Menü

Bu Kurşundan Hayır Gelmez

İnsan bazen her çareye başvurur da bir şey elde edemezse, ister istemez söylenen sözlere aldanmaya başlar. Hani deva bulamadığı yaralarına kocakarı ilaçları denemek, derdine çare bulamadığı zaman da batıl inançlara sığınmak gibi… Zerrin’in de başında bir beladır dönüyor ki sormayın. Günlerce uğraşıp zorla verdiği kiloları tekrar almaya başlamasından tutun da, evine hırsız girmesinden, sevgilisi Müslüm Toprak’ın yeni aldığı BMW’yi park ederken duvara vurup, yepyeni arabaya tamirci eli değdirmesine kadar başına gelmedik terslik kalmadı. Çok bilmiş yakınları bunu hemen nazara bağlarken, üstüste baktırdığı her fal da “Sende büyü var” demeleri de sanatçıyı çileden çıkardı. Görülmemiş bir show yaratmış, kısa sürmüştü ama hala yankıları devam ediyordu. Zengin mi zengin bir sevgilisi vardı.



Yediği önünde yemediği ardındaydı artık. Nasıl nazara gelmezdi, ama kim neden büyü yapabilirdi ki? Sonunda herkesin “Bu büyüyü çözdür” demeleri üzerine falcı falcı gezen Zerrin bir türlü derdine çare bulamayınca işin başa düştüğünü anladı. Hemen gerekli malzemeyi edinen sanatçı, evinde işlerine yardım eden Çiğdem ile yakın bir arkadaşını çağırıp, öğrendiklerini bir bir anlattı. Ve iki kız bir anda evin içini telaş yuvasına çevirip, zar zor başına kurşun dökebildiler ve anlamadan uzun süre çıkan şekilleri sökmeye çalıştılar. Tabii her kafadan bir ses çıktı ama, çıkan seslerin, benzetilen şekillerin bir faydası olmayacağı da apaçık ortadaydı. Bu karmaşıklığın ardından kendi hallerine saatlerce güldükten sonra umutsuzca “İnşallah yaran olur” demekle yetinmeleri gerektiğini de gayet iyi biliyorlardı. Ve bu işi iyi bilen birisini bulabilme ümidiyle dağılan evi toplarken de aksiliklerin gerçek nedeninin dikkatsizlik ve umursamazlık olduğunu farkedemiyorlardı nedense…

(Alıntıdır.Bkz:http://www.tozlumagazin.net/shop/urun/sey-dergisinin-1984-tarihli-17-sayisi/)

30.09.2020 17:34

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar