Menü

Cazın En Yetkin Teknikçisi McLaughlin

John McLaughlin’in Trilok Gurtu ile beraberliği 1988’den beri sürüyor. Oregon ile çalışmalarından da tanınan Gurtu, şu anda dünyanın en özgün vurmalı ustalarından biri. Bir yanında Elvin Jones ve Airto Moreira gibi kılavuzların etkisi, diğer yanında engin bir Hint geleneği var. İcrayı tümüyle yerde oturarak, çömelerek, dizleri üstünde yükselerek, ayak değiştirerek; sopa, fırça ve ellerini kullanarak gerçekleştiren Trilok Gurtu, tam anlamıyla seyirlik bir “olay”.



McLaughlin, son iki yılım bu üçlü formunu koruyarak geçirdi. Live At the Royal Festival Hail adlı albümünde Gurtu’nun yanında başta Kai Eckhardt’ın da adı geçiyordu. Şimdi Eckhardt’ın yerinde yeni bir elektro bas virtüözü, Dominique Di Piazza var. McLaughlin üçlüsünün son albümü Que Alegria’yı son zamanlarda sıkça dinleyen biri olarak, İstanbul’un olağanüstü bir bas olayıyla karşı karşıya geleceğini söylebilirim.

Gitarist için ritm ve armoni adına uçsuz bucaksız bir deney laboratuarı gibi görünen üçlü, McLaughlin’in göz kamaştırıcı serüveninin sonuncu uğrağı. Ardından ne gelir bilinmez, fakat sanatçının bu deneyimi sevdiği ortada.



Modem cazın vazgeçilmez adı John McLaughlin bugün 50 yaşında. Dopdolu bir müzik yaşamı var. Esin kaynağı, Jim Hail gibi, Django Reinhardt. 1960’ların ilk yansını Jack Bruce, Eric Clapton ve Mick Jagger gibi rock yaratıcılarıyla geçiren McLaughlin, George Fame’in Blue Flames’i, Graham Bönd ün Organisation’u ve Brian Auger’in Trinity’si ile de çalıştı. İlk solo albümünü 1968’de Extrapolation adı ile çıkardı.

1969’da ABD’ne gitti ve Tony Williams’m grubu Lifetime’a katıldı. Hemen ardından da Miles Davis tarafından In a Silent Way ve Bitches Brew albümleri için stüdyoya çağrıldı.



1970’de, gum Sri Chinmoy’un müridi olan McLaughlin, basist Rıck Laird, kemancı Jerry Goodman, piyanist Jan Hammer ve davulcu Billy Cobharn’la 1971’de ünlü Mahavishnu Orchestra’yı kurdu.

1975’te dağılan Mahavishnu Orchestra’yı Shakti dörtlüsü izledi. 1970’lerin sonuna doğru Paris’e yerleşen McLaughlin, 1980’lerin ilk yarısını Al Di Meola, Larry Coryell ve Paco De Lucia ile akustik gitar çalışmaları yaparak geçirdi. 1984’te Mahavishnu Ochestra’yı yeniden kurdu ve bir de albüm çıkardı.



Cazın en yetkin teknikçisi sayılıyor. McLaughlin cazda Doğu ile Batının kavşak noktası olarak da gösteriliyor. Kimilerine göre, saksofonda Coltratıe ne ise, gitarda da McLaughlin o.

Kuşkusuz, bilenin de bilmeyenin de üçlüden öğreneceği, duyacağı pek çok şey var. En iyisi, Jim Hail konseri ile McLaughlin gösterisini art arda, en önemlisi dikkatle izlemek.

(Alıntıdır. Bkz. https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/tiyatro-dergisinin-1992-tarihli-17-sayisi/)

02.01.2021 03:30

Kategoriler:   Bayat Haber

Yorumlar