Menü

Bob Dylan’ın Dönüşü

Müzik dünyasının harika çocuğunun «John Wesley Harding» isimli parçası yine listeleri altüst etti. Plak bir ayda yarım milyon sattı.

Amerika’da bir sabah gazetelerini açanlar, baş sayfada müzik dünyasının harika çocuğu Bob Dylan’ın bir motosiklet kazası geçirdiğini öğrendiler. Sanatçı yirmi saattir komadaydı ve hala hayatta olması bile mucize sayılıyordu.

Tahminlerin aksine Dylan ölmedi; yaşadı. Fakat bir daha da onu gören olmadı. Aylar, tam bir sessizlik içinde geçti. Efsanevi şöhret yine bir efsanenin ardına gizlenmişti. Kimisi yüzünün parçalandığım ve yaralarının geçmesine rağmen onun insan içine çıkamayacak halde olduğunu söylüyordu. Kimisi de sakat kaldığım, hatta bu hale dayanamayıp çıldırdığım iddia ediyordu. Ama yerini yurdunu bilen yoktu…

Nihayet bir gazeteci, onun New York’un Woodstock mmtakası yakınlarında gizlendiği evi buldu. Dylan burada eşi Sarah ve oğlu Byron ile tam bir gizlilik içinde yaşıyordu.

Önce konuşmak istemedi, sonra caydı.

– «Hayatta her felaketi tattım» dedi. «İnsanlardan kaçtım. Açık havada tepemde yıldızları görerek uyuduğum geceler çok oldu. Bazen trenlerde, bazen parklarda yattım. Dövüştüm, dövdüm, dövüldüm. Barlarda çalıştım. Deliğe tıkıldım. Benim geçmişim öyle karanlıktır ki, ne kadar anlatsam içinden çıkamazsınız.»

Asıl adı Bob Zimmermann’dı. 1942 yılında Amerika’nın Minnesota eyaletinde dünyaya gelmişti. Aslen Yahudi olan ailesinin fertlerini çocuk yaşında kaybetmiş hayatta tek bir akrabası kalmıştı. O da Las Vegas batakhanelerinde, onu bunu dolandırmakla geçiniyordu.

Bob, 10 yaşında şarkı yazıp bestelemeye başladı. Kendi kendine gitar çalmayı öğrenmişti. Sonradan Minneapolis Üniversitesi’nin müzik bölümüne birkaç yıl devam edip bu dalda iyi bir öğrenim gördü. Bob Dylan yoksulluk, Vietnam savaşı, ırkçılık konusundaki şarkıları ile kısa zamanda Amerikan gençliğinin ilahı olmuştu.

Önceleri, onun melodileri duygulu ve şiirli bir hava taşıyordu. İçindeki tehdit ifadesi bile yumuşatılmıştı. Bunlar çekingen bir gencin şarkılarıydı. Dylan, bu şarkıları sabırla tekrar ediyor ve her geçen gün genişleyen halk topluluklarına mal ediyordu.

Sonra birden onun da tavrı değişti. Ve Newport Festivalinde öfkeli bir «pop» şarkıcısı olarak ortaya çıktı. Sırtında siyah meşin ceket, ayağında çizmeler ve gümüş mahmuzlar. Elinde elektro gitar… Melek ruhlu şarkıcı, bir anda zebani oluvermişti sanki.

Derken o kaza başına geldi ve kimse bir daha Bob Dylan’ın sözünün edildiğini işitmedi. Ta ki, yukarıda da belirttiğimiz gibi bir gazeteci yerini keşfedene kadar…

Aylar süren bir kayıplık devresinden sonra o gazeteci ile ilk temas etmesi Dylan’ı tekrar halka yaklaştırdı. Hem de eski munis hüviyetiyle. Belki özel hayatında yine fırtınalar koparıyordu. Fakat şarkıları ile, artık etrafı ateşe vermek gayesini gütmüyordu. Madeni sesli elektrikli gitan da bırakmış, normal gitara ve ağız mızıkasına dönmüştü.

Şu sıralarda «John Wesley Harding» adım taşıyan bir longplay ile Dylan yine müzik dünyasına döndü. Bir ay içinde tam yarım milyon sattı bu plak.

(Alıntıdır. Bkz. http://www.tozlumagazin.net/shop/urun/ses-dergisinin-1968-tarihli-38-sayisi)

01.09.2015 10:17

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar

  • Yayınlandı: 25 Ağustos 2015 16:52

    Ayşe Bilgiç

    bir döndü pir döndü