Menü

Ekrana Giden Yol Rejisörün Midesinden Geçer

Bir zamanlar Yeşilcam rejisörleri gözdesiydi,şöhret meraklısı kadınların,kızların.Ne zaman ki TV ülkemizde böylesine etkin bir araç oldu;TV yönetmenleri,sinemacıların papucunu atıverdi dama.Ve yine sinema için söylenen “Şöhrete giden yol rejisörün yatak odasından geçer” sözü, TV dünyasında, “Ekrana giden yol,rejisörün midesinden geçer” esprisine dönüşüverdi.Çünkü herşey bir yemek davetiyle başlıyor,karşılıklı içilen kadehlerin ardından,daveti veren kişi,bu kez beyaz camın davetlisi oluveriyordu…



Müzik dünyasına bir veya iki şarkı ile adım atan isimlerin ilk işi bu şarkıları denetime göndermek oluyor.Yapıtların ucuzluğu,denetimcilerin nabzına göre hazırlanışı,işlerini büyük ölçüde kolaylatıyor ve şarkı “Yayınlanır” damgası ile geliveriyor önlerine.Ve işte işin asıl önemli yanı bundan sonra başlıyor.

Bu şarkı ile kendilerini ekrana çıkaracak bir yönetmen. Ve asıl önemlisi tanışma faslı.Tanışmalar genellikle yemekli ve müzikli bir ortamda oluyor nedense. Yönetmen ve sanatçı birbirlerini daha yakından tanıma olanağı buluyorlar!..



İşte geçtiğimiz hafta Baküs Restaurant’ta tanık olduğumuz bir tanışma örneği ve iki kahramanı!… Genç TV yönetmeni Kahraman Afyonoğlu da bir çok yönetmen arkadaşı gibi, şantöz Gülay Alp’in yemek davetine hayır diyemedi.Başbaşa yedikleri yemek sırasında ŞEY objektifine yakalanan ikiliden Gülay Alp, zafer kazanmış kumandan edasıyla gülümserken, Kahraman Afyonoğlu ise, “Ne yapalım bir çaresini bulacağım”gibilerinden bakıyordu…

(Alıntıdır. Bkz. https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/sey-dergisinin-1981-tarihli-42-sayisi/)

16.01.2021 17:46

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar