Menü

Edip Akbayram da Meze Oldu

EDİP AKBAYRAM DA ARTIK MEZE OLDU…

Para dahilen şu sihirli kavram insanoğluna neler yaptırmıyor, neler… Hatta bir zamanlar insanın her önüne gelene gururla söylediği sözleri bile unutturabiliyor, daha da ötesi kendi kendisini tekzip ettirebiliyor…



-“Ben halkın sanatçısıyım, içkiden gözü dünmüş para babalarının mezesi olmadım, bundan sonra da olmayacağım. Bugün bir gazinoda sahneye çıksam hayranlarımdan kaç kişi beni izlemeye gelebilir. Oysa bir halk konseri verdiğimde tüm hayranlarım beni İzlemek olanağını bulduktan gibi, üstelik “hesap çok mu gelecek, inşallah ceketi burada bırakıp çıkmayız” diye sorunları da olmuyor…” sözleriyle gelen gazino tekliflerini geri çeviren Edip Akbayram şimdi bu sözlerini çoktaaan unuttu bile…

Evet, halkın sanatçısı Edip Akbayram geçtiğimiz hafta “Lutesse” gece kulübünde loş ışıklı, içkili masalara üç gece süren bir müzik ziyafeti çekerek o bir zamanlar cesaretle ve peynir ekmek yer gibi söylediği sözlerini de tozlu raflara kaldırdı. Bu olay ise pop-folk’un yegane temsilcisi Akbayram’ın “artık içkili masalara meze olduğunu ve de tatlı paraya yenik düştüğünü” gösteren gerçeğin ta kendisinden başka bir şey değildi.



HİÇBİR İBO BENİM GİBİ ÖPEMEZ

Batılı insanların en doğal davranışlarından biri, olan dudak dudağa öpüşmek bizde Ve atıdan gelen her yenilikde olduğu gibi kısa zamanda etkisini gösterince, tabii ki bu modanın başını da halka yeni yeni davranış biçimleri empoze etmekte üstüne olmayan sinema ve sahne dünyasının isimleri çekmişti…

İşte onlardan biri de canlandırdığı komik kişiliklerdeki öpüşmeleriyle seyircilerinin sevgisini kazanmış Feridun Karakaya… Yani namı diğer Cilalı İbo…



Canlandırdığı kişiliklerde olduğu gibi gerçek yaşamında da oldukça espritüel bir kişiliğe sahip olan Feridun Karakaya felekten bir gece çalmak amacıyla geldiği Gülizar Gazinosu’nda şarkıcı Sevim Sevil’i köşeye sıkıştırıp öyle bir can havil ve kendine özgü tavrıyla dudaklarından öptü ki, öpülen de, izleyenler de şaşırıp kaldılar… Ve onların bu şaşkınlığı sırasında da Cilalı İbo zafer kazanmış komutan edasıyla hangi İbo’ların kulağını çınlatmak istediyse ”hiç bir İbo benim gibi öpemez!” diyerek üstünlüğünün tartışılmaz olduğunu dile getirdi….

ÜÇ KUŞAĞIN KOALİSYONU

Arkadaşlıklar, dostluklar, birlikte yaşanan günler kolay kolay unutulmayacağı gibi, çekilen çilelerin getirdiği tecrübeler de yeni kuşaklara birer örnek oluyor…



Sinemayı ele alalım… Ekmek parası uğruna beyaz perdede oynayan aktörler ne çile çekmişler, saçları sinemada çektikleri bu çile ve tecrübelerle ağartmışlar ve kendilerine emektar dedirim işlerdir…

İşte Eşref Kolçak, işte Hayati Hamzaoğlu bu aktörlerdendir. Gerçek sanatçı, sinemanın vefalı sevgilileridir…

Şu sıralarda yeni çekimine başlanan ve başrolünü Orhan Gencebay’ın oynadığı ”Kahır” adını taşıyan bu filmde Eşref Kolçak, Hayati Hamzaoğlu, Yusuf Sezgin ve genç aktörlerden Salih Kırmızı biraraya geldi.



Yani üç nesil… Yusuf Sezgin sinemaya başladığı zamanlar Eşref Kolçak ile Hayati Hamzaoğlu zirvedeydiler. Bu yüzden Yusuf Sezgin onların sanat güçlerini kendine örnek olarak almıştı..! Zamanla Yusuf Sezgin üne ulaştığı zaman sinemaya fotoromanlarla tanınan Salih Kırmızı adımını attı… İşte bu üç nesil bu filmde Orhan Gencebay’ın alt kadrosunu oluşturuyor. Eşref Kolçak ve Hayati Hamzaoğlu tecrübelerini konuşturarak, Yusuf Sezgin ile Salih Kırmızı da bu tecrübelerden yeni şeyler öğrenerek…

(Alıntıdır. Bkz. https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/sey-dergisinin-1983-tarihli-13-sayisi/)

02.12.2020 23:57

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar