerlendirmiş ve yazımızı şöyle bağlamıştık:

«Barış Manço ile Moğollar’ın birleşmeleri, şüphesiz yankısı aylarca devam edecek büyüklükte bir olaydır. Biri Türkiye’nin en iyi seslerinden, diğeri İse en iyi topluluklarından biri olan bu iki ismin adlarını neonlarda birlikte yazdırmaları, her şeyden önce bir ‘ticari avantajdır.’ Şimdi bütün mesele Barış Manço ile Moğollar’ın bu ‘ticari avantaj’dan yeterince yararlanabilmelerindedir. Bu da onların iyi, kaliteli parçalar yapmaları, daha da önemlisi birbirlerinden kopmamaları ile mümkündür. İleride Moğollar iyi bir solist. Barış Manço da iyi bir topluluk kurup birbirlerinden koparlarsa, bu haberi veren yazımızın başlığı her halde şöyle olacaktır:

‘YAZIK OLDU’…

Ne yazık ki, iki cambaz bir ipte oynamadı, oynayamadı. Dört ay kadar önce Paris’te, tantanalı bir biçimde kurulan Barış Manço ile Moğollar, geçtiğimiz hafta İstanbul’da, sessiz sedasız ayrıldı… Biz şimdi sözümüzü tutalım ve «YAZIK OLDU» cümlesi ile söze başlayıp, sizlere, şüphesiz her müzikseverin kalbinde derin sızılar bırakacak olan bu ayrılığın hikayesini anlatalım…

BİR SÜPER GRUBUN SONU…

Barış MançoAyrıldı«Manço – Moğol» üzerinde duman aylarca önce tütmeye başlamıştı. Barış Manço ve Moğollar, birleştiklerini Türk müzikseverlerine duyurdukları andan itibaren, herkes grubun ömrünün uzun sürmeyeceğini söylüyor, «Yakında dağılırlar» diyordu. Böyle düşünenler hani haksız da değildi. Barış Manço da, Moğollar da adlarını daima birinci yazdırmaya alışmış kimselerdi, «Benim dediğim olacak,» zihniyetinin tipik temsilcileriydi. Barış, Moğollar’ın solisti; Moğollar da Barış’a eşlik eden bir topluluk olmaya ne kadar dayanabileceklerdi? Sonra Moğollar Türkiye’de değil, yurt dışında şöhret olmak istiyorlardı. Barış Manço ise yılın belirli aylarında yurda gelip, adının Türk müzikseverlerince unutulmamasını sağlama politikasını izliyordu. Bu derece taban tabana zıt fikirlerinin sahipleri bir arada ne kadar çalışabilirdi? Şüphesiz günün birinde biri ayağa kalkacak ve büyük ümitlerle kurulan «Manço – Moğol» da böylece dağılacaktı…

Barış Manço kabakulak olup 21 günlüğüne yatağa düştükten sonra, «duman» müzik dünyamızı alabildiğine sarmış, biz de olayı geçen hafta size, «Ayrılacaklar mı?» başlığı altında duyurmuş, Moğollar’ın Kaygısızların solisti Fuat Güner’e solistlik teklif etmeleri, Moğollar’ın yurt dışında şöhret olmayı istemeleri. Barış Manço’nun çoğunlukla Türkiye’de çalışmayı arzulaması ve Barış’la Moğollar’ın Türkiye’de ayrı ayrı plak şirketine bağlı olmaları noktalarından hareket edip, «Manço – Mongol ağustos sonunda ayrılabilir» hükmüne varmış ve yazımızı şöyle noktalamıştık: «Barış hele bir ayağa kalksın bakalım, birlikte Avrupa’ya gitsinler, plak doldursunlar bakalım ve nihayet ağustos gelsin, Fuar açılsın, İzmir şenlensin bakalım…»

Ağustos gelmedi, Fuar açılmadı, birlikte Avrupa’ya gitmediler ama. Barış ayağa kalktı ve bu kalkış da Barış Manço – Moğollar topluluğunun sonu oldu.

Haberi bize, geçen haftaki mecmuamızın satışa çıktığı gün, Barış Manço vermişti. «Çocuklar,» diyordu, «tahmininiz tuttu, ayrıldık. Gelin konuşalım…»

Gittik ve konuştuk. İşte Barış Manço’nun söyledikleri:

Moğollar– «Duyup, mecmuanızda yer verdiğiniz dedikodular benim de kulağıma gelmişti. Moğollar’ın Kaygısızlardan Fuat Güner’e solistlik teklif ettiklerini ben de duymuştum. Önce bu dedikodulara gülüp geçtim, ‘Moğollar böyle bir şey yapmazlar, bunlar bizi çekemeyenlerin dedikodularıdır,’ dedim. Moğollar’la Avrupa için birleşmiştim, öyleyse, aramızda bir anlaşmazlık çıkacaksa, bu, Türkiye’de değil, Avrupa’da çıkabilirdi. Mantığım böyle söylüyordu ama, yine de tedirgindim. Nihayet kararımı verdim: Moğollar’ın ziyaretime geldikleri bir gün onları sıkıştıracak ve gerçeği öğrenecektim. Öğrendim de… Moğollar dün baklayı ağızlarından çıkardılar ve beni Türkiye’de fazla kalmakta suçlayarak şöyle konuştular: ‘Senin bir ayağın burada, bir ayağın Avrupa’da. Biz ise Türkiye ile aramızdaki bütün köprüleri atmak, Avrupa’da çalışmak istiyoruz. Ne yapalım?’

«Yapılacak bir tek şey vardı, ayrılmak. Biz de onu yırtık işte. Yalnız aramızda bir ihtilâf vardı. Paris’ten yurda dönerken Moğollar için birtakım enstrüman almış, bunların parasının tümünü de henüz onlardan tahsil edememiştim, iki saatlik bir pazarlıktan sonra bu problemi de hallettik. Moğollar için satın aldığım enstrümanları geri alacak, bana verdikleri 36 bin lirayı kendilerine iade edecektim…»

Moğollar’la ise, ertesi gün, Philips şirketinde mukavele imzalarlarken konuştuk. Yurt dışında doldurdukları plaklarının satış hakkını Philips’e veren topluluk, geçen haftaki gibi olayı yalanlamıyor, «Evet, duyduğuma haber doğrudur. Yollarımız ayrıldı,», diyor ve sözlerini şöyle bağlıyordu:

– «Şarkı söyleyen insana nedense acayip havalar geliyor. Üçüncü solistimiz Barış Manço ile çalışmaya başladıktan sonra bu gerçeği daha iyi anladık. Barış’la biz Avrupa İçin birleşmiş, bir aylığına, o da onun zoruyla, Türkiye’ ye gelmiştik. Fakat Barış, nedense Avrupa’ya gitmek istemiyor ve Türkiye’den ayrılış tarihimizi devamlı olarak erteliyordu. Sonunda kararımızı verdik. Barış’tan ayrılacak ve çalışmalarımızı solistsiz olarak sürdürecektik.»

ŞİMDİ NE OLACAK?

Siz bu satırları okurken, müzik çevrelerinde olayın yankısı hala devam ediyor, çok kişi bu ayrılmanın taraflar aleyhine olacağı fikrini savunurken, bazıları da «Beklenen olaydı. Böylesi daha iyi oldu,» demekle yetiniyor. Birbirine zıt iki fikrin müzik dünyamızdaki kuvvetli savunucusu da, Moğollar’ın eski solistleri Aziz Azmet’le, Ersen. Aziz Azmet birinci fikri savunup, «Dünyanın her yerinde bir grubun ömrü uzun sürmez. Moğollar bence bu istikrarsız durumları, devamlı solist değiştirmeleri yüzünden sonlarına hızla yaklaşıyorlar,» derken; topluluğun ikinci solisti olan Ersen, Barış’la Moğollar’ın birleşmelerini «Zaten yersiz bir hareketti,» diye niteliyor.

Barış Manço ve Moğollar Ayrıldı (2)Peki bu arada Banş Manço ile Moğollar ne yapıyorlar?

Moğollar yol hazırlıklarına başladılar bile, önümüzdeki günlerde Paris’e uçacaklar. Önce Fransa’da doldurdukları «Behind The Dark / Madımak / Lorke» plağından kazandıkları «Charles Cros Akademi Ödülü» nü alacaklar, sonra Fransa içinde bir turneye çıkacaklar, yeni plaklar dolduracaklar, topluluklarına bir solist almadan Türk pop müziğinin adını yurt dışında duyarabilmenin, Avrupa’da şöhret olabilmenin çarelerini araştıracaklar… Barış Manço İse, bundan böyle, isminin sonuna «ve» edatını koydurmamaya yemin etmiş. Temmuz hariç, yılın kalan aylarını Türkiye’de geçirecek, bu arada kendi adına yedi kişilik bir orkestra kuracak ve Türkiye’nin dört köşesinde konserler verecek…

(Alıntıdır. Bkz. http://www.tozlumagazin.net/shop/urun/ses-dergisinin-1971-tarihli-22-sayisi)

04.08.2019 02:30

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar