Menü

Peter O’toole’nin Hasta Kızı

Peter O’Toole iki çocuğundan biri olan kızı Kate’e pek düşkün. Fakat gözlerinin miyop oluşuna son derece üzülüyor, Kate’e karşı aşırı sevgi biraz da bu yüzden.

Peter O'Toole

EŞİ İLE – Sian Phillips de bir sahne artistiydi. Aynı tiyatroda çalışırken tanıştılar, seviştiler ve evlendiler. Bugün ikisi de mesut…

New York’tan gelip Brüksel hava alanına inen dev boeing 707 uçağının yolcuları arasında güneş gözlüklü, siyah sakallı, ekose kasketli biri etrafını umursamıyan hareketleriyle hemen dikkati çekiyordu. Bu adamın yüzü ne kadar asık, hali tavrı ne kadar isteksizse, yanındaki gerçi kadın da o kadar neşe ve hayat doluydu.

Bu, birbirinin zıddı gibi bir görünüşü olan çift, son günlerin tanınmış İngiliz aktörlerinden Peter O’Toole ile karısı Sian’dan başkası değildi. Bir süre önce çevirdiği «Lawrance» filminde ünlü İngiliz casusunun maceralarını başarıyle canlandıran Peter O’Toole’ün bu kadar bezgin görünmesine sebep Sicilya’ya gitmiye mecbur oluşuydu. «Lawrence» filmindeki rolü için Donatello Mükafatını kazanmış ve Sicilya’da, Taormina’ya davet edilmişti.

Peter O'ToolePeter O’Toole’ün eşine ender raslanan, garip yaradılışlı biri olduğu muhakkak. Kuzey ülkelerinde yaşıyanların aksine, O’Toole güneşten nefret ediyor. Bunun için de Sicilya’ya gitmesi, üstelik yazın en sıcak günlerini orada geçirmek mecburiyetinde kalması hiç hoşuna gitmemiş. «Güneşi hiç sevmem, ama şimdiye kadar da hep açık havada ve sıcak ülkelerde film çevirmeye mecbur kaldım,» diyor. «Lawrence’in birçok sahnelerini kızgın Arabistan çöllerinde çevireceğimi haber alınca, bu filmden vazgeçmeyi bile düşündüm.»

Gerçekten de, Peter O’Toole daha çok sisli ve puslu havaları, hele yağmur altında dolaşmayı çok seviyor. En hoşlanmadığı şeylerden biri de traş olmak. Son zamanlarda Robenson’vari, makasa tarağa, gelmiyen cinsinden gür bir sakalla dolaşmasının sebebini soranlara, «Merak etmeyin, bunun son çevirdiğim ‘Lord Jim’ adlı filmdeki rolümle ilgisi yok,» diye cevap veriyor. «Benim gibi doğuştan tembel biri için traş olmak emin olun büyük bir yük. Günde en az 10 dakikamı traş olmak için harcadığımı düşünün, bir ayda kaybedeceğim vakte yazık değil mi? Ben de hiç olmazsa tatilimde, böyle bir zaman kaybını önlemek için traş olmayı boykot ettim.»

Peter O'ToolePeter O’Toole, İrlandalı çok fakir bir ailenin çocuğu. Bu yüzden gençliği zaruret içinde geçmiş.

Peter hayata atılınca, önce gazetecilikte şansını denemek istedi. Sonra, bir ara, küçük bir tiyatroda sahneye konulan vasat bir piyeste rol aldı. Kendisi gibi sahne sanatçısı olan eşi Sian, o sıralarda genç bir kızdı ve aynı tiyatroda çalışıyordu. Peter, Sian’a deli gibi aşık oldu. Tiyatro iflas edip, perdelerini kapayınca, Peter’le Sian da evlendiler… Bugün genç çiftin iki çocukları var, Sian sahneden tamamen ayrılmış, kendini evine hasretmiş.

Peter O’Toole kendini birçok bakımdan babasına benzetiyor. Bunda da haksız değil. Babası her gün bir şişe viski ile, birinden ötekini yakarak devamlı sigara içermiş. Arkadaşları da Peter için «Ondan, tıpkı bir fabrika bacası gibi durmadan duman tüter,» diyorlar. üstelik Peter, babası gibi, at yarışlarına ve müşterek bahislere meraklı.

Peter O’Toole’ün mesleği hakkında da kendine özgü tuhaf fikirleri var. «Hemen her aktör, şöhret sahibi olunca aktörlüğü ile yetinmez, rejisörlük de yapmak ister, halbuki ben öyle değilim,» diyor. «Ben sadece aktörüm ve sonuna kadar da aktör kalmak arzusundayım. Ama bir tercih yapmak zorunda kalsam sahneyi, perdeye tercih ederim. Bu arada sahnede oynamayı sevmediğim tipler de vardır. Mesela, Hamlet. Fakat, Kıral Lear’e de bayılırım. Günün birinde Kıral Lear’i oynamadan aktörlüğü bırakmıyacağım.»

(Alıntıdır. Bkz. https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/ses-dergisinin-1964-tarihli-38-sayisi/)

10.02.2017 14:12

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar

  • Yayınlandı: 26 Ağustos 2015 12:21

    Alper Keskin

    cok tatlı bakmıyo mu küçük kız ya :)