Menü

Can Düşmanları Sarmaş Dolaş

Eğer bir daha iki artistin birbirleri hakkında atıp tuttuğunu duyar da onların yanyana geldiklerinde birbirlerinin gırtlaklarına sarılacaklarını zannedersiniz yanılırsınız. Biz de bu yargıya Ahu Tuğba ile Banu Alkan’ı muhabbet kuşları gibi görüntülediğimiz zaman vardık zaten…

Şu sanat piyasası denen arena öyle bir yer ki, burada birbirlerini öldürmek için savaş veren, rekabet eden kişilerin davranışlarına, sözlerine bir Allah’ın kulunun akıl sır erdirmesi olası değil…

Görüyoruz, duyuyoruz ve yazıyoruz devamlı… “Falan hatun, falan hatun hakkında şunları, bunları söyledi…” Hadi arkasından verilen cevaplar… Karşılaşsalar saç-saça baş-başa herkesin gözü önünde birbirlerine girecek, en ağıza alınmayacak sözleri sarfedip, hatta daha da ileri giderek erkeklere özenti içinde yumruklarını, tokatlarını konuşturacaklarını zannedersiniz… Hatta, zannetmekle kalmaz “mutlaka” dersiniz…

Sakın siz siz olun emin konuşmayın.. Biz de öylesine emin konuşuyorduk ki, hele Ahu Tuğba ile Banu Alkan’ın gerek basında, gerekse sinemadaki soyunma savaşı öylesine büyük boyutlara ulaşmıştı ki, onları yanyana, canciğer kuzu sarması görmek, birbirleri için ağıza alınmadık laflar söylemelerinden sonra gerçekten imkansızdı…

Ama dedik ya bu arenada dönen olaylar zincirine akıl sır erdirilmiyor diye…

Banu Alkan özellikle son iki yıldır başa güreştiğini iddia ederken, hiç rakip tanımadığını ve diğer soyunan isimlerin ise kendisine muhatap olmayacağını iddia ediyor ve çevirdiği filmlerde kendi deyişi ile adını “sürmanşet” yazdırıyordu. Ahu Tuğba ise çevirdiği filmlerdeki cüretkâr sahneleriyle Banu Alkan’ı gölgede bırakıyor ve gişe garantisi oluyordu yapımcı için. İşte bu iddialar ikisinin arasını iyice açtı. Çünkü ikisi de kendinin büyüklüğünü ilân etmişti… Can düşmanları bile onların yanında masum kalırdı. Ama onları geçen akşam Gala Kulüp’te aynı masada, üstelik birbirlerinin içine girecek derecede samimi ve sarmaş dolaş görünce önce gözlerimize inanamadık.. Hayret ki ne hayretti…

Sanki o sözleri söyleyenler, onlar değildi.. Tıpkı muhabbet kuşları gibi küçük seslerle adeta şakıyorlardı… Bir muhabbet.. Bir samimiyet sormayın gitsin. İşte can düşmanları sarmaş dolaş karşınızda, o sözlerini hatırlayın ve bir kez daha bakın fotoğraflara. Ne diyorsunuz?…

(Alıntıdır.Bkz:https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/sey-dergisinin-1984-tarihli-26-sayisi/)

18.07.2019 19:41

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar

  • Yayınlandı: 6 Haziran 2017 16:37

    Kenan Sağırlı

    Dış etkenler insanları ister istemez birbirlerine düşman ediyor. Aslında her ikiside kendine özgü özellikleri olan sanatçılardı.