Menü

Bir CHP Yenilgisinin Ardındakiler

CHP’ye Ege’de, hatta tüm ülkede kazanma haberini veren ilk yer Buca olmuştu. Buca’da yıllardır süregelen AP iktidarı, 21 yaşındaki bir genç, Yüksel Çakmur tarafından yıkılmış, ortanın solunu savunan bu ateşli partili Buca’da kalenin burçlarına altı oklu bayrağı çekmişti. Sonra 80 bin nufuslu bu beldede «Halka dönük Yönetim» denilen bir uygulama başlamıştı…



Çakmur, Buca’da AP’yi 1971 yılının Şubat ayında yıkmıştı. Seçim sonuçları gerçekten iktidar partisi için bir hezimet olmuştu. Zira AP’li adayın 4501 oyuna karşı CHP’li aday 7367 oy alırken, geçmiş döneme kıyasla AP tam 6 bin oy birden geriliyordu. O zaman Milli Nizam Partisi olarak seçimlere katılan şimdinin MSP ise1 537 oy top’ayarak kendi ölçüleri içersinde başarı sağlamıştı.

Genç başkan yayın organlarıyla ustaca diyalog kurarak bol reklamlı bir yönetimi sürdürüyor, bu arada genel merkezin de dikkatlerini üzerinde topluyordu. Çakmur, büyük bir demagog ve aksiyon adamıydı. Kitleleri çok rahatça harekete geçirebiliyor ve Buca’da küçümsenmiyecek bir militan gücü her an harekete hazır tutuyordu. Zaten bu militan gücün varlığı onu İzmir Belediye Başkanı Osman Kibar’la bir su kavgasının içine itmişti. Üstelik kavga «Suyumu vermem» stratejisi sayesinde genç baş kanın lehine gelişiyordu. Tabii bu arada, biraz göstermelikde olsa halk için Buca’da bazı şeyler yapıldı. Yolların asfaltlanması, kanalizasyonlar, Buca’da evlenen çifte ücretsiz düğün otosu tahsisi v.b. şeyler.



Sonra ne oldu? işte bu işin sonrası gariptir ve CHP her yerde seçim kazanırken, 9 Aralık yerel seçimlerinde Buca’da 1500 farkla AP’ye mağlup oluyordu. Üstelik seçimi kazanan da bir hanım adaydı.

Ne CHP cephesinden, ne onu tutan yayın organlarından mağlubiyetin sebeplerini ortaya koyacak bir ses duyulmuyordu. Hemen herkes İzmir seçimlerinden daha çok önem verdikleri Buca’da nasıl olup da seçim kaybedildiğini kendi kendisine soruyor ve bazı garip sebepler buluyordu. Oysa mağlubiyetin sebepleri parti İzmir örgütünün içindeydi ve bu bilindiği halde başlaması istenilmeyen bir kavganın hiç olmazsa biraz geciktirilmesi için susuluyordu.



Aslında CHP’nin İzmir örgütü bir barut fıçısı gibidir. CHP İzmir’den 9 milletvekili çıkarmıştı ama dokuzu da dokuz bilinmeyenli bir denklem gibidir. örneğin Kaya Bengisu, Çakmur Buca’da seçim kazanmadan 15 gün önce İzmir il başkanı olmuştur. Bu il başkanı ön seçim propagandalarında delegeye «Ya Çakmur ya ben» diyebilmiştir. Sonra bir Süleyman Genç, Ege’nin bütün köylerini dolaşarak akıllıca bir propaganda uygulamış ama her defasında Çakmur’a karşı olduğunu belirtmiştir. Daha doğrusu Çakmur henüz belediye başkanıyken parti içinde ona karşı bir alerji başlamıştır. örgüt, Çakmur’un belediye başkanlığını kendisi için bir propaganda konusu yaptığını anlamış, «C.H.P. de kişiler değil örgüt önemlidir» tezine dayanarak ona cephe almıştır. Bu cepheye o zaman merkez ilçe başkanı Ömer Tekinoğlu, şu anda Gültepe belediye başkanı olan Aydın Erten ve yönetim kurulunun hemen tümü katılmıştır. Yani, bir yanda parti öte yanda Buca belediye başkanı Çakmur ve militanları olmuştur. İki gücün birbirine yakın ağırlıkda bulunması kavganın yüzeye çıkmasını her zaman engellemiştir.



Tabii Çakmur, bol propagandalı bir belediye başkanlığının ardından milletvekilliğine aday çıkmıştır. Tezi; kavgayı Ankara’dan devam etmektir. Ama, halk 1971’de başkanlık koltuğuna oturup, 1973’de «milletvekili adayıyım» diyen Çakmur’u garipsemiştir. Daha doğrusu örgütün de yaydığı havayla «istismar edildiği» bilincine varmıştır. İşte bu garipseme Çakmur’u ön seçimlerde listenin beşinci sırasına kadar itmiştir.

Sonrası, CHP seçimlere «tepeden inme» bir adayla katılmıştır. AP’li hanım aday Işılay Saygın’ın karşısına gazeteci Akın Simav çıkarılmıştır. Ancak, Simav’ın, Çakmur’un öne sürdüğü isim olarak gözükmesi, nitelikleri fazla bu adayın mağlubiyetine yol açmıştır.



Tabii aday değil CHP mağlup olmuştur. Üstelik Işılay Saygın 1500 de oy farkı yapmıştır. Ama aslında mağlubiyetin altında, Çakmur’un daha önce başlattığı hizibciliğin büyük etkisi olmuştur. Mesela, CHP’nin şu anda Gültepe belediye başkanı olan Aydın Erten (ki Çakmur’a baştan beri karşıydı ve kavga veriyordu) AP’li hanım adayın programını hazırlamıştır. Hatta, bu grubdan başka partililer seçim propagandaları sırasında Buca’ya giderek hanım adayın desteklenmesini ve lşılay’ın seçimi kazandıktan sonra CHP’ye geçeceğini yaymışlardır.



Işılay seçimi kazanmıştır. Buca’da, CHP’lilerin «neden mağlup olduk?» diye kendilerine bile sormaktan çekindikleri, ortanın solunun ilk defa kazandığı bu bölgede, aslında örgüt kazanmış, CHP görünürde mağlup olmuştur. Gerçi, o örgürün yöneticilerinden bir kısmı şu anda milletvekilidir, bir kısmı ise tepeden inme aramalarla kenarda beklemektedirler ama tabanın belli olduğu, İzmir örgütünde demokratik koşullar altında yapılacak tüm seçimlerde bu grubun seçim kazanacağı, Buca’da meydana çıkan sonuçtan anlaşılmıştır. Buca sonucunu hazırlayan ekibin ise, Ecevit’in yalnız olduğu devrede ilk ona kucak açanlar olduğunu bu konuya eklemekte de fayda vardır…

(Alıntıdır. Bkz. https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/meydan-dergisinin-1974-tarihli-479-sayisi/)

23.02.2021 16:41

Kategoriler:   Bayat Haber

Yorumlar