Menü

Coşkun Özarı’ya Kulak Verin!

Türk Futbolunun akla gelen ilk sorununun tesis yetersizliği olduğunu söyleyen Coşkun Özarı, «sorun»a parmağını basan adamdı. «Sahaların bozukluğu taktik uygulamalarını güçleştiriyor» diyen Coşkun Özarı, teknik adamdı.

«Milli takımın başarılarında, benim oyuncular arasında kurduğum dostluk ilişkilerinin payı büyüktür» diyen Coşkun Özarı, duygusal adamdı.

«Bizde yöneticiler amatör, futbolcular profesyonel… Bu da dengesizlik yaratıyor» diyen Coşkun Özarı, gerçekçi adamdı.

Ve Coşkun Özarı, bu sorunlar hamurunu bilinçle yoğurup, son yıllarda Türk futboluna yeni bir kişilik getirmiş adamdı.

Zürih dönüşü konuştuk Milli Takım çalıştırıcısıyla… Yüzünde, Milli Takımımızın Avrupa’da yansıyan başarılarının mutluluğu vardı. Bununla birlikte «Türk futbolunun sorunu» denilince «düşünen adamlarsa özgü gerçekçiliğiyle; «Önce tesis…» diye başladı:

TESİS SORUNU…

«Önce tesis yetersizliğinin giderilmesi gerekir. Artık takımların otellerde kamp yaparak maça hazırlanmaları dönemi kapanmalı, sürekli kamp yerleri kurulmalı. Bunun için Avrupa’daki spor kuruluşları örnek alınabilir.

Buna paralel olarak sahaların da futbol oynayacak şekilde düzenlenmesi gerekir. Bozuk saha futbolu, özellikle taktik uygulamalarını güçleştiriyor. Yoksa, bizde de kişisel yetenekleri üstün futbolcular var. Ama, top kontrolüne olanak vermeyen bozuk sahalarda bunlardan yeterince yararlanamıyoruz.

Birçok kulübümüzün antrenman sahası yok, olanlarınki ise yürekler acısı… Soyunma odaları yürekler acısı…»

Coşkun Özarı, bu yetersizliklerin giderilmesinde Devletin de katkıda bulunması görüşüne katılıyor, bu arada Futbol Federasyonunun son yıllardaki tutumunu olumlu buluyor. «Futbol Federasyonu kulüpler ve futbolcularla yakın ilişkiler kuruyor. Öte yandan yönetmeliğe getirilen ek maddelerle kulüpler ve futbolcular daha rahat bir ortama girdiler» dedi Özarı…

YÖNETİCİ SORUNU…

Kulüplerin uygulamaları, futbol okulları ve yabancı antrenörler konularındaki sorularımızı ise «Kulüp yöneticileri» paragrafında toplayan Milli Takım antrenörü, görüşlerini şöyle sıraladı:

«Öncelikle belirteyim ki bizde yöneticilerin amatör, futbolcuların profesyonel olması bir dengesizlik yaratıyor. Yöneticiler fazla sıkıntıya girmektense gözalıcı davranışları benimsiyorlar. Bu da uzun süreli projelere yönelmelerini engelliyor. Futbol okulları gibi… Gerçi futbol okullarının kurulması kolay iş değildir. İngiltere gibi ülkeler bile bunu gerektiği gibi başaramamışlardır, ama bu durum, bizim bu tür girişimlerden kaçınmamızı gerektirmez. Amaç, çocukların boş saatlerini değerlendirmek olursa daha da kolaylaşır.

Yabancı antrenörler konusuna gelince… Ben, yabancı – yerli tartışmasından daima kaçınmışımdır. Bence «iyi antrenör» önemlidir. İyi antrenörü de bizim koşullarımızla dışarda bulmak güçtür. Yabancı antrenörlerin bize en büyük yararı, yöneticilerin teknik adamlara karşı tutumlarını değiştirmeleri olmuştur. Yöneticiler, eskisi gibi takımın kuruluşuna, oyununa, kısaca teknik adamın görevine karışamamaktadır artık…»

DIŞ MAÇ SORUNU…

Coşkun Özarı, son kez Türk futbolunun sorunu olarak «uluslararası tecrübe yoksunluğu»na değindi ve bu sorunla kulüplerle Milli Takım arasında bir bağlantı kurdu:

«Kulüplerin de Milli Takımın da ortak sorunu dış sahalara yeterince açılamamak… Bir Brezilya takımı Dünya Kupasından üç ay önce Avrupa turnesine çıkarken, bizim takımların yaptıkları maç sayısı gülünç kalıyor.

Milli Takımımızın son başarıları Avrupa’nın dikkatini çekiyor. Zürih’teki son toplantıda 1961 yılından beri düzenlenmekte olan Avrupa Uluslararası Kupası’na çağırıldık.

Milli Takımımızın başarısında kulüp takımlarının iyi olması, kulüp antrenörlerinin milli futbolculara titizlik göstermeleri, benim şahsi ilişkilerim ve oyuncular arasında kurduğum dostluk ve en başarılı taktiği bulmuş olmamız en büyük faktörler… Amacımız, bunların sürekli olması, tüm güçlüklerine rağmen yukarıki sorunların çözümlenmesi gereklidir.»

(Alıntıdır. Bkz. https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/hayat-spor-dergisinin-1974-tarihli-4-sayisi/)

16.07.2019 04:48

Kategoriler:   Spor

Yorumlar