Menü

Fenerbahçe’de Tercüman Krizi

GÜLÜYORDU arkadaşımız, kahkahalarla gülüyordu. Şaşırmıştık! İnsanı şu devrelerde böylesine kahkahaya boğan olay ne olabilirdi?.. Bıraktık, belki sinirleri bozulmuştur, belki bir sorunu vardır diye.. Gülmesi devam ediyordu, meraklanmıştık..

Turgut Salgar, dergimizde yeni bir arkadaştı. Galatasaray’ı adım adım izlemekle görevlendirilmişti. Elinde bir yayın organı tutuyordu. Okudukça gülmesi daha bir çoklaşıyordu. «Anlat» dedik, «Anlat seni bu kadar güldüren olayı…» Önce sustu, başını önüne eğdi ve sonra biraz da rahatlayarak anlatmaya koyuldu.



«Dün Galatasaray idmanındaydım. Baştan sona kadar durumu en yakından izledim. Metin Oktay takımını çalıştırıyordu, idman bitmiş, herkes benim gibi dağılıp gitmişti. Ve şimdi elime bu yayın organını alınca şaşırdım kaldım. Galatasaray’ın yeni antrenörü Mansell’den beyanatlar var… Hatta hatta takımı çalıştırdığı yazılı. Oysa Mansell İngiltere’de.. Nasıl olduğuna, böyle bir şeyin nasıl yazıldığına hayretten gülüyorum…»



«Daha çok görecek, daha çok duyacaksın böyle şeyleri arkadaş» dedik. «Bak sana yeni bir örnek verelim bu konuda. Fenerbahçe, Avrupaî anlamda bir kulüp olma görüntüsüyle Didi’nin yanına antrenör olarak Basri Dirimlili ve Necdet Niş’i getirmişti. Kuşkusuz, olumlu bir davranıştı. Yalnız bir de madalyonun ters yönü vardı. Didi, kendi ana dili ve «çat, pat» İtalyancadan başka dil bilmiyordu. Türkçede ise öğrendiği kelimeler bir düzineyi geçemezdi. Bu arada atılım yapan kulüpte Didi’nin tercümanına yol verilmişti. İşte sorun burada patlak veriyordu. Peki nasıl anlaşacaktı bu üç kişi? Nasıl program yapılacak, nasıl taktik verilecek, kısaca nasıl konuşulacaktı. Çünkü Basri ile Necdet Niş de Türkçeden başka dil bilmezlerdi. Haydi hayırlısı deniyordu.»



Yalnız işin daha komik bir tarafı vardı. Demin de belirttiğimiz gibi, Didi nasıl konuşacak, nasıl derdini anlatacaktı. Onun da kolayını bulmuştu bazı yayın organları ve Didi’nin ağzından, «Fenerbahçe’yi şöyle yapacağım, Fenerbahçe’yi şuraya kadar çıkaracağım» sözlerini almışlardı.

ÖZER KONUSU

Didi, sezon sonu listesini vermiş ve transfer edilecek futbolcuların en başına Özer’i yerleştirmişti. Transfer ayı gelmiş, Göztepe yöneticileri ile pazarlığa oturulmuştu. Ağızlar, «milyon »Ia açılıyordu ama Göztepe yöneticileri «Nuh» diyor «Peygamber» demiyorlardı.



Ne var ki, «ille de Fenerbahçe formasını giyeceğim» diyen Özer, Göztepe’ye resti çekmişti. Bu durumda yasalara sığınmak gerekiyordu. Nasıl olsa ara transferi vardı ve bir yerde de Fenerbahçe için, «Tuttuğunu koparan» kulüp deniyordu. Yine üzerindeydi işin Sarı – Lacivertli yöneticiler, Didi’nin isteği onlar için her şeydi. Göztepe’de bir yumuşama görülmeye başlanmıştı. Bir yerde de Fenerbahçe’nin, vereceği milyonları kaçırmamak gerekiyordu. Bu düşünce elbette ara transferde Özer’i, Fenerbahçeli yapmaya yetecekti. Ve Özer ara transfer zamanının gelmesini iple çekiyordu.

(Alıntıdır. Bkz. https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/hayat-spor-dergisinin-1974-tarihli-23-sayisi)

02.03.2021 06:18

Kategoriler:   Spor

Yorumlar