Menü

Daha İyisi Mümkün

KIBRIS harekatı ile gücünü ve onurunu dünyada bir kez daha kanıtlayan ulusumuz, bu başarısına bir yenisini ekleyerek güreşte parlak bir sonuca ulaşmanın mutluluğu içerisinde. Gördük ki, spor alanında vurucu gücümüz olan güreşimizin büyük bir ilgiyle geliştirildiği, desteklendiği ve yeterli düzeyde organizesine gidildiği takdirde çok daha üstün başarılara ulaşabileceği bir gerçektir.



Artık bu şampiyonanın bize verdiği moral gücünden yararlanarak güreşimizin bir çok sorunlarına ışık tutabilir, sevindirici sonuçlara kısa zamanda ulaşabiliriz. Ancak hemen ekleyelim, eğer bu başarı bizi gevşetir, sorunlara çözüm arama yerine iş yine savsaklanmaya bırakılırsa önümüzdeki şampiyonalarda bu sonuca ulaşmak bizim için erişilmesi güç bir amaç olur. Bu arada elde edilen başarıda bir kaç tecrübeli güreşçiye düşen payın büyük olduğu unutulmamalı. Bunların yerine ileride mindere çıkacak genç güreşçilerin vakit geçirilmeksizin yetiştirilmeleri gerekiyor.



BÜYÜK SINAVIN BAŞARILARI

Bu şampiyonada takımımız adına en iyi güreşleri yapan Mehmet Uzun 82 kiloda bir yıldır güreşmesine rağmen peşpeşe en güzel güreşlerini çıkartırken Kanadalıyı, iranlıyı, Bulgari, Avrupa İkincisi Doğu Almanı, Dünya İkincisi Romanyalıyı yenip yalnızca Avrupa Şampiyonu Sovyet güreşçisine yenildi ve dünya ikincisi oldu. Son yıllarda büyük bir sarsıntı geçiren Ali Rıza Alan ise Batı Alman, Polonya ve Romeni tuşla yenerken Japon’a mağlup olup, Sovyet güreşçisiyle berabere kalarak dünya ikinciliğini kazandı. Böylece Ali Rıza Alan alnının akıyla güreşe veda etti. Şampiyonaya çok iyi başlayan Mehmet Güçlü ilk olarak Japonu, sonra dünya İkincisi Doğu Almanı ve arkasından Moğol ile Romeni tuşla yenerek finallere yükseldi.



Ancak finalde çok bitkin gözüktü ve bu nedenle dünya üçüncüsü olabildi. Mehmet Güçlü bir çok güreş otoritelerinin «Ondan bir şey olmaz» görüşlerinin aksine bu başarısının gelecek için bir umut olduğunu ortaya koydu. Dünya üçüncüsü Vehbi Akdağ ise ilk turlarda iyi göründü, ancak finalde bekleneni veremedi. İlk kez 68 kiloda güreşen Mehmet Sarı gerçekten övgüye değer güreşler çıkararak dünya dördüncüsü oldu. Sarı bu siklete oturduğu takdirde daha büyük başarılar elde edebileceğini gösterdi. Dünya dördüncüsü olan Alaaddin Yıldırım bekleneni veremedi. Oysa Yıldırım Lozan’da 1973 yılında yapılan şampiyonada tansiyonu düşük olduğu halde Dünya Şampiyonunu yenmişti. Dünya altıncısı olan Hayri Polat ise müsabakalara iyi başlamasına rağmen 82 kilodan 74 kiloya düşmesi ve fazla enerji harcaması nedeniyle daha üstün bir başarıya ulaşamadı.

Bu şampiyona aynı zamanda, şimdiye kadar söylenenlerin aksine fazla kilo düşerek başarıya ulaşamayacağını bize göstermiş oldu.



DİĞER ÜLKELER NE YAPTILAR?

Öteki ülke güreşçilerine gelince; Dünya birincisi olan Sovyetler Birliği güreşçileri 6 birincilik, 2 ikincilik ve bir üçüncülük alarak dünya minderlerinde rakip tanımadıklarını bir kez daha kanıtladılar. En teknik güreşçileri 57 kiloda Yumin, 68 kiloda Nasrullaev ve 90 kiloda Tadeşvili’ydi. Bu arada belirteyim, Sovyet kadrosu oluşturulurken yapılan seçmelerde yalnız iki eleman rakiplerini yenmiş ötekiler yenilmişlerdi. Ancak teknik kurul seçmelerde başarısız olmalarına rağmen bu kadronun şampiyonaya katılmasına karar vermişti.

Dünya İkincisi olan Bulgaristan bekleneni veremedi. Ancak, kendisiyle görüştüğüm Bulgar Güreş Milli Takımının çalıştırıcısı Radoslavo en fazla 48 kiloda dünya şampiyonu olan Hasan İsaev ve 62 kilo dünya ikincisi olan 19 yaşındaki Yekov ve 90 kiloda (tartıda 83 kilo çıktı) dünya ikincisi olan İsmail Abilov’dan memnun kaldığını söyledi.



Dünya dördüncüsü olan Moğollar ise çok kötü kur’a şansına rağmen güreş tarihlerinde ilk kez bir dünya şampiyonu çıkararak güreşte günden güne ilerlediğini gösterdiler. Dünya beşincisi olan Japonya ise geçen yıla oranla çok daha üstündü. Ve böylelikle 1973 yılında Tahran’da yapılan Dünya Şampiyonasına tamamen yeni bir ekiple gelen Japonlar gelecek şampiyonalarda daha güçlü olabileceklerini ortaya koydular. İran ve Amerika ise bu şampiyonaya zayıf ekiplerle gelirlerken beklenen başarıyı veremezlerdi kuşkusuz. Bu davranışları aynı zamanda Dünya Şampiyonasının değerinin de düşmesine yol açtı.

(Alıntıdır. Bkz. https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/hayat-spor-dergisinin-1974-tarihli-27-sayisi)

19.01.2021 23:56

Kategoriler:   Spor

Yorumlar