Menü

Dil Yarası

İşte çok uzun süredir beklenen bir uzunçalar daha çıktı. İki yıl önce piyasaya sürdüğü film müziklerinden oluşan ”Leyla ile Mecnun” adlı uzunçalarını hayranlarının bile gerçek anlamda bir plak olarak kabul etmediğini belirterek Gencebay’ın üç yıldır plak olarak kabul etmediğini belirterek Gencebay’ın üç yıldır plak dünyasındaki yokluğundan sonra bu yapıtının nasıl büyük ilgi gördüğünü uzun uzun antalmamıza gerek yok. Plak şirketinin verdiği resmi rakamlara göre daha ilk üç haftasında 100.000 adete yaklaşan yasal kasetleri ve 20.000 adete yaklaşan plak satışı Orhan Gencebay’ın hala eski hayran potansiyelini taşıdığını gösteriyor. Ne var ki plak yapmadığı üç yıllık süre içinde Müslüm Gürses, İbrahim Tatlıses ve Ferdi Tayfur gibi arabeskin diğer yıldızlarına krallık tacını zaman zaman elinden kaptırdığıda gerçek. Şimdi bu uzunçalarıyla arabeskin taçsız kralı olduğunu bir kez daha ilan eden Orhan Gencebay ne ilginçtir ki bu kadar süre zarfında besteci olarak bir adım öteye gidememiş.



Yeni eserlerindeki kulağa gelen değişik ezgilerin arabesk kalıplarında pek fazla kullanılmayan enstrümanlardan kaynaklandığını belirtirsek kutlanacak kişinin aranjör Orhan Gencebay’dan başkası olmadığı ortaya çıkar. Bu arada yeni uzunçalarında dikkatimizi çeken bir başka nokta da eskisi gibi şarkı sözü yazarlığına önem vermemesi. Üç yıl öncesine kadar plaklarında en fazla bir şarkısını Ali Tekintüre’nin ve Vural Şahin’in şiirlerinden oluşturmuş. Uzunçaların buram buram Gencebay kokan eserleri ”Gitti de Gitti,” ”Dil Yarası” ”Kahrolayım” ”İlk Göz Ağrım” ve ”Hangi Rüzgar” yıllar öncesinin Orhan Gencebay’ı gibi büyük patlama yaptıracak zenginlikte değil. Ama bunun yanısıra biraz gazelli biraz oynak ritmli ”Sev Beni” adlı şarkısı oynattırıcı özelliğinden ötürü Gencebay’a daha çok puan kazandırabilir. ”Sevecekmiş Gibisin” ”Zulüm” ”Hangi Rüzgar” ve ”İzin Ver Şu Gönlüne” Orhan Gencebay’ı özleyenlerin, özlem giderebilceği klasik çizgideki diğer yapıtları… Arabesk müziğin en bariz özelliği olan karamsar, kötü kaderci şiir yapısından mümkün olduğu kadar sıyrılmaya çalışan ve başaran Orhan Gencebay’ın bizce en çok kutlanacak yanı da bu…

(Alıntıdır.Bkz:https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/sey-dergisinin-1984-tarihli-50-sayisi/)

15.10.2020 17:32

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar