Menü

Berkant’ın Yorgunluğu

Berkant'ın Yorgunluğu9 kasım cumartesi günü Berkant, yanında güzel eşi Gökçen olduğu halde idarehanemize geldi. SES mecmuasının dağıtacağı 150 adet «Samanyolu» plağının kukaları çekilmiş, talihli okuyucularımız belli olmuştu. Berkant bir gün sabahleyin oturdu ve Anadolu’dan plak kazanan talihli okurlarımıza gönderilecek plakları bir bir eliyle imzaladı. SES İstanbul’dan plak kazanan okuyucuları için bir sürpriz yapmış, plaklarını bizzat Berkant’tan alma imkanını sağlamıştı. İşte Berkant’ın idarehanemize geldiği 9 kasım günü hayranlarının Samanyolu plağını onun elinden alacakları gündü.

Berkant daha kapıdan girmeden, onu görmek isteyen genç kızlar etrafını sarıverdiler. Saat ikiden beşe kadar da, hiç yalnız bırakmadılar. Son günlerde bir hayli zayıflayıp sinirleri bozulan Berkant, o gün kendisini seven hayranlarının arasında her biriyle ayrı ayrı konuşup şakalaştı. Böylece hem hayranlarını memnun etti, hem de moralini düzeltti. İmza isteklerini yerine getirdi, sorularını cevaplandırdı.

Berkant'ın YorgunluğuBerkant’ın bulunduğu odaya ilk giren genç kızlardan biri, içi onun resimleri ve şarkılarıyla süslü defterini genç şarkıcıya imzalattı. Ondan sonra talihliler kervanı sökün etti.

Berkant tek tek bütün hayranlarıyla meşgul oldu, her birinden sormak istediği herhangi bir şey olup olmadığını sordu, ama, çoğunlukla onu görmenin heyecanından elleri, ayakları titreyen genç kızlardan tam bir cevap alamadı. Bir ara etrafında kümelenenleri konuşturmak için bir genç kıza sordu:

– «Saçım iyi mi? Uzatayım mı?»

– «Böyle çok güzel uzatmayın.»

– «Ya bıyığım? Keseyim mi?»

– «Sakın, sakın, çok yakışıyor.»

Berkant artık gayet memnun görünüyordu. Hayranlan onu her haliyle seviyordu zira.

Berkant'ın YorgunluğuPlak kazanan bir yaşlı hanım, kendisi gelemediği için eşini yollamıştı. Yaşlı beyefendi, Berkant’a olan hayranlığını belirtip sözlerini şöyle tamamladı:

– «Berkant’ın değerini ispat eden öyle güzel şeyler söylendi ki, benim söyleyecek hiç bir sözüm yok.»

«Samanyolu» talihlilerinden Reyhan Öncü, Berkant’a verdiği resim ve imzaladığı plak için teşekkür ederken, söylediği son cümleyle Berkant’ın gözlerini yaşarttı:

– «Hayranlarınız sizi bırakmayacak, siz de sakın bizi bırakmayın.»

Bu arada çek enteresan bir şey oldu. Berkant’ın «En çok hangi şarkıyı seviyorsunuz?» sorusuyla karşılaşan küçük bir hayranı «Kızlar’ı seviyorum» demez mi? Başta Berkant olmak üzere odadakilerin hepsi kahkahayı bastı. Neyse sonunda iş anlaşıldı. Henüz kısa pantolon giyen hayranı en çok «Ah Kızlar» adlı şarkıyı severmiş meğer…

Berkant'ın YorgunluğuSaat beşe doğru resim imzalamak için gelen genç kızlardan birisi, Berkant’a iki ilginç soru sordu. Bunlardan ilki, şarkıcının radyoda çalınan plaklarının neden uzun süre sonra piyasaya çıktığı idi. Berkant cevap olarak, plak şirketinin böyle yaptığını ve kendisinin de bu durumdan memnun olmadığını belirtti. İkinci soru Berkant’ın hiç de yeni olmayan «Sen Sevmeden Sevildin» adlı şarkısını niçin hala «En son lanse ettiğimiz şarkı» diye takdim ettiğiydi. Berkant yapılan bu yanlışlıktan dolayı hayranından özür diledi.

Bu arada Berkant’ın sesi ve müziği üzerinde ciddi eleştiriler yapan hayra»’ lan da çıkmadı değil. Mesela yaşı 16’dan fazla göstermeyen sarışın bir hayranı. «Türkçe şarkılar akımı sizle başladı desek yeridir,» dedi ve ilave etti, «Öyle ya, şarkıları ilk defa siz anlaşılır bir Türkçeyle söylediniz.» Bir diğeri devamlı arranjmanla meşgul olmasının yeni müzik akımlarını gereğince izleyememesi tehlikesi yaratabileceğini söyledi ve Berkant’ı ikaz etti. Berkant da buna cevaben, «Haklısınız, ama ben yeni müzik akımlarını, yeni tüleri izliyorum. İzlemek başka şey, yapmak başka şey. Benim janrım bu,» diye cevap verdi.

Berkant'ın YorgunluğuEn son gelen plak talihlisi bir genç kız, Berkant’a hayranlığını bakın nasıl belirtti:

– «Benim için bir şarkıcı şarkıya his vermeli. Duyduğumuz şeyleri sesinizle ifade ettiğimiz için sizi seviyorum. Samanyolu beni öyle etkiliyor ki, her dinleyişte ağlıyorum.»

Nihayet saatler beşi göstermiş, Berkant’ın hayranlarına ayırdığı üç saatlik vakit dolmuştu. Uç saat zarfında yüzlerce resim dağıtmış, kendisini yürekten sevenlerle hoş sohbetler yapmış, kendisinden kızının resmini isteyenlere Yasemin’in resmini yollamak için defalarca söz vermişti.

İdarehanemizden ayrılırken, iyi bir iş yapmanın tatlı heyecanını hala içinde duyuyordu.

(Alıntıdır. Bkz. https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/ses-dergisinin-1968-tarihli-48-sayisi)

10.08.2019 23:46

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar

  • Yayınlandı: 24 Ağustos 2015 12:27

    İrem Salur

    Oglumun ismini Berkant koydum gençken ki Berkant hayranlıgım yüzümden :)
  • Yayınlandı: 24 Ağustos 2015 12:27

    Cemre Kan

    İmza atmaktan yorulmuş :D bizde imza dagıtsakta yorulsa keşke bee :D
  • Yayınlandı: 24 Ağustos 2015 12:28

    Ayşe Bilgiç

    Burda dolaşırken o kadar eski anım aklıma geliyor ki duygulanmaktan kendimi alıkoyamıyorum resmen
  • Yayınlandı: 24 Ağustos 2015 12:29

    Gizem Ersoy

    Sık Kullanılanlara eklenen adresing insanı gün içinde eskilere götürüyor :)
  • Yayınlandı: 24 Ağustos 2015 12:31

    Suzan Genç

    O plaklardan bi tane de ben almıştım zamanında :))