Menü

Efkariye Kulakların Pasını Sildi

İSTANBULLULAR zaman zaman, «Hadi şöyle Boğaz’a doğru uzanıp, felekten bir gece çalalım» derler. Böyle felekten çalınan gecelerde genellikle Boğaz kıyısındaki lokantalardan birine gidilir, çoğu zaman bir piyanistin çalıp söylediği müzik eşliğinde önce biraz yenilir, içilir, zaman zaman dans edilir, kafalar biraz dumanlanmaya başlayınca da, dansın yerini göbek havası alır ve piste çıkılıp şıkır şıkır göbek atılır. Bu her gece yeniden sahneye konan değişmez bir piyestin de. Bu kez yapımcı ve yönetmen Çetin Ener, bu eğlence türüne bir değişiklik getirmek istemiş…

Çetin Ener, Boğaz kıyısındaki bir lokantada önce İbo’yu sahneye çıkarıyor. İbo piyano, bas ve davuldan oluşan bir orkestra eşliğinde izleyicilere önce sevilen Hafif Batı Müziği ve caz parçaları sunuyor, daha sonra Türk Hafif Müziği parçaları ile programına devam ediyor. Bir süre sonra sahneye, son ayların arabeskçilerinden Efkariye geliyor. İkisi birlikte birkaç parça söyledikten sonra İbo sahneden iniyor ve Efkariye sevilen arabesk şarkılarla programına devam ediyor. Çetin Ener amacını şöyle anlatıyor:



«Seyirciyi 2-3 yıldır alışageldiği müzikal formdan uzaklaştırmak istedim. Yani ne yalnızca orkestra, ne de yalnızca piyano – solist. Hafif Batı Müziği’nin sevilen eski parçalarını yeniden yaşatmak ve seyirciyi coşturmak istedik.»

(Alıntıdır. Bkz. https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/ses-dergisinin-1981-tarihli-26-sayisi)

03.10.2020 15:54

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar