Menü

Ercan Aktuna’nın Fenerbahçe’ye Transfer Hikayesi

1965 yılı transfer ayının ilk günü, Fenerbahçe kulübünün yönetim kurulu odasında ilginç bir transfer görüşmesi yapılıyor. Transfer komitesinin iki yetkilisi Erdal Kocaçimen ile rahmetli Muhittin Bulgurlu, yaklaşık üç haftadır Tütünçiflik’teki bir villada “Hırsız Semai” lakaplı Semai Şatıroğlu ağabeyimizin kaçırıp, Beşiktaş ve G.Saray’lılardan gizlediği genç bir futbolcuya sözleşme imzalatacaklardı… Masanın üzerinde sözleşme evrakının yanında bir de çanta duruyordu…



Muhittin Bulgurlu karşısında mahcup bir tavırla oturmakta olan, İstanbulspor’un milli futbolcusuna sorduğu “Ne kadar istiyorsun evlat” sorusuna aldığı cevap aynen şöyle idi:

“Efendim, benim için en büyük değer Fenerbahçe formasını giymektir… Siz ne uygun görürseniz kabulümdür. Buraya pazarlığa gelmedim!..”

Muhittin Bulgurlu çantadan çıkarttığı 50 bin liraya bir 5 bin lira daha ekleyip, uzatıyordu. Genç futbolcu parayı şöyle yana iterek, pazarlığa girmeden sözleşmeye imzasını atıyordu…

Ercan Aktuna idi bu genç futbolcunun adı…



1965’den 1975 yılına kadar tam 10 yıllık sürede Fenerbahçe formasını tam 340 kez giyerek, defans oyuncusu olmasına rağmen rakip kalelere 13 gol atan, “Maldini” lakabı ile Türk futbol tarihinde iz bırakan, hocası ünlü Didi’nin “Şayet Brezilya’da yaşasaydı dünyanın en iyisi olurdu” dediği Ercan Aktuna…



Bu transfer hikayesindeki en ilginç anekdot, sözleşmenin imzalanmasından sonraki diyalog olmuştu…

Ercan Aktuna, kulüpten ayrılırken, kendisi kapıdan uğurlamakta olan Erdal Kocaçimen’e;

“Ağabeycim, merak ettim, masadaki çantada kaç lira vardı!?” sorusuna aldığı cevap aynen şöyle idi:

“Rakiplerimiz senin için 160 bin liradan söz ettikleri için, biz de her ihtimale karşılık 165 bin lira getirmiştik!..”

Yönetici Muhittin Bulgurlu kulübe kazandırdığı 100 bin liraya, damardan Fenerbahçe’li olan Ergun Aktuna ise sırtına giyeceği hayalindeki Sarı-lacivertli formaya seviniyordu!.

1940 yılında Kuzguncuk’ta dünyaya gelen Ercan’ın gençliği sahillerde geçmiş bir Boğaziçi çocuğu idi… “Pire Mehmet” lakaplı Savcı yardımcısı olan amcası onu daha 7-8 yaşlarında Fenerbahçe’nin maçlarına götürerek adeta “Damardan Fenerbahçeli” yapmıştı… Daha sonra Fenerbahçe genç takımlarında top koşturan, bu arada genç milli takımda forma giymeye başlayan Ercan’ı izleyen menajer Ahmet Erol, onu profesyonel yapmak istemişse de, henüz 17 yaşında olduğu için mümkün olmamıştı. Daha sonra hocası Sabri Kiraz’ın ısrarı ile 1957’de İstanbulspor’a geçen Ercan, o günlerin güçlü kadrosu içinde zamanla kendisine yer bulmuş ve A milli takıma kadar yükselmişti… Ercan Aktuna, mükemmel fiziki yapısı, hava toplarına hakimiyeti, yerinde müdahalelerinin yanı sıra kazandığı topları oyuna sokuşu ile, döneminin tartışmasız en iyi futbolcusu olarak Fenerbahçe’ye hizmet etti. 1967-1968 sezonunda 5 kupa kazanan o efsane kadronun değişmez ismi idi. 3 Türkiye Ligi, 2 Türkiye Kupası ve bir de Balkan Kupası şampiyonlukları yaşadı. Bu süre içinde milli takımın değişmez ismi olarak 29 kez Ay-yıldızlı formayı giyerken, 5 kez de kaptanlık onurunu yaşadı…



Futbolu bıraktıktan sonra da Fenerbahçe’den kopmadı. İngiltere’de aldığı menajerlik eğitiminden sonra Emin Cankurtaran, Faruk Ilgaz ve Metin Aşık başkanların dönemlerinde Fenerbahçe’de görev yaptı. Yönetim kurulu üyeliğinde de bulunan Ercan Aktuna halen Akşam Gazetesi’nde futbol yorumculuğu yapmaktadır…

Yazan: Eyüp KARADAYI

Alıntı; Fenerbahçe Gazetesinin Ekim 2010 yılının 82. sayısı

17.09.2020 23:33

Kategoriler:   Spor

Yorumlar