Menü

“Çılgın Bakireler”

Gelişmiş, az gelişmiş, gelişmemiş olsun; her ülkede belli bir seks müşterisi vardır. Daha doğrusu seks, dünyanın her yerinde (ama az, ama çok) insanların ilgisini çeker… Drascovic bir güzel biliyor bunu… Bildiği için de Marco adlı delikanlının Amerikalı zengin nişanlısı ve İtalya’nın dilberleriyle giriştiği “aşk! ve seks!” serüvenleri sinemanın tüm kurallarına sırt çevirerek, açık açık anlatıyor… (Burada anlatıyor yerine “gösteriyor” demek daha doğru).



Ne geçişlerde bir “fikri takip”, ne çerçevelerde bir plastik endişe, ne anlatımda bir dramatik olgu bütünlüğü gözetilmiş… Marco genç kızlarla ilişki kuruyor, sonra iş cinsel ilişkiye gidiyor… Onun bittiği noktada hemen yenisi başlıyor. Tabii bu arada ilginç “detaylar”, peş peşe perdeyi kaplıyor. Kesinlikle bir sinema olayı değil “Çılgın Bakireler”, ama altı haftadır dolu sinemada oynuyor. “Mutlu Evlilik” (ki, onun başka iddiaları da var) de bir o kadar oynuyor, bir başka sinemada… Evet, kesinlikle bir sinema olayı değil, yedinci sanata teğet bile geçmemiş bir film, ama bir “olay”…

Haaa, merak edersiniz belki: Filmin adı “Çılgın Bakireler” ya, kanmayın, filmde hatun çok ama bir tek “bakire” yok…

(Alıntıdır. Bkz. https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/sanat-dergisinin-1975-tarihli-114-sayisi/)

29.12.2020 17:30

Kategoriler:   Bayat Haber

Yorumlar