Menü

Erzurum, Spora Gönül Verdi

BÖLGE olanakları yönünden Doğu Ligi’ne katılan takımlar arasında şanslı durumda bulunan Erzurum amatör takımları bu şanslarını değerlendirmeyi başarıyorlardı. Doğu Ligi gelirleri Erzurum’un amatör kulüplerini iyi birer lokal sahibi yapmayı sağlamıştı. Genel kanı, Doğu Ligi’nin devam etmesi demek Doğu’da amatör kulüplerin yaşaması ve gelişmesi demekti Erzurumlular için. Kentin profesyonel ligdeki takımı da amatörler için ulaşılmak istenen bir amaç olmakta ve karşılaşmalarına heyecan getirmekteydi.



«PROFESYONELLİK ZARARLI OLDU»

Erzurum Bölgesi’nde tam 8 tane amatör takım vardı. Bunlar Palandöken, 12 Mart, Pasinler, Demirspor, İdmanocağı, Dağcılık, Kombine, Doğuspor takımlarıydı. Bu takımlar, mali bakımdan yeni yeni güçleniyorlardı. Çoğunun yeterince bir kulüp binası vardı. O kadar ki, bu binaya televizyon bile almışlardı.

Erzurum Bölgesi amatör takımları arasında iddialı durumda bulunan 12 Mart takımının kaptanı Necati Yankılar, Doğu Ligi şampiyonu olma amaçlarının yanı sıra Türk Futboluna katkılı olmak için de çalıştıklarını belirtiyordu. Yankılar, takım arkadaşları, Selahattin Güneş, Fazlı Bakış ve Yalçın Songün’ün bu sezon Erzurumspor, Kastamonuspor ve Şekerspor’a transfer olduklarını da sözlerine ekliyordu. Kaptan Yankılar, Doğu Ligi’nin komşu illeri birbirine daha da yaklaştırdığı kanısını özellikle belirterek «Sosyal hayatın gelişmesinde spor önemli adımları sağlar» diyordu.



Erzurum’un amatör sporuna uzun yıllar emek veren Ziya Çilingiroğlu da Doğu Ligi’ni destekleyenlerin başında geliyordu. Palandöken takımının başkanlığını yapan Çilingiroğlu, profesyonelliğin, amatör lige ağır darbeler indirdiğini ileri sürerek, «Doğu Ligi’nin getirdiği Spor – Toto geliri amatörlüğü bu darbeden biraz olsun kurtardı» diyordu. Profesyonellikteki heyecanın amatör liglerde de deplasman uygulaması ile elde edilebiIineceğini ileri süren Palandöken başkanı, bu konudaki görüşlerini de şöyle açıklıyordu: «Federasyon yöneticileri olayları önlemek amacı ile amatör ligde deplasmanı kaldırdılar. Oysa olaylar bu şekilde baltalayıcı tedbirlerin dışında da önlenebilirdi, ilgililerin bu şekildeki davranışları bir zamanlar okullar olmasa işleri daha güzel ve kolay yürüteceğini söyleyen Milli Eğitim Bakanı’nın tutumuna benziyor,»



ORDU’NUN YARDIMI

Erzurum, spor çalışmaları yönünden, oldukça yoğun bir bölgeydi. Futbolun yanısıra kayak, atletizm, güreş ve boks önemli yer tutuyordu. Eski rekortmenlerimiz Gül Çiray ve Yılmaz Sakallı bölgenin antrenörleri olarak yerlerine yeni rekortmenler yetiştirme çabasındaydılar. Bütün bu olanakların yanı sıra sporsever Vali Necmettin Karaduman ve Kolordu Komutanı Korgeneral Orhan Süerdem, yönetici ve sporculara her türlü desteği gösteriyorlardı. Özellikle Korgeneral Süerdem, Erzurum’da yeni sporcular ortaya çıkarabilmek amacıyla çok yararlı girişimler yapıyordu. Ben oradayken Süerdem Paşa 20 ye yakın asker futbolcuyu Erzurumspor’a göndertmiş, «Deneyin, işinize yarar gördüğünüzü oynatın» demişti. Tüm Erzurumlular, Türk Ordusundaki aydın generalin bu tutumunu övgüyle karşılıyorlardı.



TESİS DURUMU

Erzurum’da iki tane stad vardı. Bunların büyüğü 30 bin kişilikti. Oyun alanı çimlendirilmişti. Ne var ki bu sahada amatör takımlar değil, Erzurumspor oynuyordu. Amatör takımların maçları ise sahası toprak olan 5000 kişilik stadda yapılıyordu.

Amatör kulüplerin yöneticileri bu durumu olağan karşılıyor, «Eğer bizim maçlarımız da orada oynansa çim saha kısa zamanda bozulur» diyorlardı.

Tesis bakımından şanslı bir bölge olan Erzurum’da iki tane de kapalı salon vardı. Birisi 2000, öteki 4000 kişilik olan bu salonlarda güreş, boks ve voleybol çalışmaları yapılıyordu. Şimdilerde ise judo, hepsinin önüne geçmek üzereydi.

(Alıntıdır. Bkz. https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/hayat-spor-dergisinin-1974-tarihli-22-sayisi)

01.03.2021 02:13

Kategoriler:   Spor

Yorumlar