Menü

En Büyük Türk Futbolcusu; B. Fikret Arıcan

Fenerbahçe’miz tarihindeki iki Fikret’ten küçük Kırcan’ı daha evvelki bir yazımda ele almıştım… Bu yazımda her yönü “Büyük” olan, unutulmaz bir futbol üstadı olan değerli büyüğüm rahmetli Fikret Arıcan’ı anlatmaya çalışacağım… Genç nesil sporseverler, ne yazık ki onu seyretmek ve tanımak fırsatını bulamadılar!..



Beni ilk futbol maçına, 1936 yılında çocuk yaşta iken, dayım götürmüştü… Bu, Taksim Stadı’nda oynanan Türkiye ile Yugoslavya arasındaki milli maç idi!.. Maç 2-2 berabere giderken, Yugoslavlar ceza alanı civarında bir faul yaptılar… Takım kaptanımız olan Fikret Arıcan, topu yere koyup, bütün gücü ile şutunu attı. Top büyük bir hızla Yugoslav kalesinin sol üst köşesine ampul gibi asıldı ve sonra kalenin içine düştü. Bu suretle o zamanlar Avrupa’nın güçlü takımı Yugoslavları 3-2 yenmeği başarmıştık!..

Fikret ağabeyimi bu ilk kez bu suretle tanımış oldum. Yanılmıyorsam, bu galibiyetle 1936 Berlin Olimpiyatları’na gitmek imkanını bulmuştuk. Fikret Arıcan’ın kaptanlığındaki takımımız,orada maalesef rakip Norveç’e 4-0 mağlup olarak elenmişti… O maçta Fikret sol iç, Güneşsporlu olup Fenerbahçe’ye transfer olan Rebii Erkal (Kel) sol açık oynamışlardı…



Büyük Fikret, 1911 yılında Kadiköy’de doğmuş, futbola mahallede arkadaşları ile semtleri olan Moda Şifa’daki eski “Bakla tarlası” olan sahada başlamış!.. Bir gün burada top oynayan çocukların olduğunu duyan kulübümüz kurucularından Galip Kulaksızoğlu bey, Fikret ağabeyi izlemiş ve derhal kaydını yaptırmış!.. O genç yaşta Fenerbahçe’ye üye alınamadığından, Abdülkerim Fikret Arıcan’ın doğum tarihi 17/4/1911 ve kulübe kayıt tarihi ise 1/1/1923 olarak yazılmıştır!..

1927 yılında Bekirli, Zeki Rızalı, Alaaddinli, İsmetli A takıma, genç takımda bir müddet oynadıktan sonra daha 16 yaşında, bacak kadar bir çocuk iken alındı!.. Bu kısa boylu, cılız endamlı, incecik çocuk, hemen büyüklerince sempatiyle karşılanmasına karşın, ağabeylerinin yanında asla şımarmadan, büyük bir ciddiyet ve beceriyle oynadı!.. Topu tutuşu ve kontrolü, vücut çalımları, ani şutları ile kısa zamanda Sarı-Lacivert formanın büyük yıldızı oldu.



Bu çok yönlü futbolcuya bir jest de ünlü kaptan Zeki Sporel’den geldi.. Unutulmaz kaptan bir gün Fikret’i çağırarak, henüz 17 yaşındaki genç futbolcuya A takımının kaptanlığını verdi. Genellikle takımın sol tarafında hücuma dönük, bir süre de ortada sol haf olarak defansta oynadı. B.Fikret Arıcan yaklaşık 20 yılı aşkın bir süre Fenerbahçe forması ile ter döktü!.. Ülkemizde herkes onun soyadını bilmez, genelde Büyük Fikret olarak tanırdı!.. 1946 yılında yönetim kuruluna yurt amiri olarak girdi. Sümerbank Defterdar Fabrikası Ticaret Şefi olarak çalıştı. 1955-56 sezonunda antrenör olarak vazife gördü ve takımını o yıl şampiyon yaptı. 1983-84 sezonu sonunda benim, üçüncü başkanlığımdan sağlık sebebi ile istifa edişimden sonra, yapılan olağanüstü kongrede,başkan adayları arasında Fikret Arıcan da vardı.

Ben, Fikret ağabeye olan saygım ve itimadımdan ötürü, kongrede ağırlığımı onun lehine kullandım!.. Böylece Fikret ağabeyimiz, çok hak ettiği başkanlık mevkiine seçildi ve 1984 yıllarında bu vazifesini başarı ile götürdü… B.Fikret ağabeyimin başkanlık ettiği 1984-85 sonunda, antrenör Todor Vesselinoviç’in çalışırdığı Fenerbahçe’miz Türkiye Ligi Şampiyonluğunu kazandı.



Bu şekilde büyük Fikret Arıcan, çocukluktan 82 yaşına kadar Kulübümüze her zaman unutulmaz bir hizmetler verdi… Hatta Ankara’lı futbolcu Salim’in transferinden dönerken geçirdiği trafik kazasında Ahmet Erol ve Dr. Semih Bayülken ile büyük bir hayati tehlike atlattı!

Galatasaraylı futbolcu arkadaşı Eşfak Aykaç’ın yazdığı kitabında, ülkemizin gelmiş-geçmiş “En büyük Türk Futbolcusu” olarak nitelendirdiği Fikret Arıcan işte böyle yaşadı, böyle çalıştı ve aramızdan ayrıldı… Kendisine sorulduğunda da “ Lefter benden de daha büyük futbolcuydu!..” diyecek kadar da alçak gönüllü idi… Büyük Fikret ağabeyimizi 25 Mayıs 1993 günü kaybettik ve Karacahmet mezarlığında kabrine defnettik…

Bu büyük Fenerbahçeli ağabeyime yüce Allah’dan rahmet diliyor ve hayırlarla anıyorum !

Yazan: Faruk ILGAZ

Alıntı; Fenerbahçe Gazetesinin Ekim 2009 Yılının 70. Sayısı

14.09.2020 11:50

Kategoriler:   Spor

Yorumlar