Menü

Bolşoy Tiyatrosu

Bolşoy Tiyatrosu, Moskova’nın Kızıl Alan’ına yakın bir çevrede kurulmuş Rokko üslubuyla döşenmiş muhteşem bir yapıdır.

«Bolşoy» sözcüğü Rusça’da (Büyük) anlamına gelir. Sahnesi epeyce büyüktür. Örneğin bazı operalarda 210 şarkıcı birden sahnede yeralır. Mussorgski’nin (Kovançina) adlı operasında bir kilise yangını öylesine gerçek bir izlenim yaratmıştır ki seyircilerin nefesi bir an için kesilmektedir.



Tiyatronun üçbine yakın görevlisi vardır. Kadrosunda 450 şarkıcı, 250 dansçı, 250 müzikçi, 100 pandomim sanatçısı, 4- dekoratör, koreorgaf ve müzik yöneticisi vardır. Geri kalan ikibine yakın görevli ise teknisyenler, uzmanlar ve idari elemanlardır.

Tiyatrodan uzak olmayan dört katlı bir diğer binada gösteriler için gerekli eşya yapılır. Bunlar arasında örneğin bale patikleri öylesine rağbettedir ki batıya ihraç edilerek yüksek fiyata satılır. Tiyatronun bu işte çalışan 22 uzmanı daima işbaşındadır. Kostüm deposunda bulunan yirmibini aşkın giysiden başka yüzlerce terzi ve dikişçi kız durmadan yenilerini yetiştirir. Ayrıca çalgı onarımından tutun çok karışık teknik donatımların yapımına dek tüm ihtiyaçlar gene aynı binada sağlanır.



Bolşoy Tiyatrosu 2153 seyirci koltuğuyla Avrupa’nın en büyük salonuna sahiptir. Olağanüstü geniş sahnesinde Borodin’in (Prens İgor) adlı operası oynanırken beliren atlar insanda Moskova Hipodromu’nda bulunuyormuş izlenimi bırakır.

Sahne altındaki bir elektronik merkez sahne üzerindeki üç ayrı noktadan duman, sis, bulut için gerekli maddeleri püskürtmeye yarar. Ayrıca bir kapalı devre televizyon donatımı da türlü yönetim noktalarına konmuş, 25 ekrana sahnede olup bitenleri yansıtır. Bolşoy uzmanları tarafından gerçekleştirilen ışık sistemi dünyanın bu alanda en başarılısı sayılmaktadır. Bu sistem bütün doğa olaylarım uzaktan komutayla gerçekleştirmeye yeterlidir.



Bolşoy Tiyatrosu’nda en iyi koltuk 65 lira, en ucuzu ise 10 liradır. Hemen bütün gösterilerin biletleri çok önceden satılır. Bir Sovyet vatandaşı kuyrukta saatlerce sıra bekleyerek ancak birkaç ay sonraki gösteri için bilet bulabilir.

Bolşoy Tiyatrosu’nun tarihi oldukça eskidir. İlk Bolşoy 1776 yılında zengin amatör sanatçılar tarafından kurulmuştur. Bu fikri ortaya atan Prens Urussov ise ahşap bir binada başlamış, gösterileri yıllarca sürdürmüştür. Yapı 1780 yılında yanmış, Prens Urussov kalıntıları Michael Madox adlı bir İngilize devretmiştir. Bu bilgili ve çalışkan yabancı gösterilerin kalitesini kısa sürede profesyonel bir düzeye ulaştırmış, bu yeni atılım savaş ve devrimlere rağmen sürekli bir gelişime yolaçmıştır



Bolşoy Tiyatrosu’nun barındığı binalar türlü yangınlarla kül olup gitmiş, sonuçta günümüzdeki yapı tamamlanarak 1856’da İtalyan bestecisi Vincenzo Belini’nin (İ. Puritani) adlı operasiyla hizmete girmiştir. Yapı yeni klasik üslupla heykeller ve Grek biçiminde sütunlarla süslenmiş, elli milyon altın Ruble’ye çıkmıştır.

Moskova’ya özgü bale üslubunun gelişimi özel bir bale kuruluşuyla başlamıştır. Moskova Bale Okulu resmen Bolşoy’a bağlı olmamakla beraber adı halk arasında (Bolşoy Bale Okulu) dur. Tiyatronun 250 dansçıdan kurulu kadrosu için eleman bu kaynaktan sağlanır. Okulun 600 öğrencisi ve 30 öğretmeni vardır. Öğrenciler sekiz yaşlarındaki çocuklardan seçilir. Bu seçim için ritm duygusu, kemik yapısı ve refleks testleri yapılır, çocukların dirençleri konusunda kesin yargıya varmak amacıyla ana-babalarının hastalık fişleri incelenir. Sekiz ile on yıl süren öğrenim sonunda her yıl yaklaşık yüz öğrenci mezun olur, bunlar arasında en başarılı yirmisi Bolşoy kadrosuna alınır, diğerleri Rusya’daki bale topluluklarına gönderilir.



Bolşoy’un en önemli özelliklerinden biri repertuar ve gösteri planının rejim ilkeleriyle ters düşmesidir. Bu repertuarda başlıca 70 opera ve bale yeralır. Bu eserlerde ne yoldaş sözü duyulur, ne de kızıl bayrak sallanır. Konularının tümü de çarlar, prensler çevresinde döner, soyluların aşklarını anlatır, saray baloları gösterilir. Bu nedenle Bolşoy sahnesinde traktörler yerine kilise mumları, devrimci işçi koroları yerine Ortodoks duaları okuyan müjikler, Lenin yerine Çar Boris Godunov, Kızıl Ordu Yerine Napoleon’u yenilgiye uğratan Mareşal Kutozov’un askerleri yeralır.

Bolşoy Tiyatrosu’nda sahneye çıkmak için yabancı devletlerin ünlü sanatçıları sıra beklemektedir. İlk olarak bir Türk sanatçısı Meriç Sümen, Bolşöy Tiyatrosu’nda sahneye çıkmıştır. (Giselle) adlı eserde dansederek üstün başarı elde etmiştir.

(Alıntıdır. Bkz. https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/alkis-dergisi-gurubu-1976-tarihli/)

22.02.2021 00:21

Kategoriler:   Bayat Haber

Yorumlar