Menü

Belgin Doruk Muradına Erdi

Güzel yıldız, ikinci evliliğinden ikinci çocuğunu bekliyordu. Fakat doğum yapacağı günlerde çocuğunu kaybetmişti. Bir çocuk bekleyen Belgin Doruk geçenlerde iki çocuk sahibi birden oluverdi. Tabii bu gerçekte değil, filmde rol icabı oldu. Belgin role bile çok sevindi.



BELGİN DORUK, 1956’da «Gül» ün annesi olmuştu. Ama yıllarla birlikte, onun da başından ikinci bir evlilik geçti. Rejisör ve prodüktör Faruk Kenç’le başlayan evlilik hayatı, prodüktör ve senarist Özdemir Birsel ile devam etti ve ediyor. İlk evliliğinin meyvası, 9 yaşında, esmer, tombul, şirin bir kızdır. Okula gider, annesinin yanında yaşar, dizinin dibinden ayrılmaz. Fakat, ikinci evlenmesi «aşk izdivacı» dır. İnsan gönlü, bazan çocuğunu, eşini bırakıp bir başka erkeğin, bir başka kadının kalbiyle birleşiyor. Sinemamızın en ciddi kadını bu kalb fırtınasını çabuk halletti ve eski eşine durumu anlatıp medeni insanlara yaraşır bir şekilde ayrıldı ve sevdiği erkekle evlenip mutlu oldu. Mutluluk daima yanan bir ateşe benzer, onu söndürmemek için her an çalışmak, didinmek gerekir. Buna rağmen gene de bedbaht olanlar çoğunluktadır. Belgin Doruk, yeni evliliğinde bir şeyin yokluğunu derinden duyuyordu: «Sevdiği erkekten bir çocuk sahibi olmak»… Bu tabii dileği tam yerine geleceği sırada, beklediği çocuğu kaybetti. Hayatı tehlikeye girmiş, ölüm yanından geçmişti. Şimdi, uzun süre bu arzusuna veda etmek zorunda kaldı. İçinde bir «hicran yarası» gibi kaynayıp giden manevi acısını saklıyor. Fakat, tesadüflerin sırlı kanunu, ona geçen hafta içinde bir armağan verdi: Belgin Doruk iki çocuk sahibi birden oldu! Bu ikinci ve üçüncü çocuklar da kız… Zaten Belgin’in talihi böyle… Hep kız çocuklarının annesi oluyor.

Aslında Belgin Doruk «Kırık Hayatlar» filminde iki çocuk annesi evli birkadın rolüne çıkıyordu. Çocuklardan biri, ünlü aktör İ. Galip Arcan’ın kızı Biriz Arcan, öteki prodüksiyon amiri Adnan Uygur’un kızı Nilüfer Uygur’dur. Gerçek hayatta kavuşamadıkları dünya nimetlerine artistler böyle, hiç olmazsa, rol icabı kavuşuyorlar. Belgin Doruk da Yeşilköy’de Muammer Karaca’nın evindeki sette böyle söylüyordu: «Bakın işte iki kızım daha var…»



Halit Ziya Uşaklıgil de hayatının son yıllarını aynı cadde üzerindeki bir köşkte geçirirdi. Talihin cilvesi, aradan 60 yıl geçtikten sonra, birkaç adım ötedeki modern villaya filmciler geldi ve tozlu raflarda sararmış «Kırık Hayatlar»ı filme çekti. 60 yıl sonrasının insanları, edebiyat tarihimizin bu ünlü eserini beyaz perdede seyredecekler. Yalnız, o zamanın kıyafetleri, örf ve gelenekleri ile değil, bugünkü insanların serüveniymiş gibi seyredecekler. Ana karakterler ve romanın dramatik yapısı değiştirilmemiştir.



Bu kordelenin enteresan taraflarından biri, filmin prodüktörü Memduh Ün’ün de artist olarak kadroda yer almasıdır. Film tema olarak, kocası fakirleşen kadının sosyal hayatta çaresiz kalışını ve bunun sonuçlarını ele alıyor. Cüneyt Arkın ile Belgin Doruk «Kırık Hayatlar» da bu ana fikri temsil eden baş artistler…

(Alıntıdır. Bkz. https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/ses-dergisinin-1965-tarihli-24-sayisi)

09.09.2020 18:42

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar

  • Yayınlandı: 26 Ağustos 2015 12:48

    Ayşe Bilgiç

    sonundaaaa :)
  • Yayınlandı: 26 Ağustos 2015 15:30

    ARDA SÜZEN

    film icabıda olsa sevinmiş kadıncağız :D