Menü

Filiz Akın Hamile

YENİ MEŞGALE Filiz Akın, şimdi çok hareketli bir hazırlık devresine girdi. Hamileliğinin ilk aylarında, doktorlar ona film çevirmeyi yasak ettikleri için bir hayli sıkıldı. Ama şimdi bebek takımı hazırlamaktan nefes alacak vakit bulamıyor.

Salona adımımızı atar atmaz kulaklarımıza bir çocuk ağlaması doldu. Her zamanki cici tebessümü ile bizi kapıda karşılayan Filiz Akın:

-«Erken geldiniz…» dedi. «Yolcumuz henüz daha yolda. Bu sesini duyduğunuz bebek yeğenim… Bizim Berker’in (kocasının kardeşi) kızı. İsmi de Arzum… Sesine, ağlamalarına öylesine alıştım ki… Çocuğum olunca çığlıklarını, viyaklamalarını hiç yadırgamayacağım.»

Oturduk. Salonu yeniden dekore etmişlerdi. Eşyalar değişmiş, her şey yenilenmişti. Tatlı bir hava vardı çevremizde. Divanın üzerinde iplikler, minik bir zıbın, çeşitli boyda bebekler… Akın ailesine gelecek yolcu için hazırlık yapıyordu.

-«Ne zaman?…» dedik.

Gülümsedi.

-«Daha altı aylık…» dedi. «Bu durumda ancak üç ay sonra evimiz şenlenecek. Tabii Tanrı isterse…»

Gözlerinde, dudaklarında sevinç tebessümleri uçuşuyordu Filiz’in.



Altı aydır da film çevirmiyordu. «Tamirci Parçası» ve «Ölümden Beter» den sonra, doktorunun tavsiyesiyle mecburi bir istirahate çekilmişti. Ancak üç ay sonra tekrar çalışabilecekti. Bu mecburi kızağa çekilmeyi Filiz bir kayıp saymıyordu. Nasıl olsa, filmcilerin deyimiyle «ölü mevsim» başlamıştı. Onun asıl şikayeti başkaydı. Bu konuda şöyle dedi:

-«Ne fena, insanın işi olmayınca günler bir türlü geçmek bilmiyor. Hani neredeyse sıkıntıdan bunalacağım geliyor. Bütün bu geçmek bilmeyen zamanları kitap okumakla değerlendirmek zorunda kalıyorum. Ara sıra terziye ve berbere gidiyorum.»

-«Yolcunuzun erkek mi, yoksa kız mı olmasını arzuluyorsunuz?» dedik.

-«Oğlan olursa, babasına gurur verir. Kız olursa da beni sevindirir…» dedi.

Bu sırada yanımıza emekleye emekleye yeğeni Arzum geldi. Filiz’in öteden beri küçük çocuklara karşı büyük bir sevgisi vardı. Kısa bir süre sonra bu sevgisini yalnız çocuğuna verecek, onunla gülüp oynayacaktı. Artık bundan böyle tek düşüncesi, kendi çocuğu olacaktı. Eğilip, Arzum’u kollarının arasına aldı. Havaya kaldırdı. Burnunu burnuna değdirdi. Bıkmadan, yorulmadan böyle karşılıklı oynaştılar. Filiz Akın:



-«Üç ay sonra sana bir kardeş gelecek… Hadi, sevinsene, gülsene… Seni gidi seni…» diyordu.

ALTI AYLIK — Bebeğinin doğumuna daha üç ay var. «Erkek olursa babasına gurur verir, kız olursa beni sevindirir,» diyor.

(Alıntıdır. Bkz. http://www.tozlumagazin.net/shop/urun/ses-dergisinin-1965-tarihli-22-sayisi)

16.09.2020 20:47

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar

  • Yayınlandı: 26 Ağustos 2015 14:18

    Alper Keskin

    ilker inanoglu geliyooor :))))