Menü

Fenerbahçeliler İstanbul’da Nöbete Razı

Yeni mevsimi 10 Temmuz’da açarak ertesi gün Kızılcahamam’da kampa giren Fenerbahçe, geride kalan haftayı, giderek ağırlaşan kondüsyon çalışmalarıyla doldurdu.

Sarı-Lacivertlilerin kamp hayatını arkadaşlarımızdan Doğan ATILGAN izledi. ATILGAN’ın izlenimleriyle ilgili notları şöyle: Çalışmaları yöneten Basri Dirimlili ve Necdet Niş, «Ayrıntılı bir rapor hazırlıyoruz. Didi’ye sunacağız» dediler. Kampta herkes, sabırsızlıkla Didi’nin gelmesini bekliyor. Ama kimse ne zaman geleceğini bilmiyor.



Sakatlığı devam eden Ersoy, bir yandan tedavi oluyor, bir yandan da özel olarak çalıştırılıyor. Alpaslan ve Osman yaz günü gribe yakalandılar ama bol ilaç alıp dinlenerek bir günde iyileştiler.

Cuma günü, Osman, Cemil, Ziya, Selâhattin’den kurulu takım, ayak tenisinde Ender, Serkan, Niyazi, Adil’den kurulu takımı 2-1 yenip bir sandık üzüm kazandı.

Kampta, herkesin en büyük derdi sivrisinekler. Antrenör Basri elinden amonyak şişesini düşürmüyor ve «Isırılmadık yerim kalmadı» diye yakınıyor.



Fenerbahçe’nin ilk 4 hazırlık maçı belli oldu. Bunlar şöyle: 26 Temmuz’da, Aydın için Boluspor, 1 Ağustos’ta Eintracht Frankfurt, 3 Ağustos’ta Spor Yazarları Kupası için Galatasaray, 6 Temmuz’da da Ercan’ın jübile maçları oynanacak.

Futbolcular kendi aralarında ilginç bir anket yaptılar, işte anmaz, en iştahlı Cemil ve Serkan, en çalışkan Ender, en neşeli Zafer, en muzip Cemil, en unutkan Alpaslan, en kısa boylu Niyazi, en uzun boylu Adil, en yaşlı Yılmaz, en genç Haluk, en az okuyan Ziya, en çok okuyan Mustafa, en konuşkan Osman, en suskun Eyüp, en şık Ziya, en derbeder masör Orhan, en eski evli Yılmaz (11 yıllık), en yeni evli Aydın, en kuvvetli Ender ve Yavuz, en kuvvetsiz Niyazi, en hızlı koşan Cemil, en çok gülen Selâhattin.



Kaptan Ziya, çalışmalar ve amaçları hakkında şu demeci verdi: Aydın, Zafer ve Rüçhan gibi takımda her zaman görev alacak as oyuncuları aramızda gördüğümüz için sevinçliyiz. Onların yanında Emin ve K.Eyüp de her zaman yararlanacağımız genç arkadaşlardır. Aydın’ın geçen mevsimdeki formu ve Zafer’in formsuzluğu geçmişte kalmıştır. Artık 20 milyon taraftarı bulunan Fenerbahçe’ye hizmet edeceklerdir. Başarılı olmaları için bize düşen görevi severek yapacağız. Şu anda hazırlıklarımızı sürdürüyoruz. İlk maçlarda alacağımız sonuçlar bizim için, hatalarımızı görüp hemen düzeltmek yönünden önemlidir. En büyük dileğim Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası’nda iyi sonuçlar alıp yukarı turlara çıkmak, yurdumuzda ise yeni şampiyonlukların tadını tatmaktır».



Cumartesi sabahı bütün futbolcular, suratları asık, ağızlarını bıçak açmaz bir şekilde kahvaltı masasında toplandılar. Nedeni, Silahlı Kuvvetlerimizin, Kıbrıs’a gitmeleriydi. İkili, üçlü gruplar halinde olayın yorumunu yapıp «Vatanımız ve ulusumuz için hayırlı olsun,» dileğinde bulundular. Daha sonra evinde telefon bulunanlar, «Yıldırım» arayarak İstanbul’da eşleri, ya da ana babasıyla konuştular. Futbolcuların halini gören Basri ve Necdet Niş, ikili bir görüşme yaparak, «İstanbul’a dönsek iyi olacak,» yargısında birleştiler. Futbolculara bavullarını hazırlamaları söylendi. Ne var ki öğleye doğru kampa gelen Semih Bayülken, «Dönersek, şimdiye dek yaptığımız çalışmalar boşa gider,» dedi ve Sarı-Lacivertliler Kızılcahamam’da kaldılar. Cumartesi, böylece çalışma yapılmadan geçti. Futbolcular merakla radyo dinlediler. Savaştan çok az konuşuldu. Fakat akşam olunca futbolcular, «Bize görev düşerse, çabuk işe koyulmak için İstanbul’da nöbete girmeliyiz» önerisinde bulundular. Bu istekleri haklı görüldü ve Sarı-Lacivertliler pazar günü İstanbul’a döndü.

(Alıntıdır. Bkz. https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/hayat-spor-dergisinin-1974-tarihli-21-sayisi/)

22.02.2021 22:16

Kategoriler:   Spor

Yorumlar