Menü

Dört Büyüklerin Zirve Toplantısı

DÖRT büyüklerin yıllardır beklenen zirve toplantısı nihayet geçtiğimiz hafta içinde Hilton Oteli’nin Lalezar barında yapıldı!. Toplantıda müzik dünyamızın dört şöhreti, Erol Büyükburç, Özdemir Erdoğan, Timur Selçuk ve Alpay, meslek hayatlarında ilk defa yanyana geldiler ve belki inanmayacaksınız ama, iki saat boyunca değil kavga etmek, münakaşa bile etmediler.. İki saatlik toplantıda müzik dünyamızın dört şöhreti önce hafif batı müziğinin tarifini yaptılar, sonra bugüne kadar yaptıklarını, yapmak istediklerini gözlerimizin önüne serdiler, toplantıyı «Popüler müziğimizin bugünkü durumu» konusuyla kapadılar. Konserin en neşeli, en çok konuşan üyesi Özdemir Erdoğan toplantıyı popüler müziğin tarifini yaparak açtı:



– «Popüler müzik espri ve yenilik demektir» diye söze girdi ve devam etti: «Ben yıllardır Fransız ve İngiliz ölçülerine göre okumayı tercih ettim. Fakat Fransız ve İngiliz müziği bizim hislerimize hiçbir zaman hitap etmiyordu. Bu gerçeği Türkçe sözlü parçalar söylemeye başladığım zaman anladım. Halkım, hangi tür müziği beğenirse onu yapmak benim vazifemdi. Akdeniz müziği Türkiye’ye en uygun gelen müzik türüydü. Yaptığım Yunan parçası «Duyduk Duymadık Demeyin»in tutmasının sebebi bence budur. Fakat bundan sonraki çalışmalarımı beste üzerine sürdürmek istiyorum.»



Erol Büyükburç Özdemir Erdoğan’ın fikirlerine iştirak ediyor, Özdemir’in sözlerini şöyle tamamlıyordu: «Biz herşeyden önce birer vedetiz. Önce starlık vasfımızı muhafaza etmemiz gerekir. Büyük sanatçı, halka kabul ettirmek istediği şeyleri verirken starlığından birşey kaybetmeyen sanatçıdır.»

Erol Büyükburç son günlerde yaptığı halka dönük müzikten dolayı kınanıyordu. Elbette hedef olduğu ağır tenkitlere verecek cevapları vardı:

– «Ben de tıpkı Özdemir gibi müziye İngilizce sözlü parçalar okuyarak başladım. Uzun süre bu tarz müzik yapmam, bu türden fazlasıyla esinlenmeme yol açtı. Dikkat edilecek olursa ilk bestelerim tamamen batı tarzındadır. Fakat ben devamlı bir arayış peşindeydim. Memleketimin hislerini yansıtan gerçek bir yörüngeye girmek istiyordum. Ve bunu da başardım. Yaptığım şeyler her şeyiyle Türk olduğu için de on yıldır zirvede kalmayı başardım. Şu anda yaptığım müzik tenkit edilebilir. Fakat ben ne yapmak istediğimi gayet iyi biliyorum. Kendime güveniyorum. İsteyen istediğini söylesin!.»



Özdemir Erdoğan ve Erol Büyükburç’un sözleri burada bitmişti. Sözlerini özetlemek gerekirse yapmak istedikleri şey starlık vasıflarını muhafaza ederek halka batı müziğini sevdirmekti. Oysa, Timur Selçuk’la Alpay böyle düşünmüyorlardı. Timur Selçuk fazla konuşmuyor, halka son sıralarda çok kötü şeyler verildiğinden, söz ediyor. Bu arada kim iyi müzik yaparsa, kazanır» diyordu. Alpay ise fikirlerini şöyle açıklıyordu:

– «Ben müzikten para ve şöhret beklemiyorum. Kötü müzik yapmaktansa sokağın ortasına çıkıp, domates satmayı tercih ederim! Sanat hayatımda hiç kötü birşey yapmadığım için bu konuda fazla konuşarak kendimi müdafaaya kalkışacak değilim..»

Sıra müziğimizin bugünkü durumunun tenkitine gelmişti. Özdemir Erdoğan son günlerde yapılan müzik cereyanlarından çok ümitliydi:



– «Bu hale gelinceye kadar neler çektik bilemezsiniz.. Para, o günlerde bizim en büyük düşmanımızdı.. Aldığımız ücret azdı, bugünkü gibi astoronomik rakamlar yoktu, çalışacağımız yerlerin sayısı mahduttu. Bugün bu sıkıntılar nispeten hafiflemiş durumda. Tabii bunda en büyük pay batı müziğini halka sevdirenlerde.. Bizden sonrakiler, bizim getirdiğimiz noktadan başlayacakları için, muhakkak bizden daha kaliteli olacaklar..»

Erol Büyükburç son günlerde ortaya çıkan folk modasından hayli şikayetçiydi. «Onlar daha kısa pantolon giyerken biz Kinstom Trio’yu ezbere bilirdik. Yunus Emre’yi banco ile söylemek öze dönmek değildir.» diyordu.



Bu konuda Alpay da Erol Büyükburç’un fikirlerine katılıyor, folkta ihtilal diye bir mefhumu kabul edemeyeceğini açıklıyordu. Timur Selçuk ise iyisi yapılan her şeyin yanındaydı. «Folkun da, soulun da, undergroundun da iyisi yapılsın ben yanındayım,» diyordu..

Zirve toplantısı iki saat sonra bitmişti. Dört büyükler teker, teker Hilton Oteli’nden ayrılırlarken otel personeli etraflarını sarmış, şöhretli şarkıcılarımızdan imza ve resim alıyorlardı.

(Alıntıdır. Bkz. https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/ses-dergisinin-1970-tarihli-22-sayisi)

24.11.2020 16:09

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar