Menü

Elazığspor Deplasmanda

ÜÇÜNCÜ Lig’den sonra Birinci Lig’in de rotaya girmesiyle gittikçe canlanan futbol, bu kez İkinci Ligle birlikte tam anlamıyla yığın mücadelesinin kasırgasına dönüşmüş olacak. Evet… ilk yarısı 21 eylül 1974 tarihinde başlayıp 12 ocak 1975 tarihinde sona erip, ikinci yarısı 19 şubat 1975’ten 25 mayıs 1975 tarihine kadar sürecek olan İkinci Türkiye Ligi’ne bu hafta giriyoruz. Geçen yıl yer alan takımlardan Lüleburgazspor, Erzurumspor, Bandırmaspor ve P.T.T.’yi göremiyoruz bu yıl. Onlar Üçüncü Lig’de oynarlarken yerlerini Kırıkkalespor, Karabükspor, Çorumspor ve Rizespor’a terkediyorlar.



Bu yeni ekiplerden Kırıkkalespor ve Karabükspor Kırmızı Grup’ta yer alırlarken, Çorumspor ve Rizespor da Beyaz Grup’ta mücadele edecekler, ilk haftanın programı ise şöyle. Beyaz Grup: Ankara Demirspor – Uşakspor, Vefa – Konya İ. Yurdu, Rizespor – Aydınspor, Tirespor – Sivasspor, Kütahyaspor – Şekerspor, Altınordu – İskenderunspor, Çorumspor – Gençlerbirliği, Balıkesirspor – Beykoz.

Kırmızı Grup: Sarıyer – Kırıkkalespor, Antalyaspor – Sakaryaspor, Mersin İ. Yurdu – Orduspor, Manisaspor – Kocaelispor, Maiatyaspor – Denizlispor, Hatayspor – Karabükspor, Gaziantepspor – Eskişehir D. Spor.

Oldukça çekişmeli ve heyecanlı geçen karşılaşmalarına tanık olduğumuz Türkiye İkinci Lıgi’nin futbolumuza olumlu katkılarda bulunması dileği ile tüm takımlara başarılar dileriz.



ELAZIĞSPOR seyirci açısından güçlü, ama puan açısından gerçekten şanssızdı. İlk dakika golü ve 89 dakika süren beraberlik umudu Elazığspor’un tüm hesaplarını alt üst ederken tribünde takımlarına moral veren yüzlerce «Gakgoş» memleket özlemini bir galibiyet ya da beraberlikle giderememenin üzüntüsü içerisinde stadı terkediyordu. 1 – 0’lık avantajın üstüne yata yata maçı götüren Galata karşısında, öfke gidermekten gol atamayan ve gole en yakın oldukları zaman bile bu olanaktan yararlanamayan Elazığsporlular uzunca bir yoldan geldiklerini yenilgiye ana gerekçe olarak gösteriyorlardı.



Ancak hakemlerin gözle görünür hataları da yok değildi. Faul yapan Elazığsporlu ise «Sarı Kart»ı gösteren, Galatalı ise «Yapma ayıp» diyen orta hakem İsmail Yaltırık başarısız bir yönetim göstermiş, karşılaşmanın zaman zaman durmasına ve yer yer sert hareketler içinde geçmesine neden olmuştu. Elazığspor çalıştırıcısı Suphi Varel ise yenilgiye üzülmediklerini iyi futbol oynadıklarını belirtiyor ve «Taraftar desteği İstanbul’da daha çok. Bizi böylesine yürekten destekleyen taraftarlarımıza teşekkür ederiz. Biz sonuca değil ama ta buralara kadar gelip bize destek sağlayan taraftarlarımıza bir galibiyet armağan edemediğimize üzgünüz» şeklinde konuşuyorlardı.



Vefa Stadı ise oynanmaya elverişli değildi. Ayak bileğine kadar kuma gönülen futbolcular ve hakemler koşmakta zorluk çekiyorlar, oyun bu nedenle canlılığını koruyamıyordu. Bu arada, bir yandan maç oynanırken öte yandan zemini düzeltmek için harç karan işçilerin durumu da ilginçti. Zaman zaman seyircilerin bile ilgisini çeken bu görüntü «Pazar günü bunları çalıştıran da kim?» düşüncesine yol açıyordu. Ancak işçiler durumdan memnundular. «Hem çalışıp para kazanıyoruz, hem de ara sıra çaktırmadan maç seyredebiliyoruz» diyerek işin böylece daha da zevkli bir hale geldiğini söylüyorlardı.

(Alıntıdır. Bkz. https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/hayat-spor-dergisinin-1974-tarihli-29-sayisi)

20.01.2021 00:41

Kategoriler:   Spor

Yorumlar