Menü

Emel Sayın Kuralına Göre Oynuyor

MARMARİS’TE deniz kenarındaki bir restorandayız. Karşımızda da Ajda Pekkan… Havadan sudan, şuradan buradan konuşurken konu Emel Sayın’a geliyor… Ajda Pekkan birdenbire tabanca gibi konuşmaya başlıyor: «Ben rakipsizim demiyorum ama, hiç kimseyi de kendime rakip olarak almıyorum. Emel Sayın’ı rakip olarak değil, hep bir arkadaş olarak gördüm.»

– Peki bu arkadaşlık neden bozuldu?..

«Ben de bunu bir türlü anlamıyorum. Egemen Bey (Bostancı) bir gün bana bir projeden bahsetti. Bir müzikal projesinden. Bu projede ben Türk müziği okuyan Emel Sayın olacaktım. Emel Sayın da Türk Hafif Müziği okuyan Ajda Pekkan olacaktı. Sonra konuşuldu, tartışıldı ve proje sahne yerine rafa konuldu.»

– Neden acaba?

«İşte bu nedeni ben bir türlü bulamıyorum. Ben Emel’e bir arkadaş, bir dost olarak yaklaşıyorum, ama yıldızlarımız bir türlü barışmıyor nedense.»

– Yani Emel Sayın mı bu projeden vazgeçti sizce?

«Tam bilmiyorum, daha doğrusu bilemiyorum Aradaki aracıların da etkisi olabilir bu işte…»

İste süperstar Ajda böyle sitem ediyordu Başka şeyler de anlatmak istiyor, ama sonra birden vazgeçiyordu…

Marmaris Festivali’nde sanatçılar adına Emel Sayın’ın konuşacağını duyan Ajda Pekkan, o gün rahatsızlığını öne sürüp oteldeki odasından dışarı çıkmıyor, sonra da İstanbullu işadamı sevgilisiyle 4 günlük bir «Mavi Yolculuksa çıkıyordu.

Ya Emel Sayın?.. O sanki boş mu duruyordu? Anlatılanlara ve rivayetlere göre o da 5 günlük bir yat gezisine çıkıyor, yanına da İstanbullu dostlarını ve yakınlarını alıyordu.

EMEL SAYIN, MARMARİS’TEN KAÇTI MI?

Örneğin geçtiğimiz İzmir Fuarı’nda kendisiyle röportaj yapmak isteyen birçok gazetecinin röportaj ve görüşme isteklerini geri çeviriyor, ve belki de «ulaşılamayan sanatçı» olmak için kulise bile iki kişi koyup, gazetecileri içeri sokturmuyordu… Aynı Emel Sayın İstanbul’dan özel olarak getirttiği bir fotoğrafçıya denizde bikini ve mayolarla pozlar çektiriyor, bunları basın organlarına dağıtmayı düşünüyordu. Oysa resimlerden bazıları bozuktu. Örneğin karın bölgesindeki yağlar ve fazlalıklar da çıkmıştı. Bozuk resimler yanlışlıkla bir günlük gazetede yayınlanınca yine üzülen, ağlayan Emel Sayın olmuştu. Bu kez yine bilmeden oyuna gelmiş, yine kahrolmuştu. Aynı olayın biraz daha değişiğini bu kez Marmaris’te yaşadı Emel Sayın. Ajda Pekkan’ın günlük bir yat gezisiyle Marmaris’ten uzaklaştığını haber alan Emel Sayın, bir rivayete göre yakın bir dostunun olduğu söylenen özel bir yatla Marmaris’ten uzaklaşmayı tercih etmişti. Ama Yat Limanı’ndaki konserine gelmeyince ortalık karışmış «Emel Sayın Marmaris’ten kaçtı» şeklinde dedikodular ayyuka çıkmıştı…

Oysa Emel Sayın son beş yılda yaşadığı bazı olaylardan olsa gerek bir hayli tecrübe sahibi olmuştu. Rolünü tıpkı bir tiyatro oyuncusu gibi usulüne uygun oynamasını biliyordu. Örneğin yat gezilerini bahane edip halktan kaçıyor, bedava halk konserlerine katılmıyor ama, yine de kendisini Marmaris’in simgesi gibi göstermeye devam ediyordu. Dedikoduların had safhaya ulaştığı bir zamanda da diğer sanatçıların konserlerini izlemek, belki de kaçmadığını ispat etmek için geceleri anfi tiyatroya gelip en öndeki yerini alıyordu. 15 güne yakın bir zaman kaldığı Marmaris’te de yine İzmir’deki taktiğin biraz değişiğini uyguluyor ve röportaj için randevu isteyen gazetecilere; «Maalesef yarım saat bile vaktim yok. Çok doluyum» şeklinde cevaplar veriyor, festivale katılmak için geldiği Marmaris’te gizli köşelerde yakın dostlarıyla güneşlenmeyi tercih ediyordu…

Sonra ne oldu diyeceksiniz?.. Festivalde sanatçılar adına açılış konuşmasını bile yapan, hemen her yerde «Marmaris»li olduğunu, Marmaris’in simgesi haline geldiğini söyleyen Emel Sayın’ı menajeri Egemen Bostancı’nın basın toplantısında açıkladığı rakamlara göre sadece 1700 biletli seyirci izlerken, rakibi Ajda Pekkan’ı ise 2100 biletli seyirci izlemiş. Ayrıca Ajda Pekkan konserinde yüzlerce seyirci yerlerde oturmak zorunda kalmış. Emel Sayın’ın amacı neydi peki?.. Güzel gözlü sanatçı, zaten Türk Sanat Müziği’nin şu andaki en büyük temsilcisi, zirvedeki en büyük ismi değil mi? Neden birtakım ayak oyunlarına, taktiklere gerek duyuyor?.. Bu bilinmez ama, düşünmeden verdiği kararlarıyla ani attığı adımlarıyla gelişigüzel uyguladığı prensipleriyle Emel Sayın «Sanat yaşamı» adlı oyundan adeta küçük roller sergiliyordu.

(Alıntıdır. Bkz. https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/ses-dergisinin-1984-tarihli-28-sayisi)

30.07.2019 13:41

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar