Menü

Bindiğini Satıyor

Hülya Işıl nereden, neyi, nasıl kazanacağını gayet iyi biliyor. Serveti olarak oryantalinde de, yazdığı kitaplarda da seksiliğini kullanan sanatçı son olarak da bir galeriyle anlaşıp vitrin mankeni oldu. Hem kazandı hem de kazandırıyor…

Hülya Işıl’ın gardırobunu açan birisi kendisini bir konfeksiyon mağazasına girmiş zannedebilir. Oysa bu giysiler ona ne kadar yakışırsa yakışsın, ne kadar değerli olursa olsun, o her zaman çıplaklıktan kazanıp, vücudunu sergileyerek yaşamını sürdürüyor. Evet, sahnelerde minik adımlarla ilerleyip, bel kıvırarak ortaya fırladığı zaman oryantaliyle bütün müşterilerin iştahını kabartırken kuşkusuz bu giysilerden tekine bile gerek duymuyor Hülya Işıl.. Zaten sansasyonu hâlâ dillerde dolaşan ve devamının geleceğini söylediği “Erkek Tavlama Sanatı” adındaki kitabında da giyimli kadından ziyade çıplaklığı, tahrik ediciliği dile getirmiş, her satırında kendinden örnekler vererek çıplak dişi olarak belleklere yerleşmeye çalışmıştı. Şimdiyse yine aynı taktikle başka bir yoldan kazanmaya başladı. Ancak bu kez tahmin edemeyeceği ölçüde kazandırıyor da. Hem de bir tesadüf sonucu.. Yabancı sermayenin bu denli rahatça ülke sınırlarından içeri girmesi sağlandıktan sonra tüm galericiler gibi Saaz Galerisi’de süper lüks arabalarla donatmaya başladı mağazasını.



Bunlardan bir tanesi de 84 Porsche marka spor arabaydı. Henüz fiyat biçilemeyen bu arabayı görmeye giden Hülya Işıl’da para harcamak yerine girdiği galeriden para kazanarak çıktı. Çünkü en az sahnelerdeki görünümü kadar fotojenikliğiyle de seksiliğini koruyan sanatçı galerilerin birbirine bu denli rakip olduğu bir dönemde her türlü reklam için uğraşmalarından kısmetini almayı başardı. Anlaşmaya göre haftada bir gün de galeri de vitrin mankenliği yapacaktı.

Tabii bu arada arabaları görmeye gelen müşterilerin kaportadan çok motora baktığı göz önüne alınarak giyinik değil, çıplak bir manken olması kararlaştırılmıştı.



Dış değil, iç güzellikti amaç. Gerçekleşti de. Şimdi Hülya Işıl dişiliğiyle,seksiliğlyle en az arabalar kadar çekiciliğini koruyarak beğeni topluyor.

Bu arada Saaz Galerisi’nin bu atağına içerleyen diğer galericiler de Hülya Işıl’ın peşini bırakmıyor, onu kandırmaya çalışıyorlar.

Eğer başaramazlarsa Hülya Işıl bindiğini sattığına göre kendilerine sinek avlamanın düşeceğini düşünerek…

(Alıntıdır.Bkz:https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/sey-dergisinin-1984-tarihli-42-sayisi/)

23.08.2020 11:28

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar