Menü

Figen Say Kilolarıyla Mutluymuş

Evini Kurtuluş’a taşıyacaktı birkaç güne kadar. Tarlabaşın’da yanlız başına yaşamak canına tak etmişti artık. “Kusura bakmayın ev çok dağınık ama ne yapayım,artık yeni evimde sizleri daha güzel ağırlarım.” diye söze başlamıştı.Üzerinde pembe, işlemeli, pırıl pırıl bir gece elbisesi vardı. Uzun kestane rengi saçlarını kendine has, hafif bir hareketle sık sık bir omuzundan diğerine geçiriyor, geçirirken de izahat veriyordu. “Evet, doğru peruk ama, kendi saçımdan yap ferdim. Ölü saçı değil sizin anlıyacağınız. Takma, herşeyimiz takma ama, sinema bunu istiyor, bende istenen şeye uymak zorundayım. Yeşilçam’ın ne istediğini artık iyice öğrendim. Gerçekleri anladıktan sonra ister istemez uyuyorum. Bütün dileğim bu meslekte bir an önce yükselmek, bir an önce yıldız olmak. Biliyorum, Yeşilçam’a bir Türkan Şoray daha gelemez, ama bende başa güreşen diğer meslekdaşlarım arasındaki yerimi sağlamlaştırmak, ve daima iyiye gitmek istiyorum. Başarıya, ama benim inandığım başarıya erişmek için ne lazımsa yapacağım” diyordu.

Figen Say Kilolarıyla MutluymuşSon günlerde iki kilo almıştı Figen Say,vücuduna yapışan geçe elbisesinde bu daha çok belli oluyordu. “Yine kilo almışsın Figen…” diyecek olduk. Gülerek oturduğu yerden kalktı» Aynanın karşısında ellerini kalçasına şöyle bir baştan aşağıya kendisini bir süzdü sonra, meşhur kahkahasını attı. “Öyle istiyorlarda ondan… Zayıf kadın Yeşilçam’da geçmiyor. Etine butuna olacaksın ama, kararında… Ben eskiden zayıflamayı düşünürdüm ama şimdi aklımın ucundan bile geçmiyor. Halimden çok memnunum… Baksanıza Yeşilçam’da zayıf bir insan var mı? Ben prodüktörler, rejisörler ne isterse ona göre hareket ederim. Zayıflamak katiyyen yok. Ama bundan sonra kilo almakta yok. Tam Anadolu seyircisinin istediği ayardayım şimdi. Fena mı yani?” derken bu kararında son derece kesin olduğu anlaşılıyordu…

Bir an durdu, sonra “Hem niye öyle söylüyorsunuz, sade Anadoluda değil, Avrupa’da da biraz kilolu kadından hoşlanıyor, olmalılarla bu kadar kadın arasından burada pek yakında çevrilmiye başlanacak bir İtalyan prodüksiyonu için adamlar beni istettiler. Gittim, konuştum. Fiat sordular bende oldukça astronomik bir rakam verdim. Kabul ederlerse oynıyaeağım. Esasında İtalyanlarla çalışacağıma, iki Türk Firmasında çalışmak benim için daha iyi, beni İtalya’da kimsecikler tanımaz. Bir filmle de dünya çapmda bir sinema oyuncusu filan olacağım yok. Onun için pek mühimsem edim, ama verdiğim rakam kabul edilirse tabii oynarım.” dedi. Figen Say için şu sırada herşey , bir an önce zirveye çıkmak ve Yeşilçam’da aranılan isimlerin başında gelmek… Aşk, zayıflık, dış ülkelerde başarı, bunların hepsi ikinci, üçüncü planda kalan önemsiz şeyler…

(Alıntıdır. Bkz. https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/pazar-dergisinin-1967-tarihli-539-sayisi/)

10.02.2017 16:56

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar

  • Yayınlandı: 21 Ağustos 2015 14:21

    Ahmet Güçlüce

    şu yeşilçam kimleri harcamamış ki