Menü

Erol Büyükburç’tan Türkçe Dersi

Erol Büyükburç'tan Türkçe DersiGeçenlerde bir gece Beşiktaş’taki bir lokantada Saner Film «Bir Damat Aranıyor» filminin şerefine, filimde rolü olan artistlerle, gelecek filminde oynayacak artistlere bir yemek verdi. «Bir Damat Aranıyor» da Arap aleminde sükse yapmış aktörler de rol aldığı için yemek boyunca, Türk, Mısır, Suriye ve Irak filimciliği üzerine konuşuldu, espriler yapıldı. Gecenin en renkli siması hiç şüphesiz Tarup’tu. Bizim yerli jönler doğrusu Tamp’a Türkçeyi çok güzel öğretmişler! (Başta Göksel Arsoy, Cüneyt Arkın olmak üzere). Yemekte gördüğümüz kadarıyla, Arsoy ile Arkın’ın yerini Erol Büyükburç almış gibi geldi bize. Masada karşılıklı oturuyorlardı. Birbirlerinin gözlerinin içine bakıyorlar, kadeh tokuşturuyorlar, beraber Türkçe ve Arapça şarkı söylüyorlardı.

Gecenin en neşeli siması ise Arap aleminin en şöhretli karakter oyuncularından olduğu söylenen Ferid Şevki idi. Söylendiğine göre, Mısırlı olan bu aktöre Nasır bazı özel haklar tanımış. Mesela vergi vermiyor, istediği zaman yurt dışına çıkabiliyormuş. Bir aktörden ziyade, pankreas güreşçisine benzeyen Ferid Şevki’nin en büyük özelliği ağzına viskiden başka bir şey koymamasıymış. Hatta su bile. Bir oturuşta bir şişe viski içermiş… Hulki Saner bu aktörü yeni yapacağı filimde de oynatacağını söyleyince doğrusu onun hesabına üzüldük. Bu masrafın altından nasıl kalkacak diye!

Suriyeli komedi oyuncusu Doret Nihat ise aşağı, yukarı üç yıldan beri Türkiye’ ye gelip gidiyor. Hulki Saner’in Araplarla yaptığı bütün Co – prodücsiyon filimlerde oynadı. Fakat Türkçeyi nedense öğrenememiş. Hoş, sempatik bir çocuk. Talebe imiş. Mısırlı bir rejisör olan Niyazi Mustafa ise bütün Arap aleminin yakından tanıdığı, bir şöhret. Hülya Koçyiğit ile Murat Soydan’ın çekimine başladıkları «Boğaziçi Macerası» isimli filmi yönetiyor. Yemekte bile iş konuştu.

Ya Tarup? Ondan yazının başmda bahsettik, ama gene yazmadan edemeyeceğiz. Gecenin incisiydi. Gülüşüyle, oturuşuyla, şenliğiyle, şuhluğuyla tam bir Arap dilberi.

Erol Büyükburç'tan Türkçe DersiBizden ise Erol Büyükburç, Murat Soydan, Vahi Öz, Semih Sezerii, Afif Yılmaz gelmişlerdi yemeğe. Erol Büyükburç pek neşeliydi. Sigara sesine zarar verdiği için bir Yeni Harman paketinin jelatini ile oyalanıyor, siyah şarabını Tarup’un gözlerine baka baka içiyordu. Ayağı düzelmişti. «Şimdi bir kavga sahnesi çevirdik,» derken neşesine payan yoktu. Vahi Öz gene babacandı. Oldukça zayıflamıştı. Adeta hastalık onu eritip bitirmişti. «Bir Damat Aranıyor» da hastalandıktan sonra ilk defa kamera karşısına çıkmıştı. Her zaman olduğu gibi yine yerinde duramıyor, herkese laf yetiştiriyordu.

Saatler ilerledikçe samimiyet daha da artmıştı. Tarup’tan sonra komedyen Doret Nihat Suriye folklorundan örnekler verdi. Ve sıra Erol Büyükburç’a geldi… «Kızılcıklar» ile programına başlayan Büyükburç’a bütün salon tempo tutturarak eşlik ediyordu.

O gece geç vakitlere kadar eğlenen ekip ertesi günü tam kadro havaalanında buluştu. «Bir Damat Aranıyor» filminin son sahneleri çekildi. Semra da Arap filimcilere bir buket verilip uğurlandı. Bize, Türkiye’yi terk etmek Arap filimcilerin pek hoşuna gitmedi gibi geldi.

Bu arada filimciliğin hesabına önemli bir şey de öğrendik. Saner Film bundan sonra hep Araplarla ortak filim çevirecek ve bu filimlerde Arap aleminin ünlü yıldızlan rol alacakmış. Böylece bizler de bu sayede bir hayli Arap artistiyle tanışacak, Arap ülkelerinin yıldızlarını seyredeceğiz. Her halde yüzlerce filimde hep aynı çehreleri görmekten bıkanlar, bundan çok hoşlanacaklar.

(Alıntıdır. Bkz. https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/ses-dergisinin-1968-tarihli-41-sayisi)

10.08.2019 22:28

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar

  • Yayınlandı: 26 Ağustos 2015 09:53

    Serkan Akdemir

    Türkçesi hep düzgündü büyük ustadın