Menü

Fenerbahçe’de Kaleci Muamması

FUTBOL sezonunun başlamasıyla beraber ekiplerde bazı sorunlar ortaya çıktı.

Ekipler özel maçlar yaparak eksikliklerini gidermek, lige hazırlıklı ve ideal tertiplerini saptayarak çıkmak çabasındalar. Futbol otoriteleri de ekipleri çeşitli yönleriyle eleştirmeye başlıyorlar. Bu eleştiriler arasında bu sezon Fenerbahçe’nin kaleci yönünden sıkıntı çekeceği yolunda. Ben, Fenerbahçe’de bir kaleci probleminin olacağı kanısında değilim. Fenerbahçe’nin bu sezon file bekçiliğini yapacak kalecilerine bakarak yazıma YAVUZ’la başlamak istiyorum.

Yavuz bir kalecinin sahip olması gereken hemen hemen bütün yeteneklere sahiptir. Fenerbahçe’ye gelmeden ve geldikten sonra da kendisini daima izledim. Yavuz’un en büyük problemi kendinden çok teknik adamlara, yöneticilere ve taraftarlarına düşmektedir. Taraftarlar Yavuz’u yediği bazı hatalı goller nedeniyle bir türlü bağışlayamamaktadırlar ve Yavuz’u oynadığı maçlarda daima tedirgin edici tezahürat yapmaktadırlar. İşte bu yüzden Yavuz maçlarda korkarak ve ezik oynamaktadır. Bu durumda da iyi oynamayarak hatalar yapmaktadır. Yavuz, takımını ve çalışmayı çok seven bir kalecidir. Hava ve yan toplara çok hâkimdir. Bu toplara olan taymingi iyidir. Boyunun uzunluğuna rağmen çabuk ve refleksleri gayet iyi, aynı zamanda cesurdur. İyi yer tutar, psikolojik durumu iyi olduğu zaman blokajları sağlamdır. Aldığı topları el ve ayakla oyuna zamanında ve yerinde sokamaması en büyük eksikliğidir. Ayrıca, oyunu izleme bakımından da eksikliği vardır. Yukarıda saydığım nedenlerle kalede korkulu duruyor ve önündeki arkadaşlarıyla gol yeme ve hata yapma korkusuyla, en basit pozisyonlarda bile anlaşamıyor. Yavuz psikolojik olarak hazırlanıp taraftarlar da bu yönden uyarıldığı zaman Fenerbahçe kalesini iyi şekilde koruduğu görülecektir.

Adil’e gelince; bu genç de ilerisi olan bir kalecidir. Ancak görülüyor ki Adil de, Yavuz’un düştüğü psikolojik durumlara itilmektedir. Fenerbahçe’de oynamak kolay değildir elbette.

Adil genç ve tecrübesizdir. İyi kaleci olabilecek bir fiziğe sahiptir. Her türlü konuşmalara kulaklarını tıkayıp çok çalışması gereklidir. Hava ve yan toplarda iyidir. Boyunun uzunluğuna rağmen çabuk ve cesurdur. İyi yer tutmasını bilememesi ve her topu plonjon yaparak tutmaya çalışması en büyük eksikliklerindendir. Topu oyuna geç ve isabetsiz sokması da başka eksikliğidir.

Yukarıda saydığımız eksikliklerini giderip, tecrübe kazandığı zaman Fenerbahçe’de faydalı olamamasına bir sebep kalmaz.

Fenerbahçe’de bu iki genç kalecinin şimdiye dek, kendisinden çok şey öğrenmiş olmaları gereken Datcu ise, tartışmasız yıldız bir file bekçisidir. Şu günlerde elinden sakat olan ve bu nedenle Romanya’ya giden Datcu’nun en büyük şanssızlığı, artık gerçekten yaşlanmış bulunmasıdır. Bunun dışında Datcu için söylenebilecek tek kötü söz olamaz. Bence Yavuz ve Adil’in büyük şansı, oyun disiplini, oyun izleyişi, yer tutuşu, top öldürüşü ve oyun başlatışı eksiksiz olan Datcu ile aynı takımda bulunmalarıdır.

(Alıntıdır. Bkz. https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/hayat-spor-dergisinin-1974-tarihli-27-sayisi)

19.07.2019 11:37

Kategoriler:   Spor

Yorumlar