Menü

Brian Birch Raporu

BİRCH’ün gitmesi… Mansell’in gelişi… Transfer… Metin Oktay’ın Transfer Kurulu Başkanlığından, Genel Kaptanlığa getirilişi… Yeni mevsimin açılışı… Kütahya’daki kamp… Sonra hazırlık maçları…

Galatasaray’da günler, haftalar, aylar böylece geçti. Mevsim başındaki iki kupayı Fenerbahçe ile Beşiktaş paylaştılar. Galatasaray bu sevinçten yoksun kaldı.



…Ve Galatasaray, tüm hazırlık maçlarında, sonuçlar bir yana, oyun bakımından ileriye dönük sağlam umutlar besletemedi. İlkten, takımın kondüsyonu tutarlı bir yükseliş içinde görünmedi. Bazı oyuncular «ilerde daha iyi olacaklar» düşüncesini besletirken bazıları günü gününe uymayan nitelikte göründüler. Tüm bunların görünüşteki nedeni «Henüz mevsim başında olunması»ydı. Oysa, gerçekte, durumun başka nedenleri vardı. Bunların başında, futbol kadrosunda futbolcularla futbolcular, teknik yöneticilerle – futbolcular, futbolcularla yöneticiler arasında uyum ve dayanışmanın sağlanması geliyordu.

Galatasaray’da hemen hemen tüm futbolcular yöneticilerin tutumundan yakınıyorlardı. Kadrodaki futbolcuların yarıdan çoğu, yakın dostlarına «Bizi gören yönetici görmemezlikten geliyor. Bırakalım iki – üç kelime konuşmayı selam bile vermiyorlar» diye içlerini dökmeye başlamışlardı. Bu arada Bülent ve Tuncay’a karşı takınılan tutum da artık gözlerden kaçmayacak ölçüde belirginleşmişti. Kulübe yakın çevreler «Haydi Tuncay’a karşı gösterilen ilgisizliğe aklımız eriyor, diyelim. Ama şu günlerde sakatlığını gidermek için tek başına uğraşıp duran Bülent niçin unutuldu» diyorlardı.



MANSELL’İN DURUMU…

Sarı – Kırmızılı takımdaki ikinci sorun Mansell’in «kapalı kutu» durumunun çözülememiş gibi görünmesiydi. Mansell hemen her fırsatta «Peşin hükümlü değilim» diyordu. Ama kulüpte «Mansell, Birch in bıraktığı rapora çok değer veriyor» söylentisi de giderek yoğunlaşıyordu. Gerçekten de Brian Birch, bıraktığı sporda B. Mehmet için «Koşmaz… Takımı satın almış gibi oynar». Tuncay için «İkilik çıkarır, geçimsizdir». Gökmen için de «İşe yaramaz. Satılmalıdır» demişti, işte Mansell’in B. Mehmet ile Gökmen’e kancayı takmış bulunması Birch’ün raporuna bağlanıyordu.

Mansell ise bu konuda «Yok öyle şey… istediğim futbolu oynamayan takıma giremez» diyordu.



METİN OKTAY’IN DAVRANIŞLARI…

Galatasaray’daki birbirine bağlı sorunlardan birisi de Metin Oktay’ın görevlerinin nerede başlayıp nerede bittiğinin kesinlikle belirlenmemiş gibi durumda olmasıydı.

Metin Oktay’ın görevi «Genel Kaptan» olarak saptanmıştı… Bu görevin verilişindeki amaç yöneticilerle futbolcular ve Mansell ile futbolcular arasında köprü kurmasıydı. Metin Oktay bir yandan bunu yapmaya çalışırken bir yandan da antrenmanlara çıktığı, futbolcuları çalıştırdığı oluyordu. Nitekim bu yüzden, Mansell de olmadığı için Boluspor maçında takımı Metin Oktay yapmış, kendi transfer ettiği Ali, Fatih, Yılmaz’ı orta sahaya koymuştu. Maç başlarken stada gelen Mansell ise ilk yarı sonunda üç oyuncuyu da takımdan çıkarmıştı. Mansell bu konuda «Takımı ben yaparım, yapmazsam da giderim» diyordu.



İşte Mansell, bu üç futbolcuyu bir daha orta sahada oynatmamış. Metin Oktay’ı işine karıştırmamak için kesin tutum takınmıştı. Ve bu durum futbolcular tarafından iyice anlaşıldığı için başlangıçta Metin Oktay’a besledikleri saygı azalmıştı. Son bir olay ise bu saygıyı yeniden azaltmıştı. O da şuydu: Metin Oktay bir toplantıda futbolculara «Şimdi burada olmayanlardan birini sevgilisinin evine giderken yakaladım» deyip adını da söylemişti. Bunun üzerine, özellikle eski futbolcular, toplantıdan sonra, kendi aralarında «Bunu bize söyleyeceğine çağırıp arkadaşımızı uyarsaydı. Hatta gerekirse ceza da verseydi. Bu tutumla disiplin sağlanmaz, herkes birbiriyle yüz-göz olur diye söylenmişlerdi.



Böylece Oktay’la futbolcular arasına soğukluk girmişti. Bu soğukluk Mansell’in de gözünden kaçmamıştı. Nitekim Galatasaray’ın İzmir’e gidecek kadrosunu saptarken Metin’e tek söz söylemeden yardımcısı Tamer Kaptan’ı çağırmış «Yaz bakalım» diyerek futbolcuları saydıktan sonra «İşte İzmir’e bunlar gidecek. Gereğini yap» demişti.

İşte bütün bunlar, Birch’in Galatasaray’dan gitmesine rağmen etkenliğinin hala devam ettiğini ve de asla yeni futbolcular yüzünden Sarı – Kırmızılı takımda bir soğuk hava estiğini, yeni antrenör Mansell in de giderek Metin Oktay ile yetki konusunda sürtüşeceğini göstermektedir.

(Alıntıdır. Bkz. https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/hayat-spor-dergisinin-1974-tarihli-25-sayisi)

20.01.2021 00:04

Kategoriler:   Spor

Yorumlar