Menü

Dünyanın İlgi Odağı Slyvester Stallone

Dünyanın her yanından mektuplar yağıyordu evime. Herkes bana övgü dolu satırlar karalıyor ve adeta yalvararak imzalı fotoğraflarımı istiyordu. Bazılarının üzerinde, hayatlarını değiştirecek kadar etkili olmuştum. Rocky filmlerini seyredenler, boksa merak sarıyordu ve sporcu bulamayan bazı okullar, fazla talepler karşısında ne yapacağını şaşırıyordu.

Değişik konuların arayışı içindeydim. Yönetmenliğini yaptığım «Yaşıyorum» adlı filmde, John Travolta’yla kamera karşısına geçtim. «Zafere Kaçış» adlı film de en az Rocky kadar dünyanın ilgisini çekti. Derken, Rambo-2 ve Rocky-4 filmleri beni dünyanın bir numaralı aktörü yaptı.



Birbiri ardına çevirdiğim filmlerle, birdenbire aranılan bir aktör olmuştum. Yaşantım oldukça değişmişti. Daha önce ben yapımcıların yanına giderken, şimdi onlar beni günde en az iki kez arıyorlardı. Ofisimde ve evimde sürekli olarak telefonlar çalıyor ve hayranlarım benimle konuşmak istiyorlardı.

Dünyanın her yanından mektuplar yağıyordu evime. Herkes bana övgü dolu satırlar karalıyor ve adeta yalvararak imzalı fotoğraflarımı istiyordu. Bazılarının üzerinde, hayatlarım değiştirecek kadar etkili olmuştum. Rocky filmlerini seyredenler boksa o kadar merak sarıyorlardı ki, ülkedeki spor okullarında birdenbire öğrenci artışı olmuştu. Öğrencileri çalıştıracak sporcu bulamayan okullar, fazla talepler karşısında ne yapacaklarını şaşırmışlardı.



Spor okullarına konuk oluyordum

Bazı okullardan, kendilerini bir kez olsun ziyaret etmem konusunda istek mektupları alıyordum. Bir okulun isteğini kabul edip, gittiğimde koskoca spor salonu kalabalıktan neredeyse yıkılacaktı. Herkes sürekli sorular soruyor ve fotoğraflarımı almak için birbirleriyle yarışıyorlardı. Halktan bir kişi olduğumu hiçbir zaman unutmadığım için, bu tür ziyaretlerimi daha sonra da sürdürdüm. Özellikle kimsesiz çocuklar için yapılan yardım kampanyalarında, hep seve seve görev aldım.



Yeni projelerim vardı

Yine değişik konuların arayışı içindeydim. Ünlü futbolcu Pele’den Michael Caine’e kadar uzanan çok sayıda tanınmış oyuncunun rol aldığı «Zafere Kaçış» adlı film, en az Rocky kadar dünyanın ilgisini çekti. Yönetmenliğini yaptığım «Yaşıyorum» adlı filmde John Travolta’yla kamera karşısına geçtim. Bu filmde ben çok küçük bir sahnede görünmeme rağmen, yönetmenlikte de oyunculuğum kadar başarılı olduğumu ispatladım. Travolta’nın oyunculuğu ve benim yönetmenliğim sayesinde, bu film de bütün dünyada çok beğenildi ve çok iyi iş yaptı.



İlk Kan’ın Rocky kadar beğenilmesinden sonra, bu filmin de İkincisini çevirmeye karar verdim. Bu filmde de yine Asya’nın bir ülkesinde tutsak olan askerleri kurtarmaya tek başına gidecekti Rambo. Rambo-2’nin çekimlerine başladığım zaman, artık dünyanın bir numaralı oyuncusu olarak tanınıyordum. Ancak, yine de içimde bir boşluk vardı. Bunun en büyük nedeni de karımla artık iyice bağlarımızın kopması ve benim özel yaşantımda yalnız kalmamdı. Dünyanın en büyük aktörü olan ben, evime geldiğim zaman, büyük bir hüzün duyuyordum. Ama oyunculukta olduğu kadar, aşk hayatımda da talihin yüzüme güleceğine ve hayatım boyunca beklediğim kadının elbet bir gün karşıma çıkacağına inanıyordum,

Gişe rekorları kırdı

Rambo-2, gösterildiği bütün ülkelerde gişe rekorları kırıyordu. Rocky’den sonra şimdi de Rambo, sinemanın kahramanı olmuştu. Ve bütün Amerikalılar için, Rambo bir zafer simgesiydi artık. Gençler Rambo tipi kısa yelekler giyip bantlar takarken, çocuklar da artık Rambo’culuk oynuyorlardı. Bütün oyuncak mağazaları Rambo’nun kullandığı silahlara çok benzeven oyuncaklar üretmeye başlamışlardı. Rambo tişörtleri kapışılarak satılıyor, posterler ise artık sokaklara asılıyordu.



Aşk meleği beni hatırladı

Yoğun film çalışmaları, bana yalnızlığımı unuttursa da, hayalimdeki kadının eksikliğini yüreğimde duyuyordum. Sonunda aşk meleği beni de unutmadı ve aşkın sihirli oklarım beklenmedik bir anda fırlatıverdi. Bir gün sekreterim, son filmimde benimle birlikte oynamak isteyen genç yıldızların resim ve listelerini uzatınca, birden donup kaldım. Şahane sarışın bir kadın, fotoğraftan bana gülümsüyordu. O an, kendi kendime, «İşte, aradığını sonunda buldun» dedim. Profesyonel bir manken olan ve benimle oynamak isteyen genç yıldızın adı Brigitte Nielsen’di. Yani daha sonra, bütün hayatımı yeni baştan yaratacak olan kadın…

(Alıntıdır.Bkz:https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/ses-dergisinin-1986-tarihli-35-sayisi/)

14.01.2021 21:19

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar