Menü

Delta Rhythm Boys İstanbul’da

1942 senesinde, Amerika’da, Mississippi Nehri deltası üzerinde kurulmuş olan New-Orleans şehrindeki Dillard Üniversitesinde müzik tahsil eden 4 genç zenci, profesörlerinin teşvikiyle bir vokal topluluğu kuruyorlar. Verdikleri konserlerde öylesine başarı kazanıyorlar ki, üniversite, topluluğu üç aylık bir Güney Amerika turnesine gönderiyor. Dönüşlerinde New York’ta karşılarına bir artist ajanı çıkıyor ve hemen bir anlaşma yapıyor. Sonra topl elemanları, «Delta Rhythm Boys» ismini alıyorlar.

ŞÖHRET YOLUNDA: New York’a gelişlerinin 4. ayında, birçok vokal toplulukları içinde, «Sing out the news» isimli bir revünün başrolü için angaje ediliyorlar. Revü Broadway‘de başarı ile 6 ay temsil ediliyor. Müteveffa, ünlü prodüktör ve rejisör Mike Todd’un sahneye koyduğu müzikal bir revüde gene başrolü alan Delta Rhythm Boys’lar, dünyaca şöhret yapan «Helzapoppin» revüsünde de başarı sağlıyorlar.

Copacabana, The blue angel, Zanzibar ve Ruban blue isimlerindeki gece kulüplerinde de uzun süre çalışan topluluğun bu arada doldurduğu plaklar kapışılıyor ve «Take the a train» ile «One O’Clock jump» satış rekorları kırıyor.

Bu arada, memleketimizde de bir zamanlar oynamış olan «Bahriyeliler Geliyor» ve «Deliler Evi» müzikli filmlerinden başka, daha bir seri müzikal filmlerde rol alıyorlar.

22 senedir durmadan dünyayı gezip müzik yapan bu ünlü topluluk, bu kerede de İstanbul’un gece kulüplerinden birinde çalıştılar. Topluluğun şefi Lee Gaines’in ağzından özelliklerini dinleyelim:

«22 senedir müzik yapıyoruz. Şimdiye kadar içimizden bir kişi sıhhi sebepler yüzünden, diğer iki kişi de müzik hocalığı yapmak için ayrıldılar. Yerlerini kısa zamanda doldurduk. Asıl müziğimiz, ırkımızın müziği olan Blues. Fakat halkın hoşlandığı müziği de yapıyoruz. Yani bir nevi ticari müzik. Zaman zaman genç nesle de hitap etmeye çalıştık. İyi müzik her yaşa hitap eder. Fakat gençler iyi müziğin yanı sıra, kendilerini, iradeleri harici coşturan bir takım garip seslerin ve tempoların cereyanlarına kaptırıyorlar. Bu geçicidir. Zira, dolaştığımız memleketlerde çalarken, bu gençler bizi de dinlediler ve alkışladılar.»

delta rhythm boysBu şöhret yılları içinde topluluğun, hatırasını unutmadığı bir hadise başlarından geçmiş miydi? Bunu sordum. Yumuşacık bas bir ses gülerek, «1953 senesinin son günü, Paris’te, Mulen Ruj gazinosunda söylüyorduk. Bu bizim Fransa’daki ilk konserimizdi. Parça bittiği zaman saat tam gece yarısıydı. Parçayı söylerken, bitimini öyle ayarlamıştık, halk yeni yıla girerken bizi dinlemek mecburiyetinde olmasın ve birbirini tebrik etsin istemiştik. Parça tam 24′ te bittiği halde, halk, bizi çılgınca alkışlayarak yeni yıla girdi. İşte bu sıcak ilgi, meslek hayatımızda, hatırladıkça daima gözlerimizi dolduran bir hatıradır.»

Ben resimlerini çekerken, onlar «Batı Yakasının Hikayesi» ndeki «Maria» yı söylüyorlardı.

(Alıntıdır. Bkz. https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/ses-dergisinin-1965-tarihli-3-sayisi/)

09.02.2017 18:45

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar

  • Yayınlandı: 26 Ağustos 2015 14:21

    Sinem Selin

    bende bende gitmiştiiiim :))